Fransa Gündemi
Münih Güvenlik Konferansı'nda Fransa Başbakanı Manuel Valls, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in mültecilerin Avrupa Birliği ülkelerinde dağıtılması için kontenjan oluşturulması önerisi konusunda ters düştü. Valls, 160 bin mültecinin dağıtılması yönünde daha önce alınan karara bağlı kalınmasını isterken, Avrupa Birliği'nin "Daha fazla mülteci kabul etmiyoruz" mesajı göndermesi gerektiğini ifade etti. Valls'in sözlerinden anlaşılan AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinin gündemi yine mülteci krizi olacak.
Avrupa ve özelde Fransa'da göçmen krizi büyürken, Fransız Nüfus Araştırma Enstitüsü (INED) ve İstatistik Araştırmalar Enstitüsü (INSE) göçmenlere ilişkin yayınladığı raporda göçmenlerin ülkedeki durumuna ilişkin çarpıcı veriler sunuyor.
Raporda Fransa'da göçmen çocuklarının önünde hala ayrımcılık ve işsizliğin en büyük sorun olduğu vurgulanırken, bütün bu nedenlerle gençlerin daha fazla kendi toplumu içerisinde gettolaştığı ifade ediliyor. Ekonomik anlamda da krizle birlikte giderek yoksullaşan göçmenlerin eğitim seviyesinin düştüğü, buna bağlı olarak iş bulamama ve haksızlığa uğrama duygusunun arttığına dikkat çekilirken aynı diplomaya sahip göçmen çocuğu ile Fransız gençlerin eşit düzeyde iş bulamadığı belirtiliyor. "Göçmen kökenli gençler aynı sorunu ev kiralarken ya da öğrenci lojmanı ararken de yaşıyor" denilen söz konusu raporda dikkat çekilen bir diğer husus ise gençlerin dışlanma duygusundan kurtarılması ve ailelerinin kökenleri nedeniyle toplumdan dışlanmamaları için ırkçılık ve ayrımcılığa karşı etkin politikalar başlatılmasının aciliyeti vurgulanıyor.
INED raporu göçmen gençlerin durumunu özetlerken, Fransa'da genel olarak göçmenlerin durumu geriye doğru gidiyor. Ülkedeki krizin en fazla vurduğu göçmenler arasında işsizlik çığ gibi büyürken, sosyal yardımların giderek kısıtlanması, alım gücünün düşmesi, ev kiralarındaki astronomik rakamlar göçmenlerin yaşamını daha da zorlaştırıyor.
Son bir yıl içerisinde Fransa'ya gelen göçmenler ise insanlık dışı koşullara mahkum bir biçimde yaşıyor. Calais bu anlamda göçmenlerin durumunu özetliyor. Calais'de ormanlık alan içerisinde çeşitli göçmen derneklerinin verdiği çadırlarda bir metreyi aşan çamur içerisinde 2 bin 500 göçmen yaşıyor. Bunun bin 800'ü Kürt. Paris ve Ile De France, İtalya sınırında binlerce göçmen sokaklarda. Aşırı soğuklar nedeniyle kimi bölgelerde daha önce boşaltılmış bazı kamu kurumlarını işgal eden göçmenler, ısınma, banyo ve en insani temel ihtiyaçlardan yoksun bir biçimde yaşıyor. Konuya dair çalışma yürüten göçmen dernekleri ve Kızılhaç'ın olanakları ise söz konusu ihtiyaçları karşılamaktan uzak.
Fransa daha fazla göçmen almamak için direncini sürdürürken, ülkeye girmiş olan göçmenlerin başvuru süreçlerini geciktirme, işlemleri askıya alma, barınma konusunda olanak sağlamama vb. bu anlamdaki zorlukları derinleştirerek bir yıldırma politikası izliyor.
Manuel Valls şahsındaki Fransa'nın çıkışı tam da bu tabloyu destekliyor. Mültecileri geri göndermeye çalışan Fransa'nın, Brüksel'deki AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinde de bu tutumunu sürdürmesi bekleniyor. Dün başlayan zirve bugün de devam edecek.