
Konferansın sonuç bildirgesinde öne çıkan hususlardan bazı başlıklar şöyle: "13 yıldır ağır bir tecrit altında bulunmasına rağmen Sayın Abdullah Öcalan 'yol haritası' geliştirmiştir. Bu rolünü daha sağlıklı ve güvenlikli bir ortamda oynaması için biran önce muhatap alınıp müzakerelerin başlaması gerekmektedir. Konferansta ele alınan diğer bir husus da devletin geliştirdiği ve yaygınlaştırdığı kültür kırım politikalarının yaşamımızın her alanında hakim kılındığından daha örgütlü ve bilinçli bir eylem perspektifi ile mücadelenin verilmesi sonucuna varılmıştır."
Sistemin topyekun siyasetine karşı olduklarını belirten sanatçılar, cins mücadelesini daha fazla geliştirmeçağrısında bulundu.
'Sorunlara duyarlı yaklaşılmalı'
Bildirgede, son dönemlerde yaratılan birçok sanat eserinin kadın estetiğinden ve dünya görüşünden uzak olmasına dikkat çekildi. Bildirgenin devamında şunlar kaydedildi: "Yüzyıllardır Kürt toplumu üzerinde hakim kılınmaya çalışılan asimilasyon politikaları son yıllarda daha kapsamlı bir şekilde devam ettirilmektedir. Kürtçe konuşmak, Kürtçe stran söylemek, Kürtler dışında her topluma serbest. Kürtlere yasak olan tarihi bir süreçle karşı karşıya olduğumuzdan hareketle, yaşamda Kürdi konuşmak ve yaşamın tümünü Kürdi renklerle donatmak ressamın fırçasındaki hassasiyetle yaklaşmak ve kendi anadilimizi sahiplenmek istiyor ve sorumluluğunu alıyoruz. Bu anlamda Kürt kadın sanatçılar toplumsal sorunlar karşısında daha sorumlu ve duyarlı bir katılımı sağlayabilmeli."
Bildirgenin sonuç bölümünde şöyle denildi: "Bunların hassasiyetini gözeterek biz Kürt kadın sanatçıları ve hakikat arayışçıları olarak sistem karşısında özgür toplum ve özgür yaşamı yaratma duruşuyla kültür sanatta seferberlik ruhunu yaratalım. Yaşadığımız coğrafyada kadın estetiği ve yaratımlarını çoğaltalım, örgütlü duruşumuzu yükseltelim, ahlaki politik toplumu inşa edelim."
DİHA/AMED