Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Kurban Bayramı vesilesiyle kendisiyle görüşen kardeşi Mehmet Öcalan’ın aktardığına göre; Türk ordusunun Güney’deki işgal saldırılarına dikkat çekerek, Kürtlere birlik çağrısı yaptı: ”Herkesin Kürt birliği için fedakâr olması ve çalışması gerekir.”
BARIŞ POLAT / MA / URFA
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la bayram görüşmesi yapan kardeşi Mehmet Öcalan, Öcalan’ın Kuzey-Doğu Suriye için çözümün savaş değil, barış olduğunun altını çizdiğini söyledi.
Mehmet Öcalan, Kurban Bayramı dolayısıyla 12 Ağustos’ta İmralı Adası’na gitti. En son 5 Haziran’da Ramazan Bayramı nedeniyle Öcalan’la görüşen kardeşi, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde yaptığı görüşmenin detaylarını anlattı. 2016’dan bu yana üç kez Kürt Halk Önderi ile görüşen Mehmet Öcalan, bayramın ikinci günü yaptığı son görüşmenin yaklaşık bir saat sürdüğünü söyledi. Sadece bayramlarda değil, iki haftada bir olan aile görüşme hakkının yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen kardeş Öcalan, haklarının verilmediğini, açlık grevleri eylemleri sonrası kısmi olarak hakkın tanındığını belirtti. 2019’un unutulmayacak bir yıl olduğunu vurgulayan Mehmet Öcalan, tecridin kalkması için 9 kişinin yaşamına son verdiğini hatırlattı.
Çıplak aramaya tepki
İmralı’daki görüşmenin saat 13.00’te küçük bir salonda gerçekleştiğini dile getiren Öcalan, “İki aramadan geçirdiler. Aramalarda yapılanlar kabul edilemezdi. Bunu insanlık kabul etmez. Çıplak arama yaptılar. Biz insanız, bu bizim yasal hakkımızdır. 68 yaşındayım, çıplak arama yaptılar. 20 yıldır o yolu gidip geliyorum, beni de iyi tanırlar. Çok çirkin bir aramayla karşılaştık. Bu kabul edilemez, bu aramayı yapanlar utansın” dedi.
Öcalan beklemiyordu
Mehmet Öcalan, ağabeyiyle görüştüğü anı ise şöyle aktardı: “Her görüşmemizde yüzüm kapıya bakardı, bu sefer yüzümü çevirmemi istediler. Başkan geldi, döndüm ona ve tokalaştık. Bana, ‘Sizi beklemiyordum, sanki tesadüfen gelmişsiniz gibi geldi’ dedi. Avukatların bize bayramın ikinci günü görüşebileceğimizi ilettiklerini söyledim.”
Üç başlığı aktardım
Öcalan’ın kendisinden ülke gündemini sorduğunu belirten Mehmet Öcalan, şunları söyledi: “Üç gündem olduğunu söyledim. Kuzey- Doğu Suriye; Pençe Harekatı ve kurumlarda olan sorunlar ile bağlantılı olarak halk üzerinde artan baskılar. Halkın kendisinin sağlık durumunu merak ettiğini söyledim. O da ‘Sen beni görüyorsun’ dedi.”
İşgal çözüm değil
Mehmet Öcalan’ın aktardıklarını göre, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Kuzey-Doğu Suriye’yle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Hem Türkiye zarar görür hem de oradaki halklar zarar görür. Savaş ile olmaz, bir çözüme kavuşturulması gerekir. Türkiye eğer Suriye’ye girmek isterse de bu çözüm olmayacaktır. Doğrusu şu ki; savaş bu halklara hiçbir şey getirmez. Suriye’de 20 yıl kaldım, oranın halkını iyi tanırım. Oradaki Arap aşiretlerini iyi tanırım, ilişkilerim vardı. Başta Arap aşiretleri ve halklara selamlarımı ilet. Sorun demokrasiyle çözülebilir. Hiçbir zaman savaşla çözüm olmamıştır.”
Her zaman barışa varız
“Kürt sorununun çözümü için üstümüze düşen görev ve rolümüzü oynarız” diyen Abdullah Öcalan, Federe Kürdistan’da devam eden ‘Pençe Harekâtı’ adı verilen işgal saldırılarıyla ilgili şunları söyledi: “Harekât, savaş demektir. Bu mesele, insan kanının dökülmesiyle çözülecek bir mesele değil. Biz her zaman barışa varız. Her zaman da savaşa karşı olacağız, savaşın yerine barışın olması gerekiyor.”
Birlik için çalışın
Öcalan’ın “Kürt ulusal birliği” konusuna çok önem verdiğini vurgulayan Mehmet Öcalan, Türk devletinin de Federe Kürdistan Hükümeti’nden bağımsız başarılı olamayacağının altını çizdiğini söyledi. Mehmet Öcalan’ın aktarımına göre; Kürt tarafına seslenen Öcalan, işgal saldırılarının Kürt birliğine darbe vuracağını, birliğin bu şekilde oluşamayacağını, herkesin Kürt birliği için fedakâr olması ve çalışması gerektiğini söyledi.
Halka hizmet edin
Mehmet Öcalan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) için de şunları ifade ettiğini paylaştı: “60 milletvekili var, bu seçimlerde belediyeler de alındı. Geçen sefer belirttim; eğer dışarıda olsaydım sokakları temizlerdim. Her yerde vekiller 24 saat boyunca halkın içinde olması gerekiyor. Parti büyük demokratik bir kurumdur. Halkın iradesidir ve halka hizmet etmelidir. Bu halk onlara iradelerini teslim etmiş. Onlar da bu halkın hizmetkârıdırlar.”