Kurdistan ve Türkiye'den kısa kısa

.
- Önder mezarı başında anıldı
- JES’e karşı nöbet başlatıldı
- Tutsak gazetecileri bırakın
Önder mezarı başında anıldı
İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu 3 Mayıs 2025'te yaşamını yitiren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.
Anmaya, aralarında Önder'in ailesi ve yakınları, DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan ile İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, siyasetçi, sanatçı, demokratik kitle örgütü temsilcisinin bulunduğu yüzlerce kişi katıldı. Okunan duaların ardından konuşan Önder'in Kızı Ceren Önder Kandemir, anmaya katılan herkese teşekkür etti.
Ardından söz alan Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı ve Önder'in yakın arkadaşı Ali Mendilioğlu, Önder'in boşluğunun çok büyük olduğunu belirterek, "Onun boşluğunu doldurmanın tek bir yolu var: daha güçlü bir arada olabilmemiz gerekiyor" dedi. Daha sonra konuşan Pervin Buldan, şunları belirtti: "Burada sana bir kez daha söz vermek istiyorum; barışı illaki getireceğiz ve sana armağan edeceğiz. Seni özlemle, hasretle, şükranla, minnetle anıyor ve asla unutturmayacağımızın sözünü bir kez daha veriyorum.”
Son olarak konuşan Tuncer Bakırhan, Önder'in yerini doldurmanın zor olduğunu vurgulayarak, "Bunca baskı ve zulmün ortasında barışın istenebileceğini bize öğretti. Bu mücadeleye, barışa emek veren ama aramızda olamayan bütün canlarımızı da saygıyla, minnetle anıyorum" dedi. İSTANBUL
* * *
JES’e karşı nöbet başlatıldı
Gimgim’da JES projesine karşı başlatılan çadır nöbetinde konuşan Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi Üyesi Mesut Bingöl, “Topraklarımızı savunacağız” dedi.
Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde planlanan ve en az 16 köyü olumsuz etkileyecek Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde çadır nöbeti başlatıldı. Nöbetin ilk günü çadır kurulumuyla başlarken, çok sayıda yurttaş sondaj alanına geldi. Sağanak yağış altında çadır kurulurken sık sık “Direne direne kazanacağız” sloganı atıldı.
Topraklarımızı savunacağız
Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi üyesi Mesut Bingöl, çadır kurulumunun ardından “Gençliğin verdiği mücadeleyi kutluyoruz. Verdiğimiz sözü tutmaya devam edeceğiz. Son güne kadar mücadelemiz devam edecek. Birliğimizi hiçbir zaman bozmayacağız. Amacımız topraklarımızı korumaktır. JES, HES ne olursa bunlara karşı mücadelemizi ortaya koyacağız. Gövdemiz de gitse sürekli burada olup nöbetlerimizi tutacağız. Bugün ilk nöbeti gençlik tutacak” şeklinde konuştu. MÛŞ
* * *
Tutsak gazetecileri bırakın
Gazeteciliğin suç değil, kamusal sorumluluk olduğunu belirten basın örgütleri, tutsak gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), Haber-Sen, Avrupalı Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği ile Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi. Basın metnini gazeteci Diren Yurtsever okudu.
Dört sıra daha geriledi
Türkiye’nin basın özgürlüğü endeksinde dört basamak daha gerileyerek 180 ülke arasından 163’üncü sıraya gerilediğini belirten Diren Yurtsever, gazetecilik faaliyetlerinin giderek daha fazla kriminalize edildiğini söyledi. Diren Yurtsever, "Haber yapmak, gerçekleri açığa çıkarmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç unsuru gibi gösterilmektedir. Bu baskı ortamının en somut göstergelerinden biri ise cezaevlerinde tutulan gazetecilerdir. Türkiye’de çok sayıda gazeteci tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde bulunuyor. Mesleki faaliyetlerin ‘suç’ kapsamına alınması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmıyor. Cezaevindeki gazeteciler, yalnızca özgürlüklerinden değil, mesleklerini icra etme haklarından da mahrum bırakılıyor. Bununla birlikte doğrudan halkın haber alma hakkına da müdahale ediliyor" diye konuştu.
Diren Yurtsever, gazetecilik meslek örgütlerinin taleplerini şöyle sıraladı:
* Cezaevlerinde tutulan tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.
* Gazetecilik faaliyetlerini suç sayan tüm uygulamalara son verilmelidir.
* Basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasal düzenlemeler kaldırılmalıdır.
* Gazeteciler için güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı, sendikal hakların önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Basın açıklamasının ardından tutsak gazetecilerin isimleri tek tek okunarak, cezaevinden gönderdikleri mektuplar paylaşıldı. ANKARA







