Kürdistan’ın baharı da böyle olurmuş. Özgürlük cemresi Kürdistanlıların yüreğine böyle düşermiş. Güneşin sofrasından renkleri alıp kendi bedenleriyle böyle birleştirirmiş Kürt kadınları. Tüm şehirlerde, ilçe ve kasabalarda özgürlük ateşlerinin görüldüğü her yerde, özgürlük için göğe yükseldi çığlıklar.
Bu newrozda çok şey anlattı Kürtler. Aynı sloganları söylediler belki. Amed’de, Afrin’de, Adıyaman’da, Hakkari’de, serhildan ruhunun toprağına işlediği Cizre’de, Kandil’de ya da İstanbul’da…
Ortadoğu’nun başka başka memleketlerinde, başka başka iklimlerinde, aynı slogan yükseldi başka başka yüreklerden taşarak. Diller kimi zaman değişse de sloganın aynı olması, yüreklerin aynı özgürlük ruhuyla coşmasından kaynağını alıyordu. Aynı sloganın binlerce hatta milyonlarca insanın yüreğinden taşması ve Kürdistanî bir özgürlük özlemiyle göğe yükselmesi, o milyonların yüreklerindeki tüm muratları, tüm dilek ve duaları, tüm özgürlük öngörülerini ve tüm insanlığa diledikleri yaşam değerlerini ortaklaştırmasından ileri gelmektedir.
Biri özgürlük ister „Bijî Serok Apo” der. Biri oğluna-kızına kavuşmak ister „Bijî Serok Apo” der. Bir başkası yıllardır uzağına düştüğü kendi toprağına, köyüne dönmek, kendi yeşerdiği toprağında çiçekler açan bir yaşamı solumak ister. Bir başkası özgürlük deryasında bir damla olan çocuğunun mezarına bir çiçek bırakmak ister gönül rahatlığıyla, sakin, huzur içinde. Bir başkası, ömrünün sonbaharında torunlarının anadilde eğitim görmesini diler. Hepsinin farklı istemlere rağmen dile getirdikleri ortaklık bu slogandır. Çünkü, bazen bir slogan sadece bir slogan değildir. Ortadoğu’nun tamamında bir hafta boyunca yükselen bu slogan başta Ortadoğu’ya yayılmış olan Kürtlerin özgür, demokratik, ahlaki ve komünal yaşama iradesinin göstergesidir. Bu newrozda egemen ulus devletlere, bölge hegemonlarına ve dünya emperyalizmine rağmen halkımızın Önderlikle ve özgür-demokratik özerklik statüsüyle yaşama inadı ortaya çıkmıştır
Emperyalizm, Afganistan ve Irak işgallerinden sonra Ortadoğu ülkelerine ve Arap dünyasına yönelimde yeni stratejiler belirledi. Halkların özgürleşme eğilimlerindeki ısrar ve direnişler sonucu yüzyıllık tek kişi diktatörlüklerinin yıkılması kaçınılmaz olurken, emperyalizmin yapmakta ısrar ettiği şey, bu yıkımlar karşısında yeni özgür, demokratik rejimlerin kurulmasını kesinlikle engellemek, halkın özgürlük iradesini kendi himayesindeki yeni liberal yönetimlere bırakmak şeklinde oldu.
Buna Arap baharı diyerek liberal çizgiye kapı aralayan dünya hegemonyası, Kürdistan’da böyle bir durumun mümkünsüzlüğünü biliyor. Çünkü Kürdistan’da varolan PKK gerçeği, halk iradesinin bir bahar rüzgârı gibi geçiştirilemeyeceğinin kanıtıdır.
Kürt halkının ne istediğini bilmeyen, anlamayan ya da anlamamakta ısrar edenler karşısında halkımızın Newroz alanlarına, dağ başlarına, pankartlarına, bayraklarına ya da tüm kendini ifade araçlarına yansıttıkları istemleri nelerdir?
Kürt halkı kendisi olarak yaşamak istiyor.
Önderliğimizin dediği gibi „XWEBÛN” olmak, yani kendisi olmak istiyor.
Xwebûn olmanın özgür olmakla mümkün olduğunu biliyor ve onu istiyor. 
Özgür olmanın kendi dili, kültürü, kendi iradesiyle, kaygısızca, yokolma korkusu olmadan yaşamak olduğunu biliyor ve böyle yaşamak istiyor.
Varolan ama varlığı kabullenilmeyen bir tanımsızlık olmaktan çıkmak istiyor.
Kendi özerkliği çerçevesinde bir statüyle yaşamanın kaçınılmaz olduğunu biliyor ve statü istiyor.
Demokratik modernite zihniyeti dâhilinde, demokratik ulus anlayışıyla yaşamını örgütlemek istiyor.
Yaşamını bu şekilde örgütlemenin biricik yolunun demokratik özerklikle mümkün olduğunu biliyor.
Güncel Dehaqlara rağmen yokolmanın eşiğinden dönmenin, özgürlük hayalini Kürtlere yaşatan Önder Abdullah Öcalan ile mümkün olduğunu biliyor.
Hiçbir özgürlüğün Önderliksiz yaşanamayacağını çok iyi biliyor. Bu inançla yarattığı gücün AKP Hükümetini korkuttuğunu ve yeniden sorgulattığını da biliyor halkımız. Hükümetin hiçbir yeni strateji ya da yol haritasının bu gerçeği değiştirmeyeceğini, tüm siyasi istemlerin, toplumsal, kurumsal ya da tüm diğer yaşamsal alanlara ilişkin özgürlük taleplerinin odaklandığı hakikati, bir kez daha Newroz meydanlarından milyonlarcası tek yürek olup haykırıyor.
„Bê Serok Jiyan Nabe!”