Komplonun 13’üncü yıldönümü nedeniyle  M.Emin Pêncewini ve Dr. Sait Akdesi ANF’ye konuştu. Pêncwini, uluslararası komploların tarih boyunca uygulanmasına rağmen Kürt halkını ortadan kaldırılamadığına vurgu yaparak, “Diplomaside, örgütlenmede, siyasette ve ulusallıkta birlik içinde olmamız lazım” çağrısında bulundu. “Önder Apo üzerindeki komplo, Kürt tarihindeki uluslararası gerici güçlerin yürüttükleri komploların bir devamıdır” diyen Pêncwini, şöyle konuştu: “Onlar, Öcalan’ı esir almakla, zindana koymakla, idam hükmünü kesmekle, tek kişilik hücrede 13 yıl tutmakla, bu kirli planlarıyla Kürt özgürlük hareketi PKK’yi yeneceklerini zannettiler. Tam tersine bu durum, Kürt halkının düşmanlarını daha iyi tanımalarına vesile olmuştur, Kürt halkını ulusal birliğe yöneltmiştir. O kara gün önder Apo günlerce havada inecek bir karış yer ararken, Türk devleti, ABD, İsrail çirkin ittifaklarını CİA, MOSSAD, Yunan istihbaratıyla komploda hemfikir olmuşlardı. Bununla Kürt özgürlük hareketini tasfiye etmeyi amaçlamışlardı. Ancak PKK her ne kadar bir süre için örgütsel olarak zorlansa da, en kısa zamanda kendi ayakları üzerinde durmasını başardı. Askeri duruşunu güçlendirdi ve halkını örgütledi.”
'Öcalan Kürtlerin önderidir'
Kuzey Kürdistan’daki Kürt halkının, 20 milyon nüfusunun 10 milyonunu kurban verse de, kendi haklılığını Türk devletine kabul ettirmede kararlı olduğunu ifade eden Emin Pêncwini, “Kuzey Kürdistan’daki halkımız da, Apo’nun onların önderi olduğuna, PKK’nin öncü gücü olduğuna, gerillanın onların temsilcisi olduğuna karar vermiştir” dedi. Bunun için Kürt devriminin Kuzey Kürdistan’da başarılı olduğunu ve zafere de gideceğine inandığını söyleyen Pêncwini, “Belki bedeli büyük olacak ama zafer Kürtlerin olacak. Nitekim PKK şu an siyasal, diplomatik ve askeri olarak her zamankinden daha güçlüdür” diye kaydetti.

'Güney'de de eylem yapılmalı'
Kürt aydını Dr. Sait Akdesi ise, 15 Şubat komplosunun Kürt tarihi açısından kara bir gün olduğunun altını çizerek, ABD ve İsrail devletlerinin komplodaki rollerinden dolayı Kürt halkından özür dilemeleri gerektiğini söyledi. Akdesi, şöyle konuştu: “Öcalan’ın özgürleştirilmesi gerekiyor. Öcalan altı aydan fazladır ne avukatlarıyla, ne de ailesiyle görüştürülüyor. Hatta Kürt halkı güvenliğinden bile emin değil. Şu durumda ne yapılır? Yürüyüşler, açlık grevleri yapılabilinir. Güney Kürdistan’da Türk konsoloslukları işgal edilmeli. Ekonomik yatırımları engellenmeli. Kürdistan’ın dört parçasında bu komploya karşı eylem geliştirmeliler. Özellikle ABD’ye kimin terörist olduğunu göstermeliler.” 

SALİH FIRAT
SÜLEYMANİYE