Festival alanı her yıl olduğu gibi birbirinden renkli insanlar ve standlarla dolmuştu. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdikleri bu standların en çok ilgi göreni kuşkusuz ki Mezopotamya Yayınları’nın açtığı kitap standıydı. Avrupa’da okumak istediği kitapları bulamayan okurların tek adresi olan Mezopotamya Yayınları, birbirinden renkli binlerce kitap ve güler yüzlü çalışanlarıyla binlerce kişiyi özlemini duyduğu kitaplar ve yazarlarla buluşturdu.
En çok satan kitaplar her zaman olduğu gibi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kitapları ile dağ ve cezaevi edebiyatını oluşturan kitaplardı.
Okur yine gerçeklerden şaşmadı. Başına bir bela gelmeden farkında olmadığı yazarları ve kitaplarını aradılar en çok. İsim verilerek istenen yazarlar geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ve 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde toprağa verilen Vedat Türkali ile yine yakın bir zamanda kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazarı olan tutuklu gazeteci-yazar Aslı Erdoğan oldu.
En duygulu an ise kitap tavsiye ettiğim yaşlı bir amcamızın, elinde tutup incelediği Enver Polat’ın (Şehit Selçuk) “Mavidir Avaşîn’in Suları” adlı kitabının arka sayfasını “bak kızım, burada ne yazıyor?“ diyerek uzattığı ve ağlamaya başladığı anda yaşandı. Kitabın arkasında şu satırlar yazıyordu: “Yazılarımın kaybolmasındansa ben öleyim daha iyi…“ Bunu sesli olarak okuduğumda kitap inceleyen kitapseverler de oldukça duygulandılar. Zorluklar ve yoksunluklar içinde büyük bir emek verilerek yazılmış o yazılara sahip çıkmak elbette ki boynumuzun borcudur.
Kitap sevgisi bambaşka bir şeydir. Bu insana doğuştan mı geliyor, yoksa gerçekten de sonradan edinilen bir alışkanlık mı bilmiyorum, ama kitap okumayı sevmeyen eşlerine kolay okunur akıcı kitaplar arayan erkek okurlar da alkışı en çok hak eden kişilerdi.

24’üncü Geleneksel Kürt Kültür Festivali  büyük ilgi gören sanatsal ve kültürel aktiviteler ve siyasi konuşmalarla devam etti. Bir çoğu uzak ülkelerden gelen onbinler, gelecek yıl tekrar buluşmak üzere sözleşerek ayrıldılar alandan.


Eylem Kahraman