PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, çağımızın iktidarcı devletçi sisteminin halklara saldırttığı neo faşizme karşı savaştıklarını, bununla birlikte küresel gericiliğinin ciddi bir saldırıya geçtiğini söyledi:

 ”Fırsat bulursa Kürt soykırımını başarıya götürmek; PKK’yi tasfiye ederek, Kürtleri parçalayarak, Kürt inkarı ve imhasını gerçekleştirmek istiyor. Bu tehlike vardır. Bu tümden kalkmış değildir. Kimse yanlış içinde olmamalı.

Ciddiye almamız lazım. Daha fazla Kürt birliğini, Kürt Ulusal Kongresi’ni geliştirmeliyiz. Halkımız ve dostlarımız, bütün Kürt partileri, ABD’nin başlattığı yeni saldırıya karşı mücadele etmeli, karşısında yekvücut olmalı.”

 

EYLEM RONİ / ANF / BEHDİNAN

Düşmanın kendini yenileyerek 41. yıla girmeye çalıştığını fakat zayıf olduğunu söyleyen PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, kendilerinin daha güçlü ve örgütlü girdiklerini belirtti. Komploya karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ fedai direnişçiliği çizgisinde ve söz konusu slogan temelinde 41. yılı boydan boya daha güçlü bir mücadele yılı haline getireceklerini kaydeden Kalkan, “Bu yılda daha büyük zaferler kazanacağız. Halk ve hareket olarak, kararlılığımız, irademiz bu temeldedir. Mutlaka kazanacağımıza da inanıyoruz” dedi.

PKK’nin kurucularından PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, PKK’nin kuruluşunun 40. yıl dönümü vesilesiyle ANF’nin sorularını yanıtladı.ANF’de iki gün yayımlanan uzun ve kapsamlı söyleşinin bazı bölümlerini paylaşıyoruz. DAİŞ ve El Kaide çeteleri ile AKP-MHP faşizminin, çağımızın iktidarcı devletçi sisteminin halklara saldırttığı neo faşizm olduğunu belirten Duran Kalkan, bu insanlık düşmanı ve faşist saldırganlık karşısında kahramanca savaşıldığını söyledi. Özgür yaşam tutkusu ve insanlık gerçeğinin, kendisini Kürdistan’da yürütülen mücadelede ve şehitlerinde somutlaştırdığını kaydeden Kalkan, PKK’nin bütün halklar, bütün toplumsal kesimler için özgür yaşamın yolunu gösterip zaferini müjdelediğini ifade etti.

Örgütsel gelişim

Kalkan, bugüne ulaşmada HRK, ARGK, HPG ve YJA STAR ordulaşması ile gerilla mücadelesinin seyrini özetleyip neler yapıldığını anlattı. Kalkan, öncelikle gelişim seyrini özetledi:

  • Önce Önderliksel doğuş gerçekleşti. Ardından bir ideolojik grup haline geldi. Kürdistan’a taşındı. Devrimci gençlik hareketi oldu.
  • 70’lerin sonunda Hilvan ve Siverek direnişleri temelinde partileşmeye dönüştü.
  • 81-82’lerde Mazlumlar, Hayriler ve Kemaller’in öncülüğünde, büyük zindan direnişi oldu.
  • Filistin devrimiyle birlikte yurt dışında örgütlenmesini ve çalışmalarını geliştirdi.
  • Bütün bunlar kendisini 12 Eylül 1980 askeri faşist rejiminde somutlaştıran, Kürt’ü inkar ve imha sistemine karşı, 15 Ağustos 1984’te Eruh-Şemdinli eylemleriyle gerilla hamlesine dönüştü. Gerilla HRK adıyla başlatıldı ve ilan edildi. PKK’nin direnme kolu olarak gündeme geldi, örgütlendi.
  • 3. Kongre’de kendini ARGK olarak somutlaştırdı, değişiklik yaptı. ARGK, kapsamlı bir savaş yürütüp ulusal diriliş devrimini gerçekleştirdi. Kadın özgürlük devrimini başlattı.
  • Özgür kadın hareketi böyle bir gelişeme içerisinde kendisini Mart 1995’te YAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği) olarak örgütlülüğe kavuşturdu. 90’ların sonunda partileşme sürecine geçti. Çeşitli aşamalardan geçerek, isim değişiklikleri yaşayarak kadın partileşmesi, PAJK olarak somutlaştı.
  • Uluslararası komploya karşı mücadele de yaşanan paradigma değişimiyle oldu. Paradigma değişimiyle birlikte PKK kendisini yeniden yapılandırdı. Devlet odaklı, iktidar eksenli parti olmaktan kendisini çıkardı. Kadın özgürlüğüne, toplumsal ve ekolojik özgürlüğe dayalı, demokratik toplumcu bir parti olarak; zihniyetini, felsefesini, teorisini, ideolojik ve politik çizgisini, bu esaslar üzerinde geliştirdi. Kendi öncülüğünde geliştirdiği demokratik toplum hareketini, KCK olarak tanımladı.
  • Kürdistan Demokratik Topluluklar Birliği olarak partinin eylem gücü ve toplumun savunma gücü olarak Halk Savunma Güçleri’ni (HPG) örgütledi.
  • Diğer yandan kadın ve gençliği de Komalên Ciwan olarak kendisini örgütlü kıldı.
  • Kadın hareketi PAJK öncülüğünde ve YJA STAR olarak toplumsal ve öz savunma örgütlülüklerini geliştirdi.
 

Mücadelenin seyri

‘Devlet artı Demokrasi’ formülü temelinde demokratik toplumu eğiten, örgütleyen, bir öncü güç olarak mücadele ettiklerini söyleyen Duran Kalkan, komplo saldırıları bu temelde boşa çıkardıklarını ifade etti. İmhayı ve idamı; İmralı’da çürütme politikalarını; AKP’nin içten tasfiyeciliğini, İslami çözüm adı altındaki yalancılığı dayatan yapısını boşa çıkardıklarını belirten Kalkan, 2015’ten beri MGK’nin kararlaştırdığı ve topyekun özel savaş konsepti temelindeki savaşa karşı mücadele ederek tüm imha ve tasfiye planlarını başarısız kıldıklarını söyledi. Kalkan, önemli tarihsel süreçleri şöyle sıraladı:

  • 2006’da aktif bir mücadele yürüttük.
  • 2007’de ABD-Türkiye anlaşmasıyla gerçekleştirilen saldırılara karşı, ideolojik askeri ve siyasi olarak direndik.
  • Zap direnişiyle askeri saldırıları kırdık.
  • İmralı direnişiyle ideolojik saldırıları kırdık.
  • 29 Mart 2009 seçimleriyle siyasi saldırıları kırdık.
  • Demokratik siyaseti de yok etmek üzere siyasi soykırım saldırılar başlatıldı, hareket ve halk olarak direniyoruz.
  • 2011-2012’deki saldırılara karşı direndik, Rojava Devrimi ortaya çıktı.
  • Ağustos 2014’te DAİŞ eliyle Şengal ve Kobanê’de başlatılan saldırılara karşı direndik. Başûr’daki Kürt kazanımlarını koruduk. Rojavayê Kurdistan’ı ve Doğu Suriye’yi özgür hale getirdik.
  • Halk ve Hareket olarak; Kuzey Kürdistan’da demokratik öz yönetim direnişleri temelinde mücadele ettik. Cizre ve Sur öncülüğünde AKP-MHP faşizmini çöküş haline getirdik.
  • 2018 yılı mücadelesi partimizin 40. yıl mücadelesi ve bütün bu alanlarda yürütülen mücadelelerin doruğu oldu. Reqa’da DAİŞ’i yenilgiye uğratan zaferle 40. yılına girdik. Bunun yeni bir süreç olduğu açıktı.
  • Kürt’ün gücünü zayıflatmak üzere önce Kerkük’e, daha sonra da Efrîn’e saldırdılar. İnkar, imha sistemi uluslararası komplocu güçler el birliği ettiler. Bununla birlikte Kerkük’te çok ciddi bir direniş olmasa da Efrîn’de ve 21. Yüzyıl’da halklara irade kazandıracak büyük bir direniş gerçekleştirildi. Buna ‘Çağın Direnişi’ denildi. Doğru yolu ve doğru tutumu gösterdi. Hata ve eksiklerimizin nerede olduğunu görmemizi ve nasıl gidereceğimizi öğretti. Oldukça önemli sonuçları var. Efrîn, TC işgali atına girdi. Direniş durmadı, devam ediyor. Bir de doğru yolu öğrenmemizi öğretti.
  • Bir yandan DAİŞ’e bir yandan da AKP-MHP faşizmine Rojava’da, Başûr’da ve Medya Savunma Alanları’nda özellikle Bakur’da büyük bir direniş yürüttük. Gerilla direndi, halk direndi, demokratik siyaset direndi. Şehirde, dağda ve zindanda direndik. Hepsine de İmralı’daki direniş yol gösterdi, öncülük etti. Dikkat edilirse bütün saldırılar kırıldı, boşa çıkarıldı. Özgür yaşamda sonuna kadar direnileceğinin ve ısrar edileceğinin kanıtı oldu.
  • PKK’nin 40. yıl direnişi ve bu direniş derslerinin zenginliğini Parti Merkez Komitesi’nin toplantısını gerçekleştirerek, açığa çıkartmaya çalıştık.
  • KCK ve HPG toplantıları oldu.
  • PAJK yönetimi ve özgür kadın hareketi toplantılarını yaptı.
  • 40. yıl, Önderlik ve şehitler çizgisinde eleştiri ve özeleştirisel derslerini yapıp çıkartarak, 41. yıla bu temel de daha örgütlü, kararlı ve planlı olarak giriyoruz.
  • ‘Tecridi ve faşizmi kıralım’ şiarıyla yeni bir direniş süreci gelişiyor.
 

ABD kararı yenilginin itirafıdır

Uluslararası Komplo’nun öncüsü ABD’nin, yeniden komployu diriltmeye, örgütlemeye ve güncelleştirmeye, yeni bir komplo sürecini başlatmaya çalıştığını, bir tür başarısızlığın ve yenilginin de itirafı olduğunu dile getiren Kalkan, 20 yıl öncesine göre komplocu güçlerin çok zayıf ve çok parçalılığına dikkat çekti. İnkar ve imha politikasını yürüten AKP-MHP faşizminin de yenilginin eşiğinde olduğunu söyleyen Kalkan, ”Buna karşı halk ve Hareket olarak da çok güçlüyüz. 20 yıl öncesine göre tecrübeliyiz ve kazanımlarımız oldu. Zaferin eşiğinde hareket ediyoruz. Mücadeleyi asgari düzeyde yürütürsek saldırıları kırıp özgürlük mücadelesini zafere götürmemiz açıktır” dedi.

Karar çok da ciddidir

Duran Kalkan, diğer yandan da neden bu saldırıyı önemsek gerektiğini şöyle vurguladı: ”Ciddidir. İnkar-imha ve küresel gericilik, fırsat bulursa Kürt soykırımını başarıya götürmek istiyor. PKK’yi tasfiye ederek, Kürtleri parçalayarak, Kürt inkarı ve imhasını gerçekleştirmek istiyor. Bu tehlike vardır. Bu tümden kalkmış değildir. Kimse hata ve yanlış içinde olmamalıdır, yapmamalıdır.”

ABD bu karardan ne bekliyor?

Özellikle Kürt toplumu, halklar, demokrasi güçlerinin büyük bir öfke ve tepki içerisinde olduğu bu kararın niye alındığı sorusuna Kalkan’ın cevabı şöyle oldu: ”İşte TC’den biraz destek alacak, güya TC-Rusya ile ilişkilerini zayıflatacak, İran müdahalesinde AKP-MHP faşizmini kullanacak. Bunun uğruna Kürt soykırımına destek vermeye çalışıyor. Kürt imhasını onaylıyor, suç ortağı oluyor. AKP-MHP faşizmine destek vererek, onu Rusya’dan koparmayı ve İran’a karşı kullanmayı hedefliyor. Bu kadar basit, dar, siyasi ve askeri çıkar uğruna, Kürtler gibi kadim mazlum halkın özgür yaşamına karşı savaş açıyor. Komplocu yeni kararlar alıyor. Bunu görmemiz lazım.”

Bunlara karşı ne yapılmalı?

Sahiplerini de başarısız kılacak bir durum yaratmak gerektiğini kaydeden Kalkan, neler yapılması ve nasıl bir tavır alınması gerektiğini konusunda şunları söyledi: ”Ciddiye almamız lazım. Önemli ve esas olan bizim uyanık olmamızdır. Bu tür oyunlara, saldırılara karşı, daha fazla Kürt birliğini, Kürt Ulusal Kongresi’ni geliştirmeliyiz. Halkımız ve dostlarımız her yerde bu tür saldırılara karşı direnmeli, bütün Kürt partileri kesin tavır almalı ve birlik olumalıdır. ABD’nin başlattığı yeni saldırıya karşı mücadele etmelidir. Bu saldırı herkese yapılan bir saldırıdır. Sadece PKK yöneticilerine değildir. Onların şahsında Kürt özgürlüğüne, Kürt siyasetine ve partilerinedir. Bütün devrimci güçlere ve partileredir. Ortadoğu, dünya demokrasisinedir. Bu bakımdan herkesin bu oyunu görmesi, tutum ve tavır alması, bu faşist saldırılar karşısında yekvücut olması gerekiyor.”

Kazanma iddiamız daha büyük

”Düşman, 40. yılda kendini yenileyerek girmeye çalışıyor, fakat zayıftır” diyen PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, şunları altını çizdi: ”Esas olan parti yönetimimizin merkez toplantısında yeniden yapılanma ve yenilenmesidir. Biz daha güçlü ve örgütlü giriyoruz. Bu bakımdan iddiamız daha büyük ve daha büyük kazanacağız. 41. yılı Önder Apo’nun özgür koşullara kavuştuğu, Kürdistan’ın özgürleştiği yıl olarak ilan ettik. Bunun için ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim’ mücadelesini başlattık. Komploya karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ fedai direnişçiliği çizgisinde ve söz konusu slogan temelinde 41. yılı boydan boya daha güçlü bir mücadele yılı haline getireceğiz. Bu yılda daha büyük zaferler kazanacağız. Halk ve hareket olarak kararlılığımız, irademiz bu temeldedir. Mutlaka kazanacağımıza da inanıyoruz.”