Önceki bir yazıda henüz hiç bir Kürt belediyesine kayyum atanmamışken, Türk devletinin bu belediyelere neden gasp etmeye çalıştığını ele almıştım. Ortadoğu ve dünyadaki makro dengeler ve devletin çökertme planı bir yana, özel olarak belediyelere yönelmenin şu sebepleri vardı: Öncelikle belediyeler devlet aklının kontrolü altında olmayan tek kamu kurumları ve Kürtlerin bu alandaki kazanımları her yeni yerel yönetimler seçiminde genişliyordu. Kürtlerin yönetilen bir toplumdan yöneten bir topluma geçmesini, kendi hayatı ve toprağı üzerinde söz hakkı sahibi olmasını sağlıyordu. Kürt halkının örgütlü mücadelesini güçlendirip halkın sadece valilik ve emniyetin insafına kalmasını engelliyordu. Devletin yüzyıldır yok etmeye çalıştığı, aşağıladığı kültürü adeta küllerinden yeniden canlandırıyor, tiyatrosu, kreşi, konservatuarı, müziği, dansı ve sineması ile kendi dilinde diriltiyordu. Belediyeler sayesinde, kadınlar hem yönetimin hem de her türlü çalışmanın merkezinde yer alarak cinsiyet eşitlikçi bir yönetim anlayışı yaratılıyordu. Son olarak da, devlet kontrolündeki rant belediyeciliğinin aksine Kürt belediyeleri kaynakların bir elit grubun hizmetinde toplanmasını engelliyor, kent yoksullarının ihtiyaçlarına cevap oluyordu.
Şimdi Kürt belediyelerinin bu yaklaşımının somut örneklerini görmek için geçtiğimiz hafta içinde kayyum atanarak gasp edilen Amed Büyükşehir Belediyesi’nin daha yakından bakalım.
Amed Belediyesi, 20 kadar dairesi, 100’ün üzerinde şube müdürlüğü ve 5000’e yakın personeli ile sadece bir kentte değil, altyapıdan üst yapıya, sosyal hizmetlerden kültür faaliyetlerine kadar koca bir ülkede olabilecek her türlü alanda çalışma yürütüyordu. Üstelik bunu devletin türlü türlü engel ve engellemelerine, ayrımcılığına, devletin belediyecilik anlayışının kısıtlamalarına, kent dinamiklerinin oluşturduğu zorluklara ve personel yapısının eksikliklerine rağmen yapıyordu. Belki her çalışma olabilecek en mükemmel şekilde yapılamıyordu, eksiklikler vardı, şikayetler de doğal olarak oluyordu. Ancak devlet anlayışının hüküm sürdüğü başka belediyelere kıyaslama şansı olanlar, aradaki bin bir türlü farkı hemen görebilirdi.
Ne yaptı Amed Belediyesi?
Biri diğerinden daha önemli demeden, bir yandan altyapı çalışmaları yürütüldü diğer yandan sosyal ve kültürel faaliyetler. Örneğin asfaltlama, yağmur suyu şebekesi ve içme suyu şebekelerinin döşenmesi hızla tamamlandı. Kent merkezindeki cadde ve sokakların büyük bir kısmında asfaltlama çalışması tamamlanmış, asfalt olmasa da köylere kadar daha düzgün zeminli yol çalışmaları götürülmüştü. Tüm ilçelerde DİSKİ merkezleri kurularak hem bu ilçe ve köylere su ve kanalizasyon hizmeti götürüldü hem de halkın bu alanda karşılaşabilecekleri sorunlara derhal müdahale edebilecek ekipler hazır bulundu. Yine tüm ilçelere ulaşım sağlayan düşük ücretli, konforlu ulaşım hizmeti sağlandı. İnsanların ister ticari faaliyetleri veya sağlık ve eğitim hizmetleri isterse de sosyal ve kültürel etkinliklere katılmak için ilçeleri ve kent merkezi arasında rahatlıkla yolculuk yapabileceği bir imkan sunuldu. Aynı şekilde, doğalgazla çalışan çevre dostu 40 adet yeni otobüs alınarak şehir-içi ulaşımın hem kalitesi hem de niceliği arttırıldı. Birçok mahallenin dahil edildiği yeni hatlar oluşturuldu. Bu otobüslerde, kadın şoförler de istihdam edilerek cinsiyetçi toplumsal rollerin dönüştürülmesi için örnek yaratıldı.
Yine ulaşım ile alakalı, kent içindeki yol işaret ve yön levhaları çok dilli hazırlanarak Kürtçe’nin kamusal alanda prestijinin ve görünürlüğünün arttırılmasına çalışıldı. Dil demişken, başta kayyumun şuan kapattığı belediyenin internet sitesi olmak üzere hemen her şey çok dilli olarak hazırlanmaya başlandı. İnternet sitesi Kurmancî, Zazakî, Türkçe ve İngilizce olan Türkiye ve Kürdistan’daki tek kamu kuruluşu Amed Belediyesi idi. Aynı şekilde haber bülteni, billboardları, afişleri, kitapçıkları, kamu spotları, hizmetleri çok dilli yapılarak bu alanda öncü rol oynuyordu. Yine anadili temelli çok dilli hizmet sunan yüksek nitelikli Zarokîstan kreş ve okul öncesi merkezleri sadece Türkiye ve Kürdistan’da değil dünyada da iyi örnekler arasında sayılabilecek özellikteydi.
Amed Belediyesi’nin kadın çalışmaları başlı başına büyük övgü gerektiriyor. Kadınların hem yönetim kademelerinde hem de ekonomik faaliyetler içinde söz sahibi olarak yer almasından tutun kadına karşı şiddetle mücadeleye, kadın sağlık çalışmalarından toplumsal cinsiyet farkındalığına kadar birçok alanda birbirinden değerli çalışmalar yürütüldü. İşyerlerinde kadın istihdamını arttırmayı özendiren “Mor Bayrak” uygulaması örnek bir çalışma mesela. İyi bir sosyal bilimler incelemesi, bu çalışmalar sayesinde kadınların Amed kentindeki durumunun ne kadar değiştiğine dair fazlaca veri sunacaktır.
Gençler, yaşlılar, çocuklar, engelliler ve yoksullara yönelik yapılan onlarca farklı sosyal hizmet ile 23 ayrı dalda verilen meslek edindirme kursları, Mehmed Uzun Kütüphanesi, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi Müzesi çalışmalarının her biri ayrı ayrı ele alınabilecek hizmetler. Yapımı yeni biten 400 kişilik muazzam kadın öğrenci yurdu ise muhtemelen kentteki en büyük ihtiyaçlardan birine cevap oldu.
Uzun süredir çalışmaları yürütülen hafif raylı tren hattı 2 yıldır bakanlık imzasını bekliyordu. Katı atık entegre tesisinin temeli atılmıştı. Yeni park ve bahçelerin yapımı derken bir dünya faaliyetten ve hizmetten bahsetmek mümkün. Tabi bunların dışında on binlerce yoksul aileye yardım sağlayan Sarmaşık derneğine verilen destek, Amedspor’a ve birçok amatör spor kulübüne yapılan katkılar, savaş mağduru Êzîdîler, kendi evlerinden edilen veya kentlerinden zorla göç ettirilen ailelere destekler ayrıca değinilmesi gereken konular. Ve daha birçok önemli özelliğinden bahsedebiliriz Amed Belediyesi’nin.
Devletin kayyum atayarak gasp ettiği Kürt belediyelerinde ve Kürdistan kentlerinde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı açık. Devletin bu topyekûn saldırılarına karşı halkın iradesine de, hakkına da, kendisine yapılan hizmetlere de sahip çıkması gerekiyor.