Almanya’nın Köln kentinde bu yıl 12’ncisi düzenlenen “CODA Dance 2016” dans gösterisinde sergilenen 3 perdelik dans gösterimi, izleyenleri adeta büyüledi. Yönetmenliğini Anne Christine Rogers’ın yaptığı gösteri, savaşta esir düşen 3 genç kızın öyküsüyle başlıyor. Savaştan kaçan mülteci çocuklar... Nefes nefese koşan insanlar, denizin ortasındaki ölümler, gözyaşı ve acılar... Ve sessizliğe karşı eleştiri...
Henüz 7 yaşında bir çocuk olan Nupelda’nın da içinde yer aldığı “örümcek” gösterisi bir hayli ilginçti. Nupelda’nın yaşadığı köyün ormanları ateşe verilmiş, örümcekler ölüyor. Doğayı koruyan ve canlı bir yapı oluşturan örümcek ağlarıyla örülü bir yaşamın tahribatının boyutlarını sergileyen dansçıların toplu halde korkularına bürünerek gizlenmesi, katliama karşı kendilerini koruma refleksleri, ancak sanatla bu kadar güzel anlatılabilirdi. Bu bir dans gösterisi değildi, “modern” dünyanın ikiyüzlülüğüne sert bir eleştiriydi.
Sonra bir sepetin içinde kıyıya vuran bir bebek, ormanda kaybolmuş çırılçıplak iki kız... Kuş sesleriyle çoçuk ağlamalarının birbirine karıştığı, annenin feryatlarının yükseldiği gösteri, duygu ve sanatsal bir yoğunlaşma, salonu dolduran izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.
Son perde: Zorlu yol
Gösteride savaş ve açlıktan kaçmak zorunda bırakılan sığınmacıların konu alındığı 12 kişilik farklı bir gösteride ise denizin ortasında yardım isteyen çocukların feryatları yükseliyor. Ülkeler ve denizler aşarak feribotlarda üst üste yığılmış insanlar, yüzükoyun yatan bir çocuk... Cesedi Türkiye sahillerine vuran Alan Kurdî’nin ölüm çığlıkları, izleyenleri derinden sarstı.
CODA Sanat Yönetmeni Anne Christine Rogers, savaşa karşı daha fazla barışı savunmak için halklar ve kültürler arasında diyalog kurulması gerektiğini belirterek, “Farklı coğrafyadan dansçılarla dünyamızdaki bütün felaketlere karşı bir barış köprüsü kurmalıyız. Sesimizi daha gür çıkarmalıyız” diye konuştu.
Bu tarz gösterilerin dünyanın içinde bulunduğu barış iklimine katkısı olabilecek, örnek çalışmalar olduğunu vurgulayan Anne Christine Rogers, CODA’nın bütün halkların barış içinde kardeşçe yaşayabileceğini anlattığını belirtti ve özellikle Kürt halkının barış taleplerini çok önemsediklerini söyledi.
ALİ ZÜLFİKAR/KÖLN