
Kürdistan’daki devlet terörü nedeniyle yaşam ve sağlık hakkı gasp edilirken, kültür ve sanat da saldırılardan nasibini alıyor. Şırnak’ın Silopi ilçesinde 27 Aralık günü saldırılar nedeniyle “Botan’ın sesi” olarak bilinen dengbejlik kültürünün çınarı Salihe Şırnexi yaşamını yitirmişti. Yine binlerce yıllık tarihi mirasa sahip olan Amed’in Sur ilçesinde müze, cami, kilise, hamam, tarihi konaklar yok olmayla karşı karşıya. Ablukadan önce hemen her akşam bir sanatsal etkinliğin düzenlendiği Sur’da tarihi Cemilpaşa Konağı‘nda Ehmedê Xanî’nin ölümsüz eseri Mem û Zîn müzikali sergilenmişti.
Abluka tarihi yok ediyor
Ablukalardan önce halkın tiyatro ve diğer etkinliklere akın akın geldiğini söyleyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Elvan Koçer, “Akşam 18.00 den sonra halk dışarı çıkmak istemiyor haliyle tiyatroya gelende olmuyor. Uzun zamandır tiyatro oyunlarımızı sahnelemiyoruz fakat çocuklar için mahalle meclislerine gidip onlarla birebir etkinlikler yapıyoruz” diyor.
Öz yönetim alanlarından sonra imha politikalarının başladığını vurgulayan Elvan, Suriçi’nin tarihine değinerek, orada tarihin yok edildiğini belirtti. “Toplumu var eden kültürüdür, sanatıdır. Bir toplumun kültürünü, sanatını, dilini yok ederseniz aslında o toplumu da yok edersiniz” diyen Elvan, bu yüzden sanatçıların büyük bir baskı altında olduğunu dile getirdi.
‘Ya itaat ya öl politikası’
Sadece sanatçılar üzerinde değil de tüm toplumsal kesimler üzerinde bir baskı olduğunu ifade eden Elvan, Türkiye genelinde ve son öz yönetim ilanlarından sonra sertleşen bir üslup ile “ Ya itaat et ya öl” politikasının hayata geçirilmeye çalışıldığını kaydetti. Diyarbakır Şehir Tiyatroları olarak oyunlarının ablukaların başlamasıyla beraber sahnelemediklerini belirten Elvan sadece provalarının devam ettiğini ifade etti. Elvan, “İnsanların can güvenliği yok. Sokak ortasında infaz ediliyorlar, çocuklar, bebekler katlediliyor, kadınlar öldürülüyor. İnsanların ülke genelinde bir can güvenliği yok artık. Ve haliyle oyun izlemeye de gelmiyorlar. Zaten nasıl bir psikoloji ile oyun izlemeye gelinebilir ki. Bugün ablukanın olduğu yerlerde can güvenliğiniz yokken, bir bebek bile kurşunla infaz ediliyorsa insanlar nasıl oyun izlemeye gitsin ki” diyen konuştu.
Oyunları durdurduk, turne yapmıyoruz
“Biz sanatçı kimliğimizden önce 30 yıldır süren bu savaşın içinde olan, yaşayan bireyleriz. Bu savaşın içinde sıcak temastayız. Biz duygularımızla iş yapıyoruz. Bundan ötürü bizde oyunlarımızı durdurmak zorunda kaldık. Şu anda oyunlarımız yok, turne yapmıyoruz” diyen Elvan süreçte ufak bir iyileşme olma ihtimaline karşı provalarına ellerinde oyun olabilecek şekilde devam ettiklerini belirterek insanların en azından psikolojik olarak rahatlatabileceklerini aktardı.
Meclis kurduk
Provalarının dışında atölyelerinin devam ettiğini ve yeni bir çalışma olarak meclis kurduklarını açıklayan Elvan Sur’daki çocuklar için Cumartesi günleri çocuklarla hem yaratıcı drama oyunları hem de o savaş atmosferinden uzaklaşmaları için el becerileri yaptıklarını ifade etti. Elvan “Şimdilik böyle başladık. Bunun devamını da getirmeyi de düşünüyoruz. Başka arkadaşlarımızı da dahil etmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.
AMED / JİNHA