
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürtlerin üzerindeki zulüm ve asimilasyon politikalarına karşın dünyanın her yerinden gelen dil bilimcilerin Amed’de buluşmalarının önemli olduğunu belirterek, „Bütün dünya halkları bilsin ki Kürt halkı onursuz, kimliksiz ve statüsüz yaşamı kabul etmeyecektir“ dedi.
Kuzey Kürdistan, Doğu Kürdistan, Güney Kürdistan ve Güneybatı Kürdistan ile Avrupa’da yaşayan 200’ün üzerinde dil bilimcinin katılımıyla Amed’de, 3 günlük Ulusal Kürt Dil Konferansı yapıldı. Konferansın sonuç bildirgesi dün öğleden sonra açıklandı. Bildirgenin açıklanmasından önce konuşan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk, 3 gündür Kürt dili üzerinde tartışmalar yürütüldüğüne dikkat çekerek, çok değerli fikirlerin ortay çıktığını söyledi. Türk, konferansın Kürtlerin tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, burada yaşanan tartışmaların Kürtlerin geleceğine ilişkin olumlu bir işaret olduğunu söyledi. Türk, Kürtlerin yaşadığı sorunların aşılması için çözüm yolarının arandığını belirterek, „Bugün Kürtler üzerinde çok kirli bir siyaset yürütülmekte. Bu zor süreçte Kürtleri sesizleştiren ve zulme maruz bırakan bir dönemde, 4 parçada yaşayan Kürtler yine de Amed’de toplantı yapabiliyor. Bu çok önemli ve geleceğimiz için iyi bir gelişme“ dedi.
Gün, birlik günüdür
Türk, konuşmasını, „Kürtler asimilasyon, inkar ve imhaya karşı uzun yıllardır mücadele yürütüyor. Bütün dünya bilsin ki Kürt halkı onursuz, kimliksiz ve statüsüz bir yaşamı kabul etmeyecektir. Gün, Kürtler için dayanışma ve birleşme günüdür. Gün, birlik günüdür“ diyerek noktaladı.
13 maddelik deklarasyon
Kürt Dil Konferans’ında 13 maddelik sonuç bildirgesi, oybirliğiyle kabul edilerek, açıklandı:
- Kürt dilinin lehçeleri, Kürt dilinin birer zenginliği olarak kabul edilip korunup geliştirilmeli, bu ulusal bir görevdir.
- Kürt Ulusal Konferansı bugünlerde gündemdedir. Dolayısıyla Kürtler, ulusal dil, siyaset ve programına sahip olmak zorundadır.
- Konferansımız lehçeler arasında dil birliğini gerekli görmektedir. Ancak çocuklara ilişkin ninniler toplanırken her lehçenin ağzına göre olmalıdır.
- Kürtlerin bir birini anlaması ve bir araya gelmesi için ortak bir alfabeye ihtiyaç vardır. İş bu merhaleye gelinceye kadar Kürdistan Federal Bölgesi’nde her iki alfabe de eğitimde kullanılmalıdır.
- Konferansımız anadilde eğitimi evrensel ve ulusal bir hak olarak görür. Bu hakkın kullanılması ancak siyasi bir statü ile mümkündür.
- Konferansımız demokratik ve çoğulcu bir toplumun yaratılması için bireyi ve toplumu geliştiren bir eğitim anlayışını esas alır ve önerir.
- Bir dil programının oluşturulması ve Kürt diline ilişkin gerekli çalışmaları yapabilmesi için Kürdistani bir dil hareketinin oluşturulması gerekmektedir. Bu hareketin oluşturulması için 31 kişiden oluşan bir kurul seçildi.
- Konferansımız bütün Kürtlere Kürtçeyi hayatın her alanında konuşması çağrısı yapar.
- Kürt tutsakların Kürtçenin korunması için vermiş oldukları mücadeleyi desteklemiş olduğumuzu bildiririz.
- Konferansımız Batı Kürdistan’daki dil ve eğitim çalışmalarını selamlar ve destek verir.
- AKP ve yetkililerinin Kürt diline ilişkin yaklaşımlarını kınıyor ve bunu imha, inkar ve asimilasyon politikalarının bir devamı olarak değerlenidiriyoruz. Aynı şekilde Kürtler üzerindeki diğer rejimler tarafından sürdürülen her türlü uygulamayı da kabul etmediğimizi belirtiyoruz.
- Konferansımız Kürtlerin üzerinde yürütülen askeri ve siyasi operasyonları kınamaktadır ve çözüm için diyalog ve müzakereyi önerir.
- Kürt dilinin geliştirilmesi için çocuklar çok önemlidir. Ulusal dil politikası ve programlarında çocukların özel bir yer alması gerekir.
DİHA/AMED