
Doğan Çakar askerlik yapmamış. “Halkıma karşı gidip elime silah almam diyor” diyen Doğan Çakar, kapatılan DEHAP’ta siyasi faaliyetlerde bulunduğundan dolayı sürekli baskı ve takibata uğramış. Eşi Fatma Çakar (30) da, polisin şidetinden nasibini almış, gözlerinden darp edilmiş, doktor raporları var. Her ikisi de işkence tedavi merkezi XENION’da tedavi görüyor. Son zamanlarda yapılan baskılar, Doğan Çakar’da intihar eğiliminin gelişmesine neden olmuş. Buna ilişkin doktor raporları da mevcut.
Çakar ailesinin Almanya’da Havîn (6) ve Serhat (4) adlı iki çocuğu olmuş. Doğan Çakar, siyasi faaliyetlerine burada da devam etmiş. İki yıl Kürt Derneği’nde yöneticilik yapmış, yürüyüşler organize etmiş, Newroz bayramlarının organizatörlüğünü yapmış. Bu demokratik etkinliklerden dolayı yargılanmış ve şartlı olarak serbest bırakılmış. Ancak hala Kürt siyaseti içinde bir aktivist.
Alman devleti sorumlu
Çakar ailesine, son olarak 19 Ağustos 2011 tarihinde Türk Konsolosluğu’na giderek çocuklarının kayıtlarını yaptırmaları istenmiş. Gitmemeleri durumunda polis zoruyla gönderilecekleri de belirtilmiş. Aile Konsolosluğa gider. Konsolosluk yetkilileri, kendilerinin yapacağı bir şeyin olmadığı, istenilen evraklar verildiği taktirde ailenin hemen yurtdışı edilebileceğini bildirir. “Gönderilmemiz durumunda yaşamımız tehlikeye girer. Başımıza geleceklerden de Alman makamları sorumludur” diyen Doğan Çakar, şunları belirtti: “Çocuklarım burada doğdu.10 yıl bir yerde kalan bir aileyi tekrardan geri göndermek hangi kanuna ve vicdana sığar? Eşim de Almanca öğrendi, entegre olmuş bir aileyiz ve ben de çalışıyorum. Bizden daha ne isteniyor. Siyasi faaliyetlerimizden dolayı cezalandırılıyorsak; söylesinler de hiç olmazsa bilelim. Burada da Kürtlüğümüzden vazgeçmemiz isteniyorsa, onu asla başaramayacaklardır.”
30 Ağustos’a kadar her an gönderilmelerinin sözkonusu olduğunu belirten Çakar, tüm kimlik ve evraklarına da el konulduğunu belirtti.
‘Gereken tepkiyi göstereceğiz’
Konuyla ilgili konuştuğumuz Berlin Kürt Derneği Eşbaşkanı İbrahim Akan da, karara tepki gösterek, “Bununla amaçlanan aslında Kürtlere gözdağı vermektir” dedi. Akan, Kurum olarak gereken tepkiyi gösterip, konuyu Alman kamuoyuna da götüreceğiz” dedi.
YEKO ARDIL/BERLİN