Feodal değer yargılarının ağır bastığı toplumumuzda, kız çocukları hala küçük yaşta evlendiriliyor. Bu durum beraberinde birçok psikolojik sorun da doğuruyor. Konu hakkında konuşan Psikiyatrist Dr. Hira Selma Kalkan, çocuk yaşta evlendirilmenin çocuğun travma yaşamasına ve ilerideki yaşlarda kendi çocuğuna karşı tutumunun kötü yönde olacağına dikkat çekiyor. Çocuklara fiziksel ve psikolojik şiddetin uygulandığı ailelerde çocuğun cinsiyetinin kız olması, şiddetin boyut ve uygulanma biçimine de etki etmektedir. Kız çocukları, kadını ötekileştiren toplumda, ona öğretilen 'utanma' ve 'namus' anlayışının içerisinde, cinsiyetine göre toplumda kendine bir yer bulmaya çalışmaktadır.

İstismarı yaratan nedenler

Çocuklara duygusal ve bedensel olarak uygulanan iki çeşit istismarın olduğunu ifade eden Kalkan, "Ailelerin çocuklarına karşı sürekli hakarette bulunması, onu aşağılaması ve çocuğun her davranışının kısıtlanması çocuğa uygulanan duygusal istismardır. Çocuk bu süreçte kendini her konuda yetersiz hisseder. Fiziksel istismar ise çocuğun hastalığı sırasında hastaneye götürmemek, onunla yeterli derecede ilgilenmemek ve şiddet uygulamaktır" dedi. İstismar yaratan nedenlere çok yönden bakmak gerektiğini söyleyen Kalkan, çocukların her an travmalarla karşı karşıya olduğu konusunda aileleri uyardı. Anne ve babanın olumsuz alışkanlıklara sahip olması durumunda çocuklarına karşı yanlış tutum sergilediklerinin altını çizen Kalkan, çocuklara cinsiyetlerine göre muamele etmenin, ebeveynlerin eksikliği olduğunu kaydederek, anne ve babanın işsiz olması, aile içerisinde ruhsal hastalığı olan birinin bulunması, fazla çocuğa sahip olmak ve üvey ebeveynin olmasının da çocukta olumsuz sonuçlar yarattığını belirtti.


Adalet sistemi yetersiz
Çocuğu koruyacak adalet sisteminin yetersiz olmasının şiddeti beslediğine vurgu yapan Kalkan, şiddetin makul olduğu erkek egemen ortamlarda kız çocuklara şiddetin uygulanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerinin ileride ciddi problemler yaratacağına da değinen Kalkan, "Kız çocuğunun evlendirilmesi ve özellikle ev üstüne gitmesi, çocuğa kaldıramayacağı bir yük bindirmek olur. Daha sokakta oyun oynayacak yaşta olan çocuktan eve bakması ve yemek pişirmesi istenildiğinde, çocuk travma yaşar" ifadelerini kullandı.

Acısını kendi çocuğundan çıkarır

Kalkan, kız çocuğuna evliliğin ağır geldiğini ve zorunlu olarak kaldırması gereken bir yükü taşıması gerektiğini hissettirmenin, çocuğun duygusal olarak çıkmaza girebilme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğine vurgu yaptı. Küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarının sahip olduğu çocuğuna şiddet uygulamaya eğilimli olduğunu da kaydeden Kalkan, "Çocuk gelin, kaynanasından, kayın babasından ve eşinden duyduğu hakaret ve sorumlulukların acısını çocuğuna uyguladığı şiddetle çıkarmaya çalışır" dedi. Kendi ailesinden şiddet görerek büyüyen kadının da çocuğuna şiddet uygulamasının kaçınılmaz olduğuna ilişkin konuşan Kalkan, "Kadın, 'Biz babamızdan böyle gördük' zihniyetiyle çocuğuna uyguladığı şiddetin yanlış yönlerini göremeyebilir. Şiddetle büyüyen bu çocuk, ilerde büyüyüp çocuk sahibi olduğunda kendisi de çocuğuna şiddet uygulamaya başlar. Bu kez, süreç ve mekanın farklılıklarına göre uygulanan şiddetin boyutu farklılaşabilse de sonuç olarak çocuk yine şiddet görmeye devam eder" dedi. Bu durumun çok ciddi olduğuna ve önlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kalkan, çocuk istismarına ilişkin yasaların çıkması gerektiğinin altını çizdi. 

JINHA/AMED