
Klasik Kürt müziğine kazandırdığı eserlerle tanınan M. Arifê Cizîrî’nin aramızdan ayrılışının 30. yılı geride kaldı. Kürt müziğine çok sayıda eser bırakan Cizîrî, geleneksel şarkılarını yeniden seslendirip kendine has bir söyleyiş ortaya çıkardı.
1912 yazında Cizîr’in (Cizre) Mir Eli Mahallesi’nde doğan M.Arife Cizîrî, yaşadığı zorluklara rağmen çok sevdiği müzikle buluşmasına engel olmadı.
Şeyh Sait İsyanı yıllarında çocuk olsa da isyanda yer alan Cizîrê, idam cezası alır. İdam edilmemesinin sebebi henüz çocuk olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre 12-13 yaşında olan çocuklar idam edilemiyordu. 1925’ten 1929’a kadar Amed zindanında kalır. Çıktıktan sonra Türkiye’de Kürt dili ve kültürü yasaklı olduğu için 1947’de Bağdat’a gider ve pek çok Kürt sanatçısının yaptığı gibi Kürt radyosuna ulaşır.
Bağdat’ta, Hesen Cizîrî, Nesrîn Şêrwan, Tahir Tofîq, Meryem Xan, Elî Merdan, Fewziye Mihemed Amêdî, Xarapete Xaço gibi pek çok sanatçıyla tanışır. Cizîrî 350 şarkısını Bağdat Radyosu’nda topladı. Cizîrî, 1984 yılında ilerlemiş yaşından dolayı yatağa düşer, 2 yıl yaşam mücadelesi verir. 17 Aralık 1986 yılında Duhok’ta yaşamını yitirir. Mezarı Duhok’un batısına düşen Şaxke mezarlığındadır.
KÜLTÜR SERVİSİ