Euro Bölgesi’nde yaşanan ekonomik kriz ve ABD’deki ekonomonin durumu piyasalara korku veriyor. Borsalar tepetaklak giderken, yetkililer krizin daha da yayılacağı uyarısında bulunuyor.
Euro Bölgesi’nde Yunanistan’dan sonra İspanya, İtalya, Portekiz ve İrlanda, ardından başka ülkeler de krizin eşiğinde dolaşıyor. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, hükümet krizi yaşayan Belçika’nın ekonomik krizden nasibini alacağını söyledi. Krizin giderek yayılmasını kaygı verici bulan Barroso, Avrupa Birliği (AB) liderlerine yazdığı mektupta, liderlere Euro Bölgesi’ne “tam destek” verme çağrısında bulundu. AB Komisyon Başkanı, “AB kurumlarının tamamı Euro Bölgesi ülkelerine tam destek vermede üzerine düşeni yaparak para birliğinin finansal istikrarını muhafaza etmeli” diye konuştu.
Krizin vurmak üzere olduğu bir diğer ülke ise Kıbrıs. Dün yeni hükümetin kurulduğu Kıbrıs’ta ekonominin geleceği ‘aydınlık’ görünmüyor. Maliye Bakanı Kikis Kazamias, şu anda bir kurtarma yardımına gerek duymadıklarını söyledi ve herkesi, “gelecekte de böyle bir gereğin ortaya çıkmaması” için çaba göstermeye çağırdı.

Kriz ciddi!
Euro Bölgesi’nin en büyük üçüncü ekonomisine sahip olan İtalya’da ise durumun ciddi olduğu açıklandı. Başbakan Silvio Berlusconi, önceki gün ülkeyi iflasa sürükleyen borç sorununu sendika ve işveren temsilcileriyle görüşmüştü. Toplantıda sendika ve işverenlerin, hükümeti, durumun ciddi olduğu, daha fazla zaman kaybedilmemesi ve harekete geçilmesi konusunda uyardığı ortaya çıktı. İtalyan muhalefeti, “Fırtınalı dönemde pilot değişmez” diyerek Berlusconi hükümetinin görevine devam etmesini istedi.
İspanya’da ise, Merkez Bankası’nın açıklamaları gündeme damgasını vurdu. Dün bir açıklama yapan İspanya Merkez Bankası, ülke borçlarındaki gerginliğin en önemli risk kaynağı olduğunu ve son dönemde artan belirsizliğin de ülkenin büyüme görünümüne yönelik tehlikeleri artırdığını bildirdi. Banka, krizin yayılmasını önlemek için ulusal düzeyde çaba gösterilmesi gerektiğini belirtirken, Avrupalı liderlere de 21 Temmuz’da alınan kararları uygulama çağrısı yaptı.

Bankalar ‘arkadan bıçaklıyor’
Krizin eşiğinde olan ülkelerin merkez bankaları ile Avrupa Merkez Bankası, kaygıları gidermek için piyasalara müdahalede bulunuyor. Ancak İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, bu müdahaleleri ‘arkadan bıçaklama’ olarak nitelendiriyor. Gazeteye göre, merkez bankalarının krize müdahalesi bankaların güvenirliliğini sarsıyor. Krizi analiz eden makalede, krizin, Euro Bölgesi üyeleri arasında zedeleyici bölünmelere yol açtığı tespiti yapılıyor.
Hem Euro Bölgesi’ndeki kritik durum hem de ABD’den olumsuz istihdam verilerinin gelmesi, borsaları tepetaklak etmeye yetti.

Son üç yılın en büyük gerilemesi
Çarşamba gününü büyük bir düşüşle kapatan Amerikan Dow Jones Endeksi Perşembe günü de toparlanamadı. Kapanış rakamlarına göre, Dow Jones endeksi yüzde 4,31 değer kaybıyla aralık ayı seviyesine düştü. Nasdaq endeksindeki kayıp da yüzde 5,05 oldu. New York borsası Dow Jones’daki değer kaybı, 2008 yılındaki küresel finans krizinden bu yana yaşanan en sert gerileme.
ABD borsalarındaki düşüş, Asya ve Avrupa borsalarına yansıdı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören birleşik Dax Endeksi yüzde 1,10 (72,86 puan) azalarak 6.567,73 puan ve Paris Borsası’nda Cac 40 Endeksi yüzde 1,23 düşerek 3.412,61 puan oldu.
Dow Jones’daki düşüşün ardından Japon Nikkei endeksi de, dün güne düşüşle başladı.

Borsalardaki düşüş, altın ve petrol fiyatlarını da etkiledi. Yatırımcının altına yönelmesi nedeniyle altın fiyatları rekor seviyeye çıkarken petrol fiyatları da düştü. ABD Dolar’ının değerlenmesi de petrol fiyatlarının düşmesinde etkili oluyor.

FRANKFURT




Madrid’de polis şiddeti


İspanya’nın başkenti Madrid’de ekonomik, siyasi ve sosyal sistemin protesto edildiği ‘Sol Meydan’ üzerindeki kavga, devlet güçlerinin güç kullanmasıyla şimdilik sona erdi. Polis, onlarca kişiyi yaralayarak meydanı kendi kontrolüne aldı.
Kentte üç gündür süren sistem karşıtlarının gösterilerine polis sert müdahale etti. Son iki günden farklı olarak dün erken saatlerde eylemlerine başlayan sistem karşıtları, yine Sol Meydanı’na girmek istedi ancak polisin şiddetiyle karşılaştı. Madrid yönetimi, göstericileri turistlerin uğrak yeri olan Sol Meydanı’na almamak için önceki akşamdan itibaren yüzlerce polisi konuşlandırmıştı. Kendilerine ‘öfkeliler’ adını veren göstericiler, meydana girmek isteyince polis, cop ve biber gazıyla saldırıya geçti. Onlarca kişi yaralanırken, birçok eylemci biber gazından dolayı baygınlık geçirdi.

Gösterilerine devam edeceklerini ve pes etmeyeceklerini dile getiren sistem karşıtları, dün de iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ve ana muhalefetteki Halk Partisi’nin (PP) merkez binaları önünde toplandı.

MADRİD