
ALMANYA SEÇİYOR BÖLÜM - 2
Hazırlayan: MUSTAFA MENGE
Almanya’daki genel seçimlere hazırlanan Sol Parti (Die Linke) milletvekili adaylarından Hakan Taş (51), partisinin HDP’nin Almanya’daki kardeş partisi olduğunu vurguladı. Kürtler ve Türkiyeli demokratların desteğini bekleyen Taş, “Sağcılara karşı en keskin şekilde karşı gelen partiyi; yani Sol Parti’yi seçerek sağ popülizmi yenebiliriz” dedi.
2011 yılından bu yana Berlin Eyalet Parlamentosu’nda milletvekili olan Hakan Taş, aşırı sağcı ve Türk faşistlerinin hedefindeki isimlerden biri. Uğradığı saldırı ve aldığı tehditler karşısında boyun eğmeyeceğini ifade eden Taş, “Demokrasimiz gibi sokakları da onlara bırakmayacağız” diye konuştu.
Die Linke’nin Berlin Eyaleti’nden 6. sıra adayı Hakan Taş, 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde Sol Parti’nin farkını anlattı; biz de kendisini tanımak istedik.
Federal Parlamento’ya seçilmeniz ne kadar mümkün?
Yeni düzenlemeden dolayı Federal Parlamento’nun ne kadar büyük olacağı, ne kadar vekilin meclise gireceği artık önceden pek anlaşılmıyor ama benim seçilerek parlamentoya girme şansım yüksek gibi gözüküyor.
Yapılan anketlere göre Sol Parti’nin oy oranı yüzde 10 bandında gözüküyor. Eşbaşkanlar da iki haneli rakam çıkacağını belirtti. Sizce Sol Parti’nin oy oranı ne olur?
Bana göre önemli olan tekrardan Almanya’nın en büyük üçüncü siyasi gücün olmasıdır. Onun dışında tabii ki iki haneli rakam sonucu çıkması beni de mutlu eder.
Neden Sol Parti’ye oy verilmeli?
Özellikle Kürtlerin Sol Parti’ye oy vermesini bekliyoruz, çünkü partimiz, Kürtlerin kaderini sürekli olarak dile getiriyor, açık bir şekilde PKK yasağının kaldırılmasını istiyor ve Erdoğan’a karşı da yaptırımların uygulanmasını talep ediyor.
Bunun yanı sıra Rojava’daki öz yönetim projesi ile dayanışma içinde ve HDP’nin Almanya’daki kardeş partisini simgeliyor. Yani bu demek oluyor ki, Sol Parti ne kadar güçlüyse, Kürdistan ile dayanışma o kadar büyüyecek.
Sol Parti, gerçek, sosyal ve dayanışmacı politika değişikliğini savunduğu için vatandaşların kesinlikle oy vermesi gerekir. Reinickendorf kentinin vatandaşları birinci oy (Erststimme) olarak beni seçebilirler. İkinci oylarını (Zweitstimme) ise Sol Parti’ye vermelerini istiyorum.
Aşırı sağcı parti AfD’nin parlamentoya girmesi, demokrasi için bir tehlike mi?
Evet. Almanya için Alternatif Partisi (AfD) zimmetsiz bir strateji çerçevesinde tabuları yıkmayı başardı ve Almanya’da artık sağ popülizm canlandırıldı. Demokratlar bu gelişmeye karşı gelmeli. En iyisi de sağ kışkırtıcılara karşı en keskin şekilde karşı gelen partiyi seçmektir, bu da Sol Parti’dir.
28 Haziran’dan bu yana Almanya’da da artık eşcinsellerin evlenmesine imkan sağlayacak bir yasa tasarlandı. Siz, ağırlıklı olarak bu konuya kapalı olan Kürt, Türk, Arap ve benzeri topluluklar için ne gibi çalışmalar düşünüyorsunuz?
Ben sözünü ettiğiniz toplulukların bu konu karşısında kapalı olduklarını düşünmüyorum. Nerede, kimlerle görüşüp, konuştuğunuz önemli. Örneğin; Kürt ve Türk toplumu içerisinde HDP aktivist veya sempatizanılarıyla karşılaşırsanız onların bu konuda muazzam bir şekilde açık görüşlü olduklarını göreceksiniz. Çoğu zaman da çok ilerici düşünüyorlar. Muhafazakar parti üyeleri/sempatizanları ise daha kapalılar . Her toplumda da bunun yansımasını görebilirsiniz ve bu da Ortadoğu toplumun bir özelliğini göstermez.
Daha önce aşırı sağcı ve Türk faşistleri tarafından saldırıya uğradınız. Sizce bu gruplar ortak barışçıl bir yaşam için tehlikeli midir?
Evet. Bu gruplar Almanya’daki demokrasi için de ortak yaşam için de bir tehlikedir. Kısa süre önce Reinickendorf’taki seçim afişlerimizin üzerine “Bozkurt-Area” yazısı yazıldı. Ne yazık ki giderek artıyor.
Peki bu gruplara barışçıl ortak yaşam nasıl anlatılır?
Bu kişilere ne demokrasimizi ne de sokaklarımızı bırakmayacağımızı göstermemiz gerek. Burada devlet de açık ve net bir şekilde tavrını belirtmeli. Nazilerin nereden geldiklerine bakmasızın; Nazi propogandasına hak yok!
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ’Türk vatandaşlarına’ çağrıda bulunarak, SPD, CDU/CSU ve Yeşilleri seçmemeleri gerektiği yönünde çağrı yapmıştı. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Erdoğan gerçek ile bağını kaybetmiş; tamamen çıldırmış. Türkiye’nin insan haklarını ihlal eden politikalarına rağmen cömert bir Türkiye politikasını savunan partilere de artık kafa tutuyor. Ben HDP’nin kardeş partisi Sol Parti’yi neden hedef almadığına şaşırıyorum.
Erdoğan’ın bu çağrısı etkili olacak mıdır?
Erdoğan’ın açıklamaları Almanya’daki ilişkiler üzerinde her zaman etkili olmuştur. Şimdiden bu etkileri görebiliyoruz. Erdoğan yandaşlarının bizi sokakta ‘vatan haini’ olarak suçlamaları da giderek artıyor. Fakat bu bizim Türkiye’nin demokratikleşmesi için verdiğimiz mücadelenin önünde engel olamaz.
Almanya ve AB ile Türkiye’nin ilişkisini nasıl değerlendirirsiniz?
Çok bir şey değerlendiremem. Gölgeli anlaşmalarla kurulmuş bir ilişki. Örneğin; yapılan ahlak dışı mülteci anlaşması. AB, Türkiye’den tamamen vazgeçmesin en azından Türkiye’deki demokrasi güçlerini desteklesin. AB, Erdoğan ve terör rejimi karşısında artık direniş göstermeli. Örneğin; Türkiye’ye satılan/gönderilen silahlardan, oradaki Alman askerlerin geri çekilmesinden, seyahat uyarısından başlanabilir. Diktatörü köşeye sıkıştıracak çok eylem çeşitleri var. Bu yaptırım mekanizmasını hayata geçirmek için siyasi idareye ihtiyaç var.
Parlamentoya girdiğinizde nasıl bir dış politika yürüteceksiniz?
Parti çizgim çerçevesinde barışçıl ve değerler öncülüğünde bir dış politika yürütmek istiyorum. Eyalet Parlamentosu milletvekili olarak Türkiye’deki gelişmeler konusunda yüksek derecede ilgiliyim. Yeniden seçilirsem federal parlamento milletvekili olarak bu aktivitelerimi daha da genişletecek ve çoğaltacağım.
Hakan TAŞ kimdir?
1966, Kemah (Erzincan) doğumlu Hakan Taş, 14 yaşında Almanya’ya geldi. Satış elamanı (Kaufmann) bölümünü okuyan Taş, daha sonra sendika yönetiminde aktif çalışmalarda yer aldı, uzun süre serbest yazarlık yaptı ve 2011 yılında Berlin Eyalet Parlamento’sunda milletvekili seçildi. Kendi biyografisinde eşcinsel olduğunu belirten Taş, daha çok göçmen sorunlarına ağırlık veriyor. Taş, Die Linke’nin Berlin Eyaleti 6. sıra adayı olarak seçimlere katılıyor.
Kürt dostu Die Linke adayı Kessler: Herkes için sosyal güvenlik!

Sol Parti (Die Linke) milletvekili adaylarından Kürt dostu Dr. Achim Kessler (53), Kürtlerin kriminalize edilmesine son verilmesini istedi. Bunun için mücadele eden Sol Parti’nin özellikle Kürtler tarafından sahiplenilmesinin önemine vurgu yapan Kessler, Sol Parti’nin PKK yasağının kaldırılması talebinde bulunan tek parti olduğunu kaydetti.
Almanya’da yaşayan herkes için sosyal güvenlik istediklerini ifade eden Die Linke’nin Hessen Eyaleti 2. sıra adayı Kessler ile Pazar günü yapılacak seçimlerde neden Sol Parti’ye oy verilmesi gerektiğini konuştuk.
Seçmenler neden Sol Parti’ye ve size oy vermeli?
Bizler Kürtlerin kriminalize edilmesine son verilmesi için mücadele ediyoruz. Kürtlerin temel haklarına engel olan PKK yasağı gibi tüm önlemleri reddediyoruz. Ben de Kürt topluluğu ile eşit seviyede bir alışverişte bulunmak istiyorum. Kürtlerin hak ve talepleri doğrultusunda çalışmalarımı sürdürmek istiyorum. Kardeş partimiz HDP’nin milletvekili Faysal Sarıyıldız ile yaptığım sohbette de Kürtler hakkında bilgi edindim. Sarıyıldız’ın cesareti ve enerjisine hayranım. Sol Parti milletvekili olarak onurlu bir yaşam ve sosyal güvenlik içerisinde; güçsüzlerin korunup kollandığı bir toplum için mücadele etmek istiyorum. Almanya’nın baskıcı rejimlerle ortaklığını sonlandırıp aktif bir barış politikasını sürdürdüğü bir Almanya için mücadele edeceğim.
Seçilme şansınız ne kadar?
Parti üyelerimiz beni Hessen eyaletinin ikinci lider adayı yaptılar. Bu da umut verici; Ekim’de büyük ihtimalle milletvekili olarak Federal Parlamento’ya girebiliyorum.
Partinizin entegrasyonu güçlendirmek/düzeltmek için ne gibi planı var?
Almanya’yı dayanışmacı göçmen topluluğuna dönüştürmek ve göç sorununu ortadan kaldırmak istiyoruz. Gelişim ortaklığı için yapılan harcalamaları artırmak ve adil bir global ticaret için mücadele etmek istiyoruz. Ayrıca Almanya’nın silah ihracatı yasaklanmalı.
Almanya Anayasası’nın ilk maddesinde “İnsan onuru ve haysiyeti dokunulmazdır” deniliyor. “Almanların onuru ve haysiyeti dokunulmazdır” demiyor! Dolayısıyla Almanya’da yaşayan herkesin hakkı eşit olmalı. Almanya’da yaşayan herkes için sosyal güvenlik istiyoruz ki istihdam alanlarında rekabet oluşması ve uygun fiyat ile evler bulunsun. Bir ev/konut yapımı programı ile yılda 250 bin sosyal ev inşa etmek ve kiraları düşürmek istiyoruz. İltica etmek isteyen mültecileri kamplarda barındırmak insanlık dışı, pahalı ve entegrasyon düşmanlığıdır. Mülteci barınaklarını konut alanlarına dönüştürmek istiyoruz.
Özellikle göçmenler ve mülteciler istihdam alanından dışlanıyorlar. Onları işgücü piyasasına dahil etmek istiyoruz.
Kürtler gibi resmen tanınamayan halkların entegrasyonu için ne düşünüyorsunuz?
Alman hükümeti mülteci haklarını sıkılaştırarak aşırı sağcı AfD partisinin taleplerini yerine getirmiş oldu. Bu feci bir sinyaldir. Göç nedenlerini yok etmek yerine Türk hükümeti ile kirli bir işbirliği yapılıyor. Entegrasyon politikasında her kesimin yaşam koşullarının eşit olması gerekir. Göçmenlerin sorunlarını görmeliler. Sadece ekonomik çıkarları olanların, eğitimli kişilerin ve Alman şirketleri tarafından aranan kişilerin Almanya’ya gelmesi gerektiği fikrine karşı çıkıyorum.
Ucuz işgücü, geçici/dönemsel iş, giderek artan yoksulluk ve eşitsizlik gündemde. Partiniz bu sorunları nasıl çözmeyi düşünüyor?
Almanya’da sosyal eşitlik için politik bir değişime ihtiyacımız var. Korku sistemi olan Hartz4’nin yaptırımsız ve 1.050 Euro asgari ücretine dönüşmesi gerek. Çocuk parasının da yükseltilmesi gerekir ve saat ücretinin 8,84 Euro’dan 12 Euro’ya yükseltilmeli. Böylece Hartz4 ihtiyacı da ortadan kalkar. Bizler güvenli istihdam alanları istiyoruz; yani kısa süreli kontratların, geçici işgücün kaldırılması, kadın ve erkeğin eşit maaş almasını talep ediyoruz.
Emeklilik yaşında yoksulluk sınırında olunmaması için minimum 1.050 Euro emeklilik maaşı talep ediyoruz. Emekliliğin 67 yaşında başlaması yasası kaldırılmalı. Emekliliği uzun süre sağlamak için memur, işgüç sahibi ve siyasetçiler de dahil olmak üzere her çalışanın sigortalı olmasını talep ediyoruz.
Eğitim alanında nasıl bir reform düşünüyorsunuz?
Almanya’da eğitime giriş kökenle alakalıdır. Maddi durumu olan ailelerin çocuklarının yüksek okullarda eğitim görme şansı her zaman daha yüksek. Sol Parti anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin ücretsiz olmasını istiyor, -ki çocukların eşit bir eğitim şansı oluşsun. Çocukların 4. sınıftan sonra; yani ilkokuldan sonra okul seviyesi belirleniyor. Biz çocukların 10. sınıfa kadar aynı okula gitmesi gerektiğini belirtiyoruz. Gerçek bir tüm gün okul (Ganztagsschule) sistemi istiyoruz. Çocuklar ev ödevlerini okulda yapabilsinler. Ayrıca daha fazla öğretmen istihdam edilmesini ve 2025 yılına kadar 35 milyar Euro da okulların yenilenmesi için para ayrılmasını istiyoruz.
Türkiye ile AB müzakereleri fiili olarak donduruldu. Alman hükümeti ve AB ile Türk devleti arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
AB ile Almanya’nın Türkiye’ye karşı ses tonu sertleşmiş olsa da ortaklıkta bir değişiklik yok. Mülteci anlaşması hala devam ediyor; AB müzakereleri de resmen durdurulmadı; AB müzakereleri için Türkiye’ye verilen milyarlarca Euro yardımı kesilmedi, Gümrük Birliği’nin genişletilmesi için görüşmeler askıya alınmadı ve Türkiye’ye teçhizat ihracatı devam ediyor.
Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, sadece seyahat uyarısı yaptı. Ancak polisiye ve istihbari ortaklık devam ediyor. Önce bunların değişmesi gerekir. Türk hükümetine kendi toplumuna karşı uyguladığı baskıcı siyasetin kabul edilmediğini göstermek gerekiyor.
Alman hükümeti insan haklarını ön planda tutmuyor. Daha çok jeostratejik ve Alman ekonomisinin çıkarları doğrultusunda hareket eden bir hükümet politikası var. Alman hükümeti Türkiye’de tutuklanan milletvekilleri, belediye başkanları ve gazeteciler için gerçekten bir şey yapmak istese askeri teçhizat ve silah ihracatını durdururdu. Ekonomik yaptırımların da Türk politikası üzerinde etki yapacağına inanıyorum.
Almanya’daki Kürtlere yönelik Türk istihbarat faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Alman hükümeti Türk istihbaratı ile ortak çalışıyor. Bunu Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de onayladı. AB ülkeleri Türk istihbarat faaliyetlerinden haberdar, fakat bunu önlemiyor. Ajanları serbest dolaşıyor. Alman hükümeti, Türk devletin sadece Türkiye, Suriye ve Irak’ta tehdit olmadığı, aynı zamanda Almanya’da da tehdit olduğunu artık anlamalı. Hükümet, Türkleri uyarmalı, korumalı ve Türk ajanlarla karşı kararlı bir şekilde mücadele etmeli. Bu DİTİB kurumlarının daha sıkı kontrol edilmesini de kapsıyor. Alman hükümetinden Türk devleti ile polisiye ve istihbari ortaklığını sonlandırmasını talep ediyoruz.
PKK yasağı ile Kürtler kriminalize ediliyor. Siz bu yasağı nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu yasağı Federal Parlamento’da gündeminize alacak mısınız?
1993’te getirilen PKK yasağı, NATO partneri Türkiye’ye yapılan siyasi bir hediyeydi. Böylece Kürtlerin ezilmişliği ile direnişinin gizlenmesi hedeflendi. O günden beri Kürtlerin meşru ve yasal aktiviteleri Alman mahkemeleri tarafından cezalandırılıyor. Sol Parti olarak PKK yasağının kaldırılmasını ve AB ‘terör örgütleri listesi’nden çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu bizim seçim programımızda da yazıyor. Milletvekillerimiz son yıllarda parlamentoda PKK yasağının kaldırılmasını talep etti.
İçişleri Bakanı’nın DAİŞ’e karşı mücadele eden PYD, YPG ve YPJ’nin sembollerini Mart’ta yasaklaması kabul edilemez bir durum. Bu genelge iptal edilmeli.
Hiçbir parti, Sol Parti kadar Kürtlerin ezilmesi ile ilgili bu kadar soru önergesi hazırlamış değil. Bu soru önergeleri bizim çabamızla kamuyla paylaşılmayacaktı. Sol Parti’nin bu çabası yeni dönemde de devam edecektir.
Achim Kessler kimdir?
1964 doğumlu Achim Kessler, Alman Edebiyatı’nın yanı sıra Ekonomi ve Sosyal Tarih okudu. 1993’ten bu yana Hessen Eyaleti Parlamentosu’nda sosyal komisyonlarda aktif olarak yer alan Kessler, 2002’de PDS’te yer aldı. 1989 yılında kurulan PDS’in (Demokratik Sosyalizm Partisi) ardılı 2007 yılında Die Linke (Sol Parti) oldu. 2010’dan itibaren Sol Parti Hessen Eyalet Eyaleti yönetiminde yer alan Dr. Kessler, Hessen eyaletin ikinci sıra adayı olarak federal seçimlere katılıyor.
YARIN:
* Seçimlerde NRW'den yeniden aday olan Sol Parti Federal Milletvekili ANDREJ HUNKO
* Bremen eyaleti Sol Parti 4. sıra adayı MAZLUM KOÇ