ABD, Küba'ya uyguladığı 53 yıllık ambargoyu kaldırdığında Küba'nın ne olacağı tartışılmaya başlandı. Bugün ortaya çıkan ABD'nin 53 yıllık ambargosuyla Küba'yı yıkamamış olmasıdır. Ambargo olmadan yıkabilecek midir? Maçın bu kısmı yeni başlıyor. Bu noktada temenni ve tahminlerin ötesinde Che'yi hatırlatmak için bu yazıyı bugün yeniden koymak istedim.  

Che öldürüldü mü?

Bolivya dağlarında CIA’nın yönetiminde, bir Bolivyalı çavuşun kurşunlarıyla fiziken ölümünden bahsetmiyorum. Onların öldüremeyecekleri kesin. Öldürüldüğünde ayağındaki el yapımı ayakkabılardan, öldüren çavuşun bir belgeselde yüzünün gösterilebilmesi karşılığında 10.000 Dolar istemesinden, "ben bir gün bu işten çok para kazanacağım" demesinden, sonra o çavuşun katarakt inen gözünün bütün Bolivyalılara olduğu gibi Kübalı doktorlar tarafından ameliyatla tedavi edilmesinden, bu doktorların yetiştiği devrimci sağlık sisteminin Che tarafından temellerinin atılmasından, onu katleden operasyonu idare eden CIA görevlisinin, Che’nin ölmeden önce sadece, sakince 'yüzüme ateş etmeyin’ dedi diye anlatmasından, Lübnan Hizbullah’ın Che posterlerinden, Brezilya topraksızların toprak işgallerinde çitleri kırdıklarında Che bayrağı dikmelerinden, Mısır’da El Mahalla isyanında işçi Kerim’in telefonundaki Che’den, işgal fabrikalarında işçilerin ofislerinin baş köşesinde durmasından, dünyanın belki de her yerinde rastladığım, Che gibi çizilmiş İsa’dan ya da İsa gibi çizilmiş Che’den, genç kız duvarlarının ulaşılamaz Che posterlerinden, bir kaç gerizekalı dışında, herkesin onu gerçekten sevmesinden ve hatta metalaştırıp piyasaya sürmek istemelerinden söz etmiyorum. Bir politik cinayetten söz ediyorum. Che öldürüldü mü?
İlginç olan ise bu cinayetin asıl olarak Che’nin 'savaş anıları’yla ya da 'Bolivya Günlükleri’yle yapılmış olması. Bu iki kitaptan ibaret sanılan Che’ye, bu şekilde politik bir cinayete kurban gitmesinin, teorik zemini hazırlandı. Siyasal yazıları, konuşmaları, ekonomik yazıları, Küba ve Sovyetler Birliği’ndeki tartışmaları ve hepsinden önemlisi de devrimci pratiği yok sayıldı. Bu bir politik cinayetti. Sadece biz de değil, Che’nin ve ilk başlarda Fidel’in, tabiki Regis Debray’ın olumsuz katkılarıyla 'Foco’ teorisi, salt askeri alana hasredildi. 'Foco’ eksik anlaşıldı ve 'her eksik şey gibi yanlış’ oldu. Garip ama bugün yeniden 'Foco’ teorisinin askeri değil, politik bir teori olduğunu hatırlatmak zorunda kalmamız, doğrudan Che’nin siyasal bir cinayete kurban gitmesinin sonucudur.
Siyasal çalışmayı ayda ya da iki ayda bir dergi çıkarmak olarak yorumlayan klasik solun aksine, sadece, askeri alanda değil, her alanda foco çekirdek gruplar halinde örgütlenmek, her alanda, hareketin dinamiği olarak var olmaktı. Hiyerarşik örgütlenmenin aksine, her alanda demokrasinin yaşama geçirilmesiydi. Sınırsız bir örgütlenme talebiydi bu. Mesela Gezi’yi illaki bir simgeyle tanımlamak istersek, en yakını bu olmalıydı, Guaveracı bir isyandı. Eksik de olsa çoklu inisiyatiflerin hayata geçmesi, değiştirici bir özne olarak isyanda yer almak, yaşamın her alanında var olmak ve söz söylemek, ne yerelden ne de bütünden vazgeçmemek, bunun çarpıcı simgeleriydi. Guaveracı bakış, tabiki çoklu inisiyatiflerin birbirleriyle ilişkilerini reddetmiyordu. Tam aksine bu dinamiğin bütünü harekete geçirme gücünü öne çıkartıyordu.
Bu yüzden gerilla-demokrasi ilişkisi ve Gueveracı Foco teorisi, yani çok inisiyatifli demokrasi önerisi, Guevera da sadece gerillaya ilişkin bir stratejik bir yaklaşım değildir. Çekirdek gerilla gruplarıyla ateşlenen, isyan anında ve ardından özne olarak kendisini kurguladığı çok inisiyatifli bir demokrasi önerisidir. Bu özgür komün, özgür isyan yani radikal katılımcı demokrasidir. İşte politik cinayet, bunu yok sayan romantikleştirilmiş kahramanlık hikayeleriyle işlendi ve sanıldığı gibi aslında CIA ve ABD tarafından değil, daha çok Sovyetler Birliği ve Çin tarafından ve hatta her zaman karşı çıktığı paranın üzerine fotoğrafları basılarak, Küba tarafından gerçekleştirildi.
Fiziki olarak katledilmesinden 46 yıl sonra sokaklar, yine de bu politik cinayeti aşacak sanırım. Yani, son sözüm; 'Hasta Siempre Commandante Che Guavera.’