Amed'in Lice ilçesine bağlı Hêzan (Kayacık) köyünde yeni karakol yapımını protesto eden halka yönelik saldırının görgü tanıkları yaşadıkları olayın şokunu henüz atlatabilmiş değil. Yetkililerin köyde karakol inşa edilmediğine yönelik açıklamalarına rağmen, karakolun çevresindeki inşaat manzarası, yetkililerin dile getirdiği "ek bina" açıklaması gibi bir inşaattan çok, köylülerin dile getirdiği gibi kalekol yapıldığını anlatmaya yetiyor. Yaklaşık bir ay önce başlatılan inşaat ile kalekolların çevresine inşa edilen büyük kulelerin inşaatının yarısı tamamlanmış. Köyün yaklaşık 150 metre uzaklıkta bulunan jandarma karakolunun yanında, köy yamacındaki tepede ise farklı bir karakol bulunuyor. Köy muhtarı Kadri Çelik'in verdiği bilgiye göre, köyün yol ve elektrik sıkıntıları defalarca dile getirilmesine rağmen çözüm geliştirilmezken, yeni inşaat alanı da köylülere ait.


'Barış gelsin diye oraya gittik'

Saldırı anını anlatan tanıklar, karakol yapımını engellemek amacıyla olay yerine gittiklerini ve kendilerine ateş açılmasına neden olacak bir girişimin olmadığını belirtiyor. Kayacık köyü sakinlerinden Meryem Ceylan (70), o gün olay yerine karakol inşaatının durdurulması için gittiklerini belirtti. Barış için oraya gittiklerini dile getiren Ceylan, "Olayın gerçekleştiği yere çevre köylerden de insanlar gelmişlerdi. Biz orada artık karakol istemiyoruz. Biz barış istiyoruz. İşte bir karakol var. Yeni bir karakol yapılmasını istemiyoruz. Yıllardır akan bu kan dursun diye oraya gittik. Hem asker hem gerilla artık ölmesin diye oraya gittik" dedi.  

Taşa silahla karşılık verildi

Açıklamanın ardından inşaatın yapımında çalışan ve o gün orada bulunmayan işçilerin çadırlarına taş atıldığını dile getiren Ceylan, olay anını şöyle anlattı: "Kimsenin elinde taşların dışında bir şey yoktu. Ondan sonra gaz bombası atıldı. Askerlerin bir kısmı bize ateş ediyordu. Ben kendimi yere atarak kurtardım. Biri daha düştü o da ihtiyardı, kalkamıyordu. Elini tuttum kaldırmaya çalıştım. Baktım bu kez yukarı taraftan da ateş ediliyor. Kimse kendini savunamıyordu. Genç olanlar zaten uzaklaştı, ama ihtiyar olanlar orada yerde kaldık. Bir köylümüzün koluna isabet etti kurşun.''
Halkın içinde silahlı hiç kimsenin olmadığına dikkat çeken Ceylan, devlet yetkililerinin olayı uyuşturucuya dayandıran iddialarının da doğru olmadığını belirterek, tepki gösterdi.

Hepsi halktı

Olay günü kendisinin de orada inşaatı devam eden karakolun yapılmaması için gittiğini belirten İkram Akgönül (36), halkın, "Eski karakola karışmıyoruz. Ama yenisini istemiyoruz" dediğini aktardı. Akgönül, "Önce gaz bombası attılar. Sonra ateş açtılar. Üzerimize ateş ediyorlardı. Yukarıda bulunan karakoldan da silah sesleri geliyordu. Silah sesleri uzun sürdü. Karakoldakiler yeni karakol yapmakta ısrarlıydılar. Halk da tepki gösterdi. Taş atıldı. Onlar da oradan ateş açtı. Orada bulunanların hepsi halktı, farklı hiç kimse yoktu. Yeni karakol yapılmasın diye oradaydık. Barış aranıyorsa neden karakol yapıyorlar?" diye sordu.
Çadırları gaz bombası yaktı
Açıklama ardından gruptan birkaç kişinin karakoldaki yetkililerle görüştüğünü dile getiren Evin Akgönül (12) ise karakol komutanının "Ben de Kürt'üm ne yapıyorsanız yapın. Bize zarar vermeyin" dediğini dile getirerek, heyetin dönmesi ardından birkaç kişinin taş atması üzerine askerlerin önce gaz bombası kullandığını, olaylar sırasında çadırların tutuşmasıyla birlikte silah seslerinin gelmeye başladığını söyledi. Akgönül, olaylarda kullanıldığı iddia edilen molotofları ise görmediğini belirterek,  karakol yapılmasın diye orada bulunduklarının altını çizdi.

'Uyuşturucu iddiaları yalan'

Tanıklardan İbrahim Çelik (49) ise, kitlenin dağıldığı sırada askerlerin ateş açtığını vurguladı. Çelik, "Halkın üzerine direk ateş açıyorlardı. Protesto sadece yeni karakolun yapılmaması içindi" diye konuştu. Olayların uyuşturucu ile ilişkilendirilmesinin yersiz olduğunu dile getiren Çelik, köylerinde uyuşturucu ekiminin söz konusu olmadığını ve bu yönlü bir operasyonun da daha önceden gerçekleşmediğini kaydetti. Çelik, "Bazıları halk kendi kendini vurmuş diyor. Bazıları uyuşturucudan kaynaklı yapılmış diyor. Bunlar tamamıyla yalan. İnsanlar karakol yapımını protesto ediyordu" dedi. Karakolun yapıldığı arazinin de köylülere ait olduğunu belirten Çelik, arazi bedeli köylülere verilmeden karakolun yapılmaya başlandığını vurguladı. Çelik, köyde yapılmak istenenin ek bina değil, aksine kalekol olarak tanımlanan büyük ve yüksek karakol olduğunu dile getirdi.
Bazı görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre, saldırı sırasında kullanılan bir havan topu da köyün üst kısmına düşerek, yangın çıkmasına neden oldu.

Saldırıya gizlilik kararı
Kalekol yapımını protesto eden halkın üzerine askerler tarafından ateş açılması sonucu Medeni Yıldırım adlı gencin yaşamını yitirmesi, 8 kişinin yaralanması saldırı ile ilgili soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği, gizlilik kararı aldı.

HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED




Bulut'un durumu kötü
Lice'deki saldırıda yaralanan Ronida Pervane, askerlerin ikazda bulunmadan üzerlerine ateş açtığını belirti. Saldırıda yaralanan ve hayati tehlikesi süren Metin Bulut'un ailesi ise suç duyurusunda bulanacak.
Amed'in Lice İlçesi'ne bağlı Hêzan (Kayacık) köyünde karakol yapımına karşı gerçekleştirilen protesto eyleminde asker kurşunuyla yaralanan 8 kişiden Metin Bulut'un hayati tehlikesi sürüyor. Halen Diyarbakır Araştırma Hastanesi yoğun bakımında bulunan Metin Bulut'un babası Behçet Bulut, Mersin'in Tarsus ilçesinde oturduklarını, oğlu Bulut'un ise misafir olarak köyde oturan yengesi ve yeğenleri ile Kayacık köyüne gittiğini aktardı. Behcet Bulut, "Bana anlatılanlara göre oğlum ve diğerleri tam olayların ortasına düşmüş. Oğlum özel olarak oraya gitmedi" diye konuştu.
Oğlunun sağlık durumu hakkında bilgi veren baba Bulut, bilincinin kapalı olduğunu belirterek, "Çocuğum daha ilk günden iyiydi. Ameliyatları da iyiydi, başarılı geçmiş dedi doktorlar. Ancak durumu bu iki gündür kötüye gitmeye başladı. Başhekimlik ile de yeni görüştüm, vücudunda patlayan mermi zehirli olduğu için vücudunu etkiliyor. Vücudu su topluyor. Doktorlar ilaç vererek müdahale ediyor. Elimizden geleni yapıyoruz, durumu çok kritik de diyorlar" dedi. Suçluların yargılanması için mücadele edeceklerini belirten Behcet Bulut, suçlular hakkında suç duyurusunda bulunacağını ifade ederek, "Biz bu çocukları dünyaya getiriyoruz ölsünler diye mi? Bizim de yaşama hakkımız yok mu? Bu durum nereye kadar böyle devam edecek?" diye sordu.

İkaz edilmeden ateş açıldı
Saldırıda omzuna 2 mermi isabet eden Ronida Pervane ise, önceki gün Diyarbakır Araştırma Hastanesi'nden taburcu edildi. Köyde karakol yapımlarını protesto etmek amacıyla yürüyüş yaptıklarını söyleyen Pervane, "Karakol şantiyesi önünde basın açıklaması yapmak istedik. Bizim gruptan bir kaç kişi şantiye girmek istedi. Askerler o sırada herhangi bir sözlü ikazda bulunmadan bir el havaya sonra da bize ateş açmaya başladı. Ben de omzumdan iki kurşun yarası aldım. Şu an durumum iyi ancak çok fazla ağrım var" diye anlattı.
Refika Jiyan Bulut ise saldırıda göğsünden aldığı yara nedeniyle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldırılarak, geçirdiği ameliyat sonrası hayati tehlikeyi atlattı. Hêzan köyünde yaşayan Refika Jiyan Bulut, yürüyüş günü yaşları küçük 3 çocuğunu almak için olay yerine gittiğini ve sonrasını hatırlamadığını söyledi. Bulut, konuşurken nefes almakta zorlandığını belirtti.