Dünya, 1 Kasım Kobanê Günü'nde muhteşem bir direnişe sahne oldu. Kürdistan’da, Türkiye’de, Afganistan’da ve Ortadoğu’nun birçok ülkesinde, yine Avrupa ve Latin Amerika’da milyonlarca insan ayağa kalktı. Şunu söylemek abartı olmasa gerek; insanlık vicdanı Kobanê direnişi ile yeniden uyandı ve onuruna sahip çıktı.
Şöyle bir durup düşünmek lazım; küçük bir Kürdistan kasabası olan Kobanê’den, tüm dünyaya yayılan bu görkemli insanlık direnişi hangi hakikati haykırıyor? Dünyaya neyin mesajını veriyor? Bu mesajı nasıl okumak gerekiyor? Kanımca bu direniş tartışılırken derinliğine anlaşılması gereken kilit noktalardan biri de budur.
Dünya insanlığına mal olan Kobanê direnişi şu gerçeği bir kez daha ispatladı: Kürtlerin özgürlük mücadelesi bir insanlık mücadelesidir. Bu amansız kavga, insanlık onurunu savunma ve yaşatma kavgasıdır!
1 Kasım’da ayağa kalkan dünya toplumu, Kürtlerin özgürlüğü ile insanlık onurunun bir bütün olduğunu çok güzel ortaya koydu. Tarihi, halklar ve kadınlar çok doğru okudu.
Kürtler, demokratik uygarlık tarihinin en kadim halklarından biri. Bir nevi dünya toplumuna sundukları sınırsız katkılarıyla, katıksız emekleriyle ve yarattıklarıyla insanlığın kendisi!.. Dünya ilerici insanlığı bu gerçeği gördü ve Kobanê direnişi etrafında tek yürek saf tuttu.
Kobanê direnişi, erkek egemen uygarlığın dondurduğu insanlık vicdanını yeniden uyandırdı, direnişe kaldırdı. Dünya halklarını Kürtlerle buluşturdu. Halklar arası dostluk, kardeşlik köprüsünü sağlamlaştırdı. Farklı toplumlar ve kültürler arasında ortak bir düşünce ve duygu dünyası yarattı. Bu tarihi gelişme aynı zamanda, farklılıkların birliğine dayanan demokratik ulus paradigmasının doğruluğunu tekrar da olsa ama en çarpıcı bir biçimde herkese gösterdi.
Kobanê direnişi dünya çapında devrimci, sol, sosyalist ve demokratik güçleri bir araya getirdi. Devrimci, demokratik dayanışmayı güçlendirdi ve DAİŞ faşizmi şahsında kapitalist uygarlığa ve sömürgeciliğe karşı demokratik güç birliğinin ihtiyacını çok güçlü bir biçimde açığa çıkardı.
Kobanê’den güç alarak direnişe geçen insanlık, dünyada sistem karşıtı tüm devrimci, anti faşist, sol, sosyalist, anti kapitalist, anarşist, ekolojik, feminist hareketlerin ve farklı toplumsal kesimlerin, Küresel Demokrasi Hareketi çatısı altında bir araya gelmesini zaruri bir ihtiyaç haline getirdi.
İşte 1 Kasım Dünya Kobanê Günü'nün, yeni bir enternasyonal hareketin şekillenmesine güçlü bir temel oluşturduğunu görmek mümkün. Bu zemin üzerinden sistem karşıtı tüm hareketler bir araya gelerek güçlü bir enternasyonal örgütlenmeye gidebilirler. Küresel kapitalizme karşı Küresel Demokrasi Hareketi'ni geliştirebilirler.
DAİŞ ve onu yaratan zihniyete karşı en güçlü panzehir, Küresel Demokrasi Hareketi’dir. Şu anda böyle bir hareketin siyasal, sosyal ve psikolojik ortamı oluşmuştur. Ortaya çıkan bu tarihi fırsatı değerlendirememek kesinlikle büyük bir kayıp olacaktır.
Aynı şeyi kadın mücadelesi açısından da söylemek mümkün. Egemen erkek uygarlığın sınır tanımaz kadın düşmanlığı DAİŞ şahsında kadın kırımını dehşet düzeye taşırırken, Kürt kadını buna karşı müthiş direniyor ve elinde silah yiğitçe savaşıyor. Bu savaş tüm kadınları çok derinden etkiliyor ve Kürt kadını etrafında geniş bir direniş halkası oluşturuyor. Güçlü bir kadın dayanışmasını ve ittifaklaşmasını ortaya çıkarıyor.
Bu haliyle Türkiyeli, Avrupalı, Latin Amerikalı kadınların ve FARC’lı kadın gerillaların Kürt kadınları ile geliştirdiği anlamlı dayanışma, Afganlı kadınlar ile çok ileri bir düzeye ulaşmış bulunuyor. Ve giderek kadın dayanışması evrensel bir nitelik kazanıyor.
Afganistan kadınları, kadınlar arası bu büyük dayanışmanın ve ortaklaşmanın en güzel örneğini sergiliyor. Afganistan’da burkalı kadınların YPJ savaşçılarının posterlerini havaya kaldırması, direniş ve özgürlük sloganı atması artık tartışmasız bir biçimde beş bin yıllık erkek egemen tarihin alaşağı olduğunun ispatıdır. Kirli erkek egemen uygarlığının son türevi DAİŞ’in yenilgisinin kanıtıdır. Afganlı kadınların tarih yazdığı bu AN, hakikatin özgür kadın, özgür kadının da özgür yaşam demek olduğunun tüm dünyaya ebedi ilanıdır. Bundan öte SÖZ, bundan güçlü EYLEM ve bundan büyük ANLAM olamaz! Bu SÖZ, EYLEM ve ANLAM, Küresel Demokrasi Hareketi'nin felsefesini ve mücadele programını oluşturuyor zaten.