
Eşi Abdulkadir Bilge’yi 1994 yılında Mardin’in Nüsaybin İlçesi'nde hizbulkontra saldırısında, gerilla olan oğlu Zeynel Abidin Bilge’yi (Piling) 1996 yılında Çukurca’da (Çele), büyük oğlu YPG’li Ekrem Bilge’yi (Diyar Bagok) önceki ay Kobanê’de yitiren, Türk cezaevlerinden esir tutulan bir diğer oğlu Hüseyin Bilge’nin de 23 yıldır yolunu gözleyen 75 yaşındaki Bahar Bilge, 3 yıldır görme problemi yaşamasına rağmen Mehser Köyü'nde sınır nöbeti tutmaya başladı. Anne Bilge, ailesi ile gurur duyduğunu ve çocuklarının yoldaşlarının tamamının annesi olduğunu söyledi.
İki çocuğunun dağa çıkması ile devletin ailelerine yönelik zulmünün başladığını dile getiren Bilge, şunları anlattı: “Eşimi ve diğer çocuklarımı aldılar işkencelerden geçirdiler. Eşimi çarşı ortasında şeytanoklar (hizbulkontra) öldürdü. Sonra küçük oğlum Piling şehit düştü. Üniversite okuyan oğlum Hüseyin’i Çetinkaya eyleminden dolayı aldılar ve müebbet verdiler. 23 yıldır cezaevinde. Büyük oğlum Diyar Bagok ise Kürdistan’ın her tarafında savaştıktan sonra 3 yıldır da Rojava’da savaşıyordu. Önceki ay Kobanê’de şehit düştü.”
Oğullarının yoldaşlarının tamamının annesi olduğunu ifade eden Bilge, “Ben Serok’un annesiyim. Tüm savaşanların annesiyim. Ben Kürdistan’ın annesiyim. Biz bir hak, devlet mücadelesi veriyoruz. Bu bedelsiz olmaz. Benim diğer annelerden farkım yok. Tüm çocuklarım ve eşim ile gurur duyuyorum. 3 yıldır gözlerim artık tam görmüyor. Ama oğlumun mücadelesini yürüttüğü Kobanê sınırında olmak istedim ve geldim” dedi.
Anne Bilge’nin yanındaki oğlu Ramazan Bilge ise çok zulüm gördüklerini, köylerinin yakıldığını, ancak hiçbir zaman geri adım atmadıklarını söyledi. Bilge, "Onların yolunda zafere kadar ilerleyeceğiz” diye konuştu.
DİHA/URFA