Almanya'nın Heilbronn kentinde Küresel Eşitlik İnisiyatifi, 'Kürdistan'da Neler Oluyor' adıyla bir toplantı yaptı. Toplantıda avukat ve yazar Brigitte Kiechle, geçen eylül ayında Kürdistan'da yaptıkları ziyareti, dia gösterisiyle dinleyicilerle paylaştı. Brigitte Kiechle toplantıda şunları dile getirdi: "Almanya ile Türkiye arasında hem ekonomik hem de askeri bir bağımlılık var. Eğer Türkiye NATO ülkelerinden ve özellikle de Almanya'dan destek almasaydı, Kürtlere karşı yürüttüğü savaşı sürdüremeyecekti. Halen gündemde olan Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girme talebi gerçekleşir ise Avrupa sınırları Suriye ve Irak'a dayanacak. Önümüzdeki yıl, PKK'nin yasaklanmasının 20'inci yıl olacak. Bu yasakla birlikte Kürtler kadar onları destekleyen Alman solcular da kriminalize edildi. Türk hükümeti ile Kürtler arasındaki kavga son yarım senede çok şiddetli oldu. Yoğun askeri operasyonlar ve siyasi operasyonlar oldu. Ancak Alman medyası herhangi bir haber yayınlamadı."


Daha önce gördüklerini bir daha görmemiş

Kiechle, Kürdistan gezisinde çok sayıda insanlarla konuşup görüşlerini almış. Geçen seneki seyahatinde konuştukları insanlardan birini bile göremediğini belirten Kiechle, hepsinin tutuklu olduğunu kaydetti. Türk devletinin artık her Kürt siyasetçisini hapise atmaya çalıştığını belirten Kiechle, Amed'de Azadiya Welat gazetesinin bürosunu ziyaret ettiği sırada büroda bulunan katledilen gazetecilerin fotoğraflarını da gösterdi. Kiechle, basın özgürlüğünün Türkiye'de halen çok büyük bir şekilde ihlal edildiğini, dünyadaki tutuklu gazetecilerin rakamının en yüksek Türkiye'de olduğunu dile getirdi. Kiechle, devamla "Almanya’da Kürtler terörist olarak görülüyor. 'Demokratik yollarla haklarını arasınlar' deniyor. Kürtler zaten bunu yapıyor ancak hükümet, Kürtlere sudan sebeplerle dava açıp, onları tutukluyorlar" dedi.  
Almanya'daki siyasi partilerin BDP'yi örnek almaları gerektiğini söyleyen Kiechle, Türkiye Meclisi'nde yer alanlar kadınların, ağırlıkta BDP bünyesinde olduğunu dile getirdi.

Polis ve asker terörü

AKP hükümetinin, polis şiddetini her alanda yaygınlaştırdığını sözlerine ekleyen avukat ve yazar Brigitte Kiechle, demokratik haklarını talep eden kadınların, öğrencilerin ve emekçilerin ağır bir polis şiddetine maruz kaldığını vurguladı.
Kiechle, kendisinin de tanık olduğu gösterileri örnek olarak verdi. Türk polis ve jandarma ekiplerinin demokratik gösterilere yoğun bir biber gazı ve tazyikli suyla saldırdığına işaret eden Kiechle, bu konuda fotoğraflar gösterdi.
Kiechle, kendisine de polislerin saldırdığını ve kullanılan biber gazından sonra nefes almakta zorlandığını, insanların nefessiz kalma hissine kapılarak paniklediğini sözlerine ekledi.
Seyahat boyunca bir çok kez Türk polisinin kimlik kontrolüne uğradıklarını açıklayan Kiechle, baskılar nedeniyle çektikleri fotoğrafların bazılarını da silmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Kiechle, kendileri ile konuşan insan hakları aktivistlerinin de suçlandığını ifade etti.
Kiechle izlenimlerinde Betüşşebap'a da yer verdi. Betüşşebap'a ulaşmanın çok zor olduğunu belirten Kiechle, askerlerin yoğun olması nedeniyle ilçenin bir açık cezaevini andırdığını vurguladı.
Dia gösterisinde Kato dağları da yer alıyordu. Kiechle, bölgenin büyük kısmının gerillaların kontrolü altında olduğunu, Türk askerin ise kimyasal silahlar dahil olmak üzere gerillaya karşı her türlü silah kullandığı bilgisini dinleyicilere sundu.
Kiechle, Wan izlenimlerinde depremzedelerin bulunduğu koşullardan örnekler sundu ve fotoğraflar gösterdi. Kontenyr ve çadırlarda halen depremzedelerin kaldığını vurgulayan Kiechle, gönderilen yardımlara da devlet tarafından el konulduğunu belirtti. Alman dinleyicilerinden de yoğun ilgi gören Kiechle, daha sonra gelen soruları cevapladı. 


Baskılar Alman medyasında yer almıyor
Küresel Eşitlik İnisiyatifi Alexander Bahar da, toplantıda düşüncelerini aktardı. Türkiye'nin Kürdistan'daki saldırılarının arttığına vurgu yapan Bahar, ağırlıkta Türkiye’de Kürt siyasetçilere yönelik siyasi soykırımı operasyonları hakkında konuştu. Özellikle Alman basınını eleştiren Bahar, AKP'nin yürüttüğü baskılara Alman medyasının yer vermediğine işaret etti. Bahar, Kürt sorununun Suriye'deki iç savaşın gölgesinde kaldığını belirtti.  Türk hükümetinin, savunma gerekçesiyle NATO'dan Patriotları istediğini sözlerine ekleyen Bahar, NATO'nun bu talebi olumlu karşıladığını hatırlattı.  Bahar, Türkiye'nin bu silahları Kürtlere karşı kullanma ihtimalinin daha güçlü olduğunu söyledi.



DENİZ ÇOLAK/SAİT ÖZTÜRK / HEILBRONN