
Geçtiğimiz günlerde Paris'te galası yapılan Kurdish Lover isimli 1 saat 38 dakikalık film, aralarında Le Monde, Liberation ve L’Humanite gazetelerinin de olduğu Fransız medyasında geniş bir yer aldı. Film, isminin çağrıştırdığı gibi bir aşk hikayesi değil, Kürdistan’da eşinin ailesi ile birlikte yaşamak ve sevmeyi anlatıyor.
Yönetmen Clarisse Hahn, bir kayınvalide ile günlük yaşamı konu alıyor. Belgesel ve fiksiyon arasında, izleyiciye doğrudan konuyu aktaran yönetmen, kamera önünde hiçbir zaman yer almıyor. Yönetmen, arkadaşı Oktay’ın ailenin farklı gelenekleri ile onların topluluk olarak yaşama biçimlerini aktarıyor.
Kurdish Lover, Clermont-Ferrand belgesel film festivalinde Büyük Ödül ile Belfort’taki Fransız film ödülünü aldı. Filme geniş yer ayıran Le Monde gazetesi “Kürdistan’da çok sübjektif bir kamera” başlığını kullanırken, l’Humanite Kurdish Lover’in “Brüt haliyle bir Kürt yaşamı” olduğunu yazdı.
Filmde yönetmen Paris’te karşılaştığı arkadaşıyla birlikte “var olmayan bir ülkeyi” keşfediyor, diğer bir adıyla savaş ve ekonomik sefaletin yaşandığı, gelenek ve modernite arasında kaybolan Kürdistan’ı anlatıyor. İzleyiciler, bir Kürt ailenin kimi zaman sert, kimi zaman eğlenceli ve bazen korkunç olaylar karşısındaki günlük yaşamı ile karşılaşacak. Filmde ayrıca geleneksel yaşamdaki kadın-erkek ilişkisi de göze çarpıyor.
Le Monde gazetesine mülakat veren yönetmen Hahn, “Ben her şeyden önce kadınları çektim. Orada anneler ve çocuklar ya da özel bir rolü olan şamanlar görülüyor. Ama aile babaları, çok ataerkil bir ortamda, kameradan rahatsız oluyorlardı, sanki kontrolü kaybetme izlenimi veriyorlardı. Kadınlar ise çoğu zaman buna hiç dikkat bile etmiyorlardı! Başkasının bakışları altında yaşama alışkanlıkları var. Her zaman izleyici kitleleri var. Onların tabuları farklıdır” diyor.
PARİS