‘’Aynaya baktığımda yaşlanmıştım... Toplu bir intihar girişimidir bu yaşadığımız... Rengârenk dünya düşleri olan biz çocuklara olmayan bir gelecek sunmaya daha fazla devam etmeyiniz lütfen. Şekerlerin katili Amerika. İçimdeki çocukla oynar mısın? Yarınını düşünmeyen bir insan için hayat hep hüzünlerle doludur. Nefret, kırık bir kalptir, onarılamaz. Orda mısın eyy insan?’’ Bu yazılanlar ne bir şiirden ne de daha önce yazılmışlardan alıntı. Çocuk yüreğinin bütün saflığı ve samimiyetiyle, belki de ‘’boyundan büyük’’ ama içlerinden geçenlerin özü, özeti. Yazıların 12-13 yaşlarında çocuklar tarafından yazılmış olduğuna inanmıyorsanız, yanılıyorsunuz. Ceylan Yayınevi’nin çocuk serisinin son kitabı olan ‘’Küçük Yazarlar Büyük Yazılar’’ eserinde, İstanbul Sultançiftliği’nde bir ilkokulda ‘’Edebiyat- Yaratıcı Yazarlık- Kursu’’yla başlayan 8 aylık bir öykünün hikâyesini bulacaksınız.

Kitabın hazırlanışının hikayesi
Kitap kadar başlangıcı ve aşamaları da bir hayli ilginç. Kitabı derleyen Türkçe öğretmeni Neslihan Çelik, Türkçe yazılılarında kompozisyon sorularına 40 kişilik sınıflarda sadece 6-7 öğrencinin cevap vermesiyle ilk yapması gereken işin çocukları yazmaktan çok okumaya teşvik etmek olduğunu fark ediyor. Çelik, Ders Dışı Egzersiz olarak Edebiyat-Yaratıcı Yazarlık Kursu verme kararı alıyor. Haftada 6 saat, 12 kişiyle başlayan kursa, zaman ilerledikçe 50 öğrenci daha dahil oluyor. Hikaye, masal, tiyatro, diyalog, skeç, anı örnekleri okumalarının ardından ilk üretimler diyalog yazıları oldu. Ardından resimler ve fotoğraflardan yola çıkarak öyküler yazma süreci başladı.

Çocuklar harika dünyalara sahip

Birlikte seçilen resimlerden biri deniz ve martılarla dolu bir günbatımı resmiydi. Bu resimden hareketle öğrenciler kitapta yer alan ‘’İçimdeki Çığlıklar’’, ‘’Nemli Bir Yol’’, ‘’Kuşların İntikamı’’, ‘’Baharın Ömrü’’, ‘’Hüzün’’, ‘’Çılgın Dalgalar’’ adlı yazıları yazdı. Seçilen diğer resim ise Abidin Dino’nin ‘’Mutluluğun Resmi’’ydi. Bu resimden hareketle de ‘’Mutluluğun Ezgisi’’, ‘’Sevgi Tablosu’’, ‘’Karanlık Günlerden Aydınlık Sabahlara’’ adlı yazılar ortaya çıktı. Kitabı derleyen Neslihan Çelik, bu süreci, ‘’Çocuklarımız harika dünyalara sahip. O dünyalarını bizlerle paylaşabilecekleri alanları ve fırsatları onlara yaratırsak neler yapabileceklerine tanıklık etmek gerçekten anlatılamaz bir duygu’’ diye tarif ediyor.

Yazılardan kesitler

Nemli Bir Yol / Esra Akbulut: İlk sorun; insanoğlunun bencilliği, diye düşünüyorum; Sadece kendini düşünmesi. Başka canlıların hayatlarını düşünmeyen insanoğlu farkında olmadan kendi sonunu hazırlıyor. Diğer bir sorunun ise para olduğunu düşünüyorum. Paranın esir aldığı insanlar kendilerine her geçen gün en etkili silahı, silahları satın alıyorlar. ...Toplu bir intihar girişimidir bu yaşadığımız. Eğer buna bir son vermezsek anıların en ışıltılı renk cümbüşünü kaybedeceğiz. Rengârenk dünya düşleri olan biz çocuklara olmayan bir gelecek sunmaya daha fazla devam etmeyiniz lütfen!

Şekerlerin Katili Amerika / Sevcan Karahan: Japonya’da savaş. Yer Hiroşima. Yıl 1945. Katil Amerika. Kurban ise masum bir kız çocuğu. Onu öldüren kendisi küçük etkisi büyük bir atom bombası. Küçük kız çocuğunun katili acımasız Amerika sadece o kızın değil bütün şeker yemek isteyen çocukların katiliydi. Savaş daha fazla rant elde etmek isteyenlerin masum çocukları yok etmesiyle sonuçlandı. Bir şekerin daha katili olmazlar.

Dönme Dolap / Rojda Ayazoğlu:
Hayat beni tanıyor ben de hayatı. O bana ben de ona oyun oynuyorum. İstanbul bir bilmece; ben de bu dönme dolabın üzerinde bu bilmeceyi bulmaya çalışan âdemoğlu… ...Dünya dönmeye başlıyor. Başım da onunla beraber dönüyor. İnsanlar yere yakınlar ufacık, bense özgürlüğe yakınım. Islıklar çalıyorum insanlara; gelin durduralım şu dönme dolabı. Işıklarına aldanmayın. Gösterişli ışıkları bize sadece acı veriyor. Kapatalım ışıklarını. Gerçekten aydınlatalım şu dönme dolabı… Kimse kulak vermiyor sesime.


MURAT SELENOÐLU
DİHA/İSTANBUL