Eruh’tan Mersin’in uzanan Meryem Erbey’in hikayesi, Kürdistan’da yaşanan savaşı ve Kürt annelerinin yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Zira O’nun hikayesi, aslında 30 yıllık savaşın özeti gibi. İçinde devletin koruculuk dayatması, köy yakma, sürgün, gerilla mücadelesi, taş attığı gerekçesiyle cezaevine konulan çocuk da var. Son 20 yılda bütün bunları Meryem Erbey yaşadı. Hayat hikayesi, aynı zamanda Kürdistan’daki savaş kadar direnişin de izleriyle dolu.
1992 yılında Sêrt’in Eruh İlçesi’ne bağlı Bayramlı Köyü’nden devletin „korucu olacaksınız“ baskısına boyun eğmeyen Meryem Erbey, 8 çocuğu ve eşiyle Mersin’e göç etmek zorunda kaldı. Ancak zulüm burada da peşini bırakmaz.

‘Zulümden kurtulamadık’
Anne Erbey, „Köydeyken topraklarımız vardı. Ekonomik durumumuz iyiydi. Köyümüz yakıldı. Koruculuk dayatması nedeniyle Mersin’e göç ettik. Ancak burada da baskıya maruz kaldık. Evimiz onlarca defa basıldı. Çocuklarım, eşim, ben gözaltına alındım. Polis haftada en az 2 gün evimize gelip ‘Çocukların nerde?’ diye bize baskı yapıyordu” diye konuştu.

Oğlunu öldüren devlet tazminat istedi
Erbey, 16 Temmuz 2006 günü gerilla saflarındaki oğlunun ölüm haberini aldı. Batman’ın Gercüş İlçesi’nde HPG gerillaları ile Türk ordusu arasında yaşanan çatışmada HPG gerillası oğlu Mesut Erbey ve arkadaşı Nebihe Altun yaşamını yitirmişti. Aynı çatışmada özel harekat polisi Erkan Serdar Salar da öldü. Bu çatışma nedeniyle Erbey ve Altun ailelerine tazminat davası açan Türk İçişleri Bakanlığı, polis memuruna ödenen tazminat yasal faizi ile birlikte her iki gerilla ailesinden istedi. Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2009 yılının Eylül ayında karara bağlanan dava, Erbey ve Altun ailelerine 64 bin TL para cezasıyla sonuçlandı.

Evlerine el konulacak
Yasal faiziyle birlikte ceza bugün 90 bin TL’ye ulaşmış durumda. Meryem Erbey, yaşadıkları yetmezmiş gibi şimdi de bu para cezası ödenmezse evlerine haciz geleceğini ve kendilerini sokakta bulacaklarını söylüyor. Her an evden çıkarılma korkusuyla yaşayan Erbey, „Size soruyorum; dünyada bu zulme benzer bir zulüm daha var mı? Oğlum Mesut kendi iradesiyle PKK’ye katıldı. Ancak devlet hem çocuklarımızı öldürüyor, üstüne utanmadan bizden para isteyerek, acımıza acı katmaya çalışıyor” diye konuştu. 

Torunu Pozantı Çocuk Cezaevi’nde tutuluyor
Kızları Halime 2001 yılında, Zozan ise 2003’te PKK’ye katılan Meryem Erbey’in hikayesi bununla da sınırlı değil. Erbey’in diğer kızı Maşallah Erbey ise 1,5 yıl önce, ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklanarak Karataş Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Maşallah, 20 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Anne Erbey’in 16 yaşındaki torunu Serhat da geçtiğimiz hafta ‘polise taş attığı’ gerekçesiyle tutuklanarak, Pozantı Çocuk Cezaevi’ne gönderildi.

Cezaevleri yollarında geçiyor hayatı
Yaşadığı bütün olaylara rağmen barış için mücadele etmeyi bırakmayan Meryem Erbey, „Bu yaşlı halimle günlerim çocuklarımı cezaevinden cezaevine ziyarete gitmekle geçiyor, geri kalan zamanı mı ise barış mücadelesine ayırıyorum. Ne zaman bir basın açıklaması veya eylem olduğunda ne olursa olsun katılırım. Bu ülkede barışı ancak analar, kadınlar getirebilir“ diye konuştu.
Barış için ümitli olduğunu söyleyen anne Erbey, barışın kaçınılmaz olduğunu ancak, devletin barış konusunda adım atmadığını ifade ediyor.

SELMA BİNGÖL/ANF-ADANA