
Gelir Efrîn’e gönderilecek
Yosef Bakır, eseriyle Batı Avrupa’da 1600’lü yıllarda yaşanan Otuz Yıl Savaşları’nı anlatıyor. İki hafta içinde bitirdiği heykel için 79 ton kum kullandı. Heykelin ön tarafında dönemin Bayern Kralı Oettingen-Wallerstein’dir. Arka planda ise bir tarafta asker diğer tarafta da savaştan kaçmak için itişip kakışan halk var. Bu şekilde savaştaki insanların ruh halini yansıttığını dile getirdiğini belirten Bakır, sergiden elde edilecek gelirin Efrin’e gönderileceği bilgisini de verdi: “Bu sergiyi organize edenler, buradan elde edilecek geliri Efrin’e göndermek istediklerini ve bunun için bir iletişim adresi istediler. Ben de orada bizim Kürtlere ulaşabilecek yardım kurumunun adresini vereceğim.”
‘Ülkemdeki savaş içimi acıtıyor’
Sergi için kendisinden savaşı anlatan bir eser istendiğini belirten Yosef Bakır, “Bu eseri yapmadan kısa bir süre önce Suriye’ye gittim. Savaş olan bir ülkeye gittim yani. İnsanlar savaştan dolayı kaçıyor. Ben de ülkemde yaşanan bu durumu gözümde canlandırarak böyle bir eser ortaya çıkarmaya karar verdim. Wallerstein diye bir Alman kral var, zaten onu sembol olsun diye ön tarafa yaptım. Gerçek bir olaydan yola çıkarak savaş tahribatlarını resmederken insanların ölümleri ve ülkemdeki savaş içimi acıtıyor” dedi.
Hayali Kürdistan’da heykel yapmak
Heykelleri yaparken hayallerin, gözlerin ve el becerilerinin önemli olduğunu söyleyen Yosef Bakır’ın hedefi Kürdistan’da taştan kalıcı bir heykel yapmak. Bakır, bu hayalini şöyle anlatıyor: “Ülkemde buradaki gibi bir yapı bırakmak isterim ancak bunlar kumdur ve kalıcılığı yok. Bu nedenle umarım bir gün Kürdistan’da taş heykel yaparak kalıcı bir eser bırakırım. Ancak nasıl bir şey yapacağımı bilmiyorum. Mesela Ehmedê Xanî’nin heykelini yaparım desem olmaz. Çünkü o zamanki hislerim beni nasıl yönlendirir bilemiyorum.”
Kürtlerle ilgili eser yapmak yasaktı
Suriye’de yaşanan savaş ve Rojava’nın durumu üzerine de sohbet ettiğimiz Bakır, devamla şunları anlatıyor: “Bir zamanlar Suriye’de yapılan heykel ve resimlerde Kürtleri övmek ya da bunlarla siyasi mesaj vermezdin. Suriye’de herkesin haklarını almasını ve rahat yaşamasını istiyorum. Biz Kürtler güneşin çocuklarıyız. Özgürlük ve demokratik haklar talebimiz var. Ama şu an bir karışıklık sözkonusu. Esad rejiminde insanlarımız hapse atılıyordu, Kürtlerin hakları yoktu. Ekmek yok. Su yok. Yoksul bir halka eziyet ediyorlardı. Esad rejimi tabii ki baskıcı. Kürtlere kimlik verilmiyordu. Şimdi Kürtlerin birlik olma zamanı. Bir Kürt olarak halkımın yanındayım. Bugüne kadar hep haklarımız gaspedildi ama bu nereye kadar sürecek. Elbette bir gün bunun tersi de olacak. Birçok ülkede iş yapıyorum, değişik insanlar ile politik fikir alış verişinde bulunuyorum. Bir Kürt milliyetçisi değilim, bir Kürt olarak bütün azınlıkların haklarının verilmesinden yanayım.”
9 yaşında ilk ödülünü alır
1972 yılında Güneybatı Kürdistan’ın Efrîn kentine bağlı Çiyaye Kurdax’da dünyaya gelen Yosef Bakır, ilk olarak 1989 yılında Halep Sanat Merkezi’nde eğitim gördü. 1994 yılında da Şam’da Güzel Sanatlar Fakültesi’nden en yüksek notla mezun olan Bakır, 1997 yılında Almanya’ya gelerek Resim Lisansüstü eğitimi aldı. Bakır, Fransa, Almanya, İsveç, Hollanda, İspanya, Mısır, Suriye ve Tayvan’da çok sayıda sergi açtı. Bakır, çalışmalarının karşılığında birçok ödül de aldı. Henüz 9 yaşındayken Suriye Çocuk Sanat Ödülü’nü alan Bakır, 1989 yılında Suriye genelinde çocuklar arasında yapılan yarışmada birinci oldu. Bakır, 1988 yılında Halep Heykel Ulusal Müzesi Ödülü’nü de alır.
ÖZCAN BOZOÐLU/LUDWIGSBURG