Yeni yaşam teklifini sadece Kürt halkına sunmadıklarını belirten Demirtaş, “Halkımız zaten bunun mücadelesini veriyor. Bu projeyi ilk defa birlikte sunuyoruz. Kürtler, hem dinine hem diline saygı duyarak, yeni yaşam çağrısının içinde olacak. Hangi inançtan olursa olursa ona yeni yaşam teklifini sunuyorsak, bu muhafazakar için de geçerli. Yeni yaşam teklifi bizdedir, AKP’de değil” dedi.

Halkların ve Değişimin Cumhurbaşkanı Adayı HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş seçim çalışmalarını yürüttüğü Trakya’da, direnişte bulunan işçileri ziyaret etmesinin ardından Çorlu’da Heykel Meydanı‘nda düzenlenen mitinge katıldı. Demirtaş, neden cumhurbaşkanı adayı olduğunu Çorlu’da yaşayan yurttaşlara da anlattı. Adaylığıyla halkları düşmanlaştırmaya çalışan anlayışı yıkmayı amaçladıklarını ifade eden Demirtaş, “Bu seçim bizim için en büyük kazancımız olacak. Bizim yüreğimiz sadece birbirimizin yüreği için atsın. Eğer yeni bir yaşam inşa edilecekse o yeni yaşamın içinde tüm halkların ve inançların kardeşçe yaşadığı bir ülke var olacaksa, bu bin tane daha Çankaya koltuğundan daha kıymetlidir” dedi.

‘Başbakan parmak sallayamayacak’

Çankaya’da halkın temsilcisi olduğu takdirde Başbakan’ın parmağını sallayarak halkı tehdit edemeyeceğini kaydeden Demirtaş, yurttaşlardan “O yüzden seçimde oy kullanırken önünüze koyulan 3 adaya dikkat ediniz. Sizler oy verirken her kim ki mazlumdan, ezilenden yanaysa, işçinin yanında olacaksa, Soma’da madencilerin, Roboskî‘de halkın yanında olacaksa, HES’e karşı direnen halkın yanında olacaksa ona karar verin” sözleriyle destek istedi.

‘Tek değil, bir olalım’

Yeni bir yaşam için yola koyulduğuna işaret eden Demirtaş, sözlerini “Hakkari’den getiren selamı Çorlu’ya teslim etmek için yollardayım. Tek olalım demiyorum, bir olalım diyorum. İşte yeni yaşam mesajımız Türkiye’de destek bulursa, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Bu topraklar bizi ezenlere dar olacak. Yeni yaşam çoğulcu, çok kültürlü olsun istiyoruz. Tekçilik, bizim doğamızda yoktur. O yüzden yani yaşam çağrımız, birlik olmalıdır. Siz Çorlu’da bir aradasınız ya işte budur kazanmak” diyerek noktaladı.
Alkışlarla çıktığı platformdan yine alkışlarla inen Demirtaş, Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı Forumu’na katılacak olması nedeniyle İstanbul’a doğru yola çıktı.

Kadıköy forumları ile buluştu

Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında Gezi direnişinden bu yana her hafta farklı konuları tartışmak üzere bir araya gelen Kadıköy forumlarıyla bir araya geldi. Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleşen buluşmaya ilgi yoğun oldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin halka zorla dayatılan gerilimi azaltabileceğini ifade eden Demirtaş, “Biz, milyonların halk gerçeğiyle şimdi Türkiye’nin tüm ezilenlerin mücadelesini ortaklaştırmak istiyoruz” dedi. Seçimin başından beri kazanan tarafın kendileri olduğunu dile getiren Demirtaş, “Çünkü ilkelerimizden vazgeçmiyoruz. Umudunu bize teslim edenleri mahcup etmeyeceğiz” diye konuştu.
Demirtaş’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Kadınlarla yönetmeye hazırım

Selahattin Demirtaş, dün de İstanbul’da KA.DER’in düzenlediği toplantıda kadın örgütlerinin temsilcileri ile bir araya geldi.
Dedeman Oteli’nde yapılan toplantı, CHP/MHP ittifakının adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun geçtiğimiz hafta yaptığı toplantının aksine basına açık gerçekleşti.
Toplantının moderatörlüğünü gazeteci Şirin Payzın yaptı.
Toplantının açılışını yapan KA.DER Başkanı Gönül Karahanoğlu, seçilecek cumhurbaşkanından talep ve beklentilerini açıkladı.
Cumhurbaşkanının fanatizm, yobazlık, ırkçılık, militarizm, nefret söylemi, toplumsal yozlaşma, şiddet ve savaşa karşı “rol model” sıfatını üstlenmesi gerektiğine dikkat çeken Karahanoğlu, beklentileri şöyle sıraladı: “Tüm görevlendirmelerde eşit temsiliyet ve pozitif ayrımcılık ilkesine uygun davranmalı. Kanun hükmünde kararname çıkmasını yetkisini kullanmamalı. Önceliğini ‘yurtta barış, dünyada barış‘ olarak belirlemeli. Kadın-Erkek Eşitliği Bakanlığı’nın kurulması için çalışmalı. Devlet Denetleme Kurulu’nu atarken eşitlik ilkesini dikkate almalı. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ve şiddetin sonlandırılması için çalışmalı. Uluslararası ve ulusal ziyaret programlarına kadın kuruluşlarını dahil etmeli. Kadının siyasette karar sahibi olabilmesi için çalışma yapmalı. Ulusal ve uluslararası günlerde TBMM’yi özel gündemle toplantıya çağırmalı.”
Karahanoğlu’nun ardından Demirtaş ile söyleşi başladı. Söyleşi sırasında kadınlar sık sık Demirtaş’ı alkışladı. Demirtaş, Şirin Payzın’ın “KA.DER’e ne mesaj vermek istersiniz?” sorusuna “Dezavantajlı grupların taleplerinin görünür kılınması için bu kampanyayı bir fırsat olarak değerlendirdik. Kendi adaylık propagandamdan çok daha önemli olan kadın sorununun görünür olmasıdır” yanıtını verdi.

Bizi de değiştiren kadın mücadelesidir

Cumhurbaşkanı seçim sürecinin en büyük eksikliğinin kadın adayı olmaması olduğunu bir kez daha hatırlatan Demirtaş, “Kadın aday çıkartılmadığı için hepimiz özeleştiri vermeliyiz. Önümüzdeki seçimde kesinlikle bir kadın aday çıkartılmalı” diye konuştu. “Yeni bir yaşamı inşa etme projemizin fikri kadın mücadelesidir, bizi de değiştiren kadın mücadelesidir” diyen Demirtaş, şöyle konuştu: “Siyasi geleneğimizde, kadının özgürlük mücadelesi, kendi eşit kimliği ile var olma mücadelesi çok önemli bir noktaya geldi. Dünyada da bir ilk yaşanıyor. Hem parlamentoda, hem de seçilmiş yerel kademelerde, hem de il ve ilçe yönetimlerde kadın temsiliyeti dünya ortalamasının üzerinde. Belediyelerde eşbaşkanlık sistemi bizim partimizde uygulanıyor. YSK izin vermiş olsaydı, eşcumhurbaşkanı adayı olarak bu seçime katılmayı arzuladık.”

Kadın Cumhur Meclisleri

KA.DER’in seçim manifestosunun altına imza attığını söyleyen Demirtaş, “Kadının Cumhur Meclisleri”ni anlattı: “Cumhurbaşkanı tek kişilik bir makam olarak görev yapıyor. Halktan tanıştığı, fikir almak  zorunda olduğu hiçbir kurum yok. Sadece resmi danışmanları var. MGK’ya başkanlık yapıyor. MGK zaten darbe ürünüdür. Kaldırılmalı. Halkın başkanlığını yapacak kişinin karar alırken, halkla bağını kurabileceği mekanizmalara ihtiyaç var. Bu mekanizmaları yaratacağız.”

Fiili olarak Eşcumhurbaşkanı

Kadın örgütlerinin seçtiği bir kadın meclisi ile çalışmaya da hazır olduğunu söyleyen Demirtaş, “Kadınlarla ilgili her konuda öneriler sunabilir, yasalar konusunda destek sunar, eleştiride bulunur. MGK ile toplantı yapmaktan çok daha kıymetli bir toplantı olacaktır” dedi.
Demirtaş, eşbaşkanlık sisteminin de fiili olarak uygulanabileceğini söyledi. “Genel sekreter kadın olabilir mi?” sorusuna, “Olabilir tabi ki. Oradaki çalışanların yarısı kadın olmalı. Genel sekreter kadın olmalı. Kadın örgütlerinin seçeceği bir temsilci ile eşcumhurbaşkanı ile çalışmaya hazırım” şeklinde yanıt verdi.

Elbette Kürt’üm
Bir soru üzerine yeni yaşam belgesinin tüm halklara sunulduğunu belirten Demirtaş, “Elbette Kürt’üm, ezilen bir kimliğin içerisindenim. Bunu bir avantaj olarak görüyorum. Ezilmişliği kitaptan öğrenmedim, mücadeleyi de kitaptan öğrenmedim. Ezilmişliği, kadınlar, Ermeniler, Müslümanlar, Aleviler iyi bilir. Bütün bu kimliklerin yeni bir yaşam hukuku ile bir arada olması gerektiğini düşünüyoruz. Ezilenler adına yeni bir yaşam teklifi sunduk. Ezilenden, halktan yana yeni bir yaşam inşa etme teklifini sunduk. Öncelikleri halklar arasındaki gerilim alanlarını doldurmalıyız” diye konuştu.

Kürt seçmen ne yapacak?

Demirtaş, “Kürt seçmen ne yapacak?” sorusuna “Yeni yaşam teklifini sadece Kürt halkına sunmadık. Halkımız zaten bunun mücadelesini veriyor. Bu projeyi ilk defa birlikte sunuyoruz. Kürtler, hem dinine hem diline saygı duyarak, yeni yaşam çağrısının içinde olacak. Bu yeni yaşam çağrısı dini öteleyen bir çağrı değil. Ortadoğu’da dini dıştalayan bir yaklaşım gerçekdışı olur. Hangi inançtan olursa olursa ona yeni yaşam teklifini sunuyorsak, bu muhafazakar için de geçerli. Kürtler ve Türklerin muhafazakar kesimleri de bu mesajı alacaktır. Onun da bir Müslüman olarak toplumda korkmadan yaşayabileceği, yeni yaşam teklifi bizdedir. AKP’de değil. Yeni yaşam teklifimizi bütün toplumsal kesimlere soruyoruz” dedi.

Uzun süreli mücadele

“Kadına yönelik şiddetin durdurulması için somut öneriniz var mı”? sorusuna şu yanıtı verdi: “Tek başıma bu sorunları çözemem elbette. Ancak o makamı kullanarak mücadele ederim. Kadına yönelik şiddetle mücadelede uzun süreli bir mücadele. Cumhurbaşkanı sorunun yaşandığı yerde olmalı. Kadının öldürüldüğü yerde olmalı.”

Türk yönetiyorsa ben de yönetebilirim

“Mustafa Kemal Atatürk, Türklük hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi: “Türklük, cumhuriyetin kuruluşunda ulus devletin inşasından yanlış tanımlandı. Türk değilim ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu ülke ortak vatansa, bu ülkeyi ben de yönetebilirim. Türk yönetiyorsa, ben de yönetebilirim. Bir Kürt yönetmek isteyince neden sorun çıkıyor? Kemal Atatürk, bu ülkenin kurucu önderidir. Ama yaptığı hatalar yok mudur?  Atatürkçülük adına sonradan yapılanlar tartışılmalı. Tek kimliğe dayalı ulus dayatması da Kemalizm açısından sorgulanmalıdır. İlericilik adına kendini sorgulamayan bir düşünce kendini nasıl ilerici tanımlayabilir. Ben solcuyum, eleştireye açığım. Savunduğum her düşünce mutlak doğrudur demiyorum. Eleştiriye açığım. Ama önce şunu kabul edeceksin ondan sonra cumhurbaşkanı olacaksın denilirse, bu kabul edilebilir değildir. Hem sorgulayıcı hem de eleştireye açık olmak gerekiyor.”

Kenan Evren bile

Demirtaş’ın “Bu ülke Kenan Evren’e cumhurbaşkanı diyebildi, bana neden diyemez?” sözü kadın yoğun alkış aldı.
Kürtaj ile ilgili bir soru üzerine Demirtaş, “Kadın bedeni üzerinde hiçbir otoritenin tasarruf hakkı yoktur. Devletin bunu tartışması bile abestir. Kadın bedeni ile ilgili her şey, kadını ilgilendirir. Ne kocanın, ne babanın, ne de Tayyip Erdoğan’ın bu konuda hakkı vardır” dedi.
Demirtaş son olarak, “Herkes sandığa gitmeli” dedi.

Sandık güvenliği kaygısı

Yurtdışındaki sandık güvenliği konusunda bir endişeniz var mı? sorusuna, “Oylar kullanıldığı yerde sayılmayacak. Ankara’ya getirilecek. O yolculukta müşahitler bulunmayacak. Zaten çalma konusunda sabıkası olan bir yönetim. Bu konuda kaygılıyız ki tabi ki. Bizim de temsilcilerimiz o taşıma sırasında olmalı“ diye konuştu.

DİHA/İSTANBUL