
Adli Tıp önünde kısa bir açıklama yapan BDP İl Eşbaşkanı Asiye Kolçak, içeride gördükleri manzara karşısında konuşmakta zorlandığını belirtti. Savcının kimlik tespiti yapılamadığı itiraf ile karşılaştıklarını kaydeden Kolçak şöyle konuştu: "Morgda gördüklerimiz karşısında neler söylenebilir bilmiyorum. Hiçbir cenazede kurşun izi yok ve hepsi kömüre dönüşmüş."
Kimyasal mı kullanıldı?
Kimyasal silah kullanıldığı yönünde şüphelerinin güçlü olduğunu kaydeden Kolçak, "İçeride karşılaştığımız manzara bir vahşetin örneğidir. Hiçbir vicdanın bu vahşet karşısında sessiz kalması mümkün değildir. Buradan az da olsa vicdan sahibi olan herkese sesleniyoruz. Uygulanan bu vahşete sessiz kalmayın" şeklinde konuştu.
Belgelemeye izin verilmedi
Karşılaştıkları insanlık dışı durumu fotoğraflamak istediklerini ancak engellendiklerini kaydeden Kolçak, "Medya asıl bu vahşeti görüntüleyip, kamuoyu ile paylaşmalıdır. Bu ülkede barış, insanların üzerine kimyasal silah yağdırmakla elde edilemez. Biz bu insanlık dışı durum karşısında sessiz kalmayacağız" diye konuştu.
BDP, İçişleri Bakanı'na sordu
BDP ise aileler daha morga gitmeden 8 HPG gerillasının cenazesinin normal prosedürler çiğnenerek İstanbul Adli Tıp Kurumu'na kaldırılması Meclis'e taşıdı. BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in yanıtlaması istemiyle dün sabah saatlerinde Meclis Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Baluken, Yayladere'ye bağlı Sürmelikoç Köyü'ne bağlı Çay mezrasında bir eve 12 Aralık tarihinde düzenlenen operasyonda 5'i kadın 8 gerillanın hayatını kaybettiğini ve cenazelerin operasyon sonrası İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldüğünü belirterek, bölgede yetkili olan Malatya Adli Tıp Kurumu varken cenazelerin insanlık dışı koşullarda İstanbul'a gönderilmesinin kuşku yarattığını ifade etti. "Bundan önceki tarihlerde kamuoyunca 'Hayata Dönüş Operasyonu' olarak bilinen cezaevi operasyonları sonrasında, tutuklu ve hükümlülere ait cenazelerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na getirilip delil karartacak şekilde üzerlerinde oynamalar yapılması hala hafızalardadır" diyen Baluken, Bakan Şahin'e şu soruları sordu:
- Olay yeri inceleme raporu var mıdır? Bingöl ilimiz Yayladere ilçesi kırsalında meydana gelen operasyon sonrasında olay yeri inceleme raporu kimler tarafından hazırlanmıştır?
- Bingöl ve Elazığ Adli Tıp Kurumu Şubesi ile Malatya Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı operasyon bölgesine en yakın yetkili kurumlar iken, cenazeler neden İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir?
- Söz konusu cenazeler İstanbul’a hangi vasıtalar aracılığıyla gönderilmiştir? Bu vasıtalarda teknik donanım, cenaze taşınması için uygun şartları taşımakta mıdır? Cenazelerin Bingöl ilimizden İstanbul ilimize ulaşma süresi kaç gündür?
- Operasyon sonrasında olay mahallinde elde edilen giysi ve delillerin envanteri nedir?
- Yerel kaynakların aktarımına göre; operasyonda yaşamını yitiren PKK'lilerin yargısız infaza tabi tutuldukları belirtilmektedir. Yaşamını yitiren PKK'lilerin sağ yakalanma ihtimali olmasına rağmen, yargısız infaz edildiklerine dair iddialarla ilgili bilginiz var mıdır?
Adli Tıp uzmanı konuştu
Uygulamayla ilgili değerlendirmede bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen İstanbul Adlı Tıp Kurumu’ndan bir uzman, tüm ölümlü olaylarda olay yeri incelemesinin sağlıklı ve ayrıntılı bir şekilde yapılmasının gerektiğini, aksi taktirde ölüme neden olan bulguların ve delilerin yok olma ihtimalinin yüksel olduğunu vurguladı. Çoğu zaman olay yeri incelemesi sırasında elde edilmiş deliler ve giysilerin, savcıların isteği doğrultusunda jandarma veya polis kriminal laboratuarlarında inceletildiğini belirten uzman, bunun delilerin karartılmasına neden olabileceğinin altını çizdi. Uzman, gerçeğin açığa çıkması ve ölüm nedeninin bilimsel olarak belirlenmesi için olay yeri incelemesi sırasında mutlaka Adli Tıp uzmanının, savcı ile birlikte çalışması gerektiğini kaydetti.
Yapılması gereken neydi?
Adli Tıp uzmanı, yapılması gereken uygulamayı şu şekilde anlattı: “Bölgesindeki yetkili Adli Tıp kurumu, şubeleri tarafından otopsi işlemlerinin yapılması gerekir. Cesetlerin üzerinde bulunan giysilerin yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından uygun koşullarda mühürlü kağıt torbalara alınarak, gerekli kimyasal ve fiziksel incelemelerin yapılması gerekiyor. Morg ihtisas dairesine veya otopsi salonlarında Adli Tıp uzmanı hekimler cesedi çıplak olarak incelemeye başlarlar. Savcılık giysilere resmen el koymamış ise giysiler çoğu kez maalesef çöpe atılıyor. Ancak atılmaması gerek. Bu nedenle toplanan tüm delilerin bilimsel incelenmesi, otopsiden elde edilen bulgular, vücut dokuları, kandan, idrardan alınan tüm örneklerin biyolojik, histopatolojik, kimyasal ve fiziksel inceleme sonuçları ile birlikte bütünlüklü olarak değerlendirilerek, ölüm nedenleri hakkında yorum yapılması gerekir. Ölüme neden olan etkenler ve kanıtlar mutlaka muhafaza altına alınması gerekmektedir. Aksi takdirde deliller karartılmış olur."
ANKARA/İSTANBUL