Red Düşün Sanat Kolektifi solisti Zeynep Bayar, Türkiye'de gelişen siyasi süreçle birlikte karakol yapımlarının arttığını söyledi. Bayar, Licê'nin Kayacık köyünde karakol yapımı sırasında askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ı hatırlatarak, "Çok fazla zaman üzerinden geçmedi. İnsanlar bu noktada karşı koyuş sırasında bedel ödemeye devam ediyor. Bu çok ciddi bir süreç fakat şunu da kabul etmek gerekiyor, bu karşı koyuş ne kadar kitleşirse Türkiye'de demokrasi bilincinin gelişmesine çok büyük katkılarda bulundu. Birlikte karşı koyuşu örgütlemek lazımdır. Bizler de Red Düşün Sanat Kolektifi olarak Avrupa'dan da bu süreci çok yakından takip ediyoruz" dedi.


'Ortak yaşamı inşa etmeliyiz'

Müptela-i Gam üyesi Atakan Büke, müzik ile uğraşanlar olarak doğa katliamını kültüre ve yaşamın tüm alanına bir müdahale olarak değerlendirdiklerini söyledi. İnsanların inançlarını, düşüncelerini, bir arada özgürce yaşayabilme olanakları olduğunu aktaran Büke, bunun somut örneğinin Gezi Parkı direnişi olduğunu belirtti. İnsanların kolektif olarak var olmak istediklerini, ibadet alanlarının özgürce kullanmak ve parkları da kendi ihtiyaçları doğrultusunda özgürce dolaşmak istediklerini vurguladı. Büke, ancak egemenlerin HES'leri, barajları buna karşı kısıtlama olarak kullanıldığını belirtti. Birlikte yaşama kolektifini inşa etmek zorunda olduklarını söyleyen Büke, "Ya da her şeyin paraya tekamül ettiği, hepimizin biraz daha bireysel mekanlar da yaşadığı bireysel dünyamıza döndüğümüz bir süreci yaşayacağız" diye konuştu.

'Bu kadar karakol yapımı neden'

Sanatçı Doğan Çelik de, Kürdistan'da yapılmak istenen karakollara dikkat çekti. "51 karakol 400 kalekol yani anlaşılmış bir durum değildir. Bizim bu toprakların halkları ile herhangi bir sorunumuz yok. Türklerle sorunumuz yok. Ermenilerle sorunumuz yok. Sünnilik ya da Alevilik ile sorunumuz yok; ama hep biz ölüyoruz. Babalarımız annelerimiz ninelerimiz öldü" diyen Çelik, "Osmanlı rejimi sonrası Kemalist rejimleri hep aynı şekil değiştiriyor. Bunu anlamak gerekiyor. Siz hem Kemalizmi model olarak alıp, hem de Sabiha Gökçen ismini kaldırılsın diyemezseniz. Dolayısıyla bunun iyi anlaşılması gerekiyor"  şeklinde konuştu.

Kültürel soykırım uygulanıyor

Kürt sanatçı Xemgin Birhat ise günümüzde devlet politikasının değiştirdiğini, doğa ve kültürel değerleri yok ederek insanları asimile etmek istenildiğini dile getirdi. Kirli oyunlarla halkın tarihi ve geçmişinin sular altında bırakılmak istenildiğini aktaran Birhat, halkın karanlıklar içerisine alınmaya çalışıldığını ifade etti.

'Karakol yapımı akıl işi değil'

Karadenizli sanatçı Niyazi Koyuncu da, doğanın yeşilliklerin insan değerlerinin, ırmakların yok edildiğini ve yok eden mantığı hala anlamadığını söyledi. Barajların ve HES'lerin yapılmasının sadece rant ile alakalığı olduğunu dile getiren Koyuncu, yapılan barajların kendisini temsil etmediğini ifade etti. Karakol için ise Koyuncu, "Bu akıl işi değil. Ülkenin birçok yerinde yapılan bu karakolların yapımı bana farklı geldi. Barıştan bahsediliyor ama maalesef karakollar yapılıyor. Barıştan bahsederken biraz da barışı yaşamak gerekiyor" dedi.


YASİN KOBULAN/NURCAN AYDIN/DİHA/DÊRSİM