
Almanya’nın Wuppertal kentinde 32 yıldır restaurant işleten Orta Anadolu Kürtlerinden Mehmet Yıldız’ın sahibi olduğu Hayat/Jiyan Restaurant’ta PKK yasağı kaldırılsın afişi, Kürdistan haritası, Y.Özgür Politika ve Serxwebûn gazeteleri dikkat çekiyor. Yıldız, Kürt kimliği nedeniyle defalarca Türk faşistlerinin tehditlerine maruz kalmış ve mahkemelik olmuş. Yıldız, PKK yasağına ilişkin ise, „Halkı için mücadele eden bir örgütün ‘terör listesi’nde olması anlaşılır değil“ diyor.

„Kürtleri anlatıyorum“
Kürtlerin Almanya’ya gidiş hikayesi ta 1920’lı yıllarda varlıklı aile çocuklarının gidişi ile başlar. 1960’larda Almanya’nın iş gücü talebi, 1972 ve 1980’de ise askeri darbeler ile 1990’lı yıllarda, Türk devletinin, Kuzey Kürdistan’da Kürtlere yönelik şiddetli saldırı ve soykırım operasyonlarının artması nedeniyle, yüz binlerce Kürdistanlı ülkelerini terk edip Almanya’ya sığınmacı olarak yerleşti. Almanya’ya göç eden Kürtler, özellikle gastronomi sektöründe büyük bir başarı elde etti. Kürt mutfağı her halktan insanların vazgeçilmezi haline geldi. Almanya’da Kürt esnaflar gastronomi alanında yoğun bir ilgi görüyor. Kürt mutfağının zenginliğinden kaynaklanan bu ilgi, aynı zaman da Kürt kültürünün tanıtımı açısından büyük bir önem arz ediyor.
Otuz iki yıldır Almanya’nın Wuppertal kentinde kendi renkleri ve kültürü ile restaurant işleten İç Anadolu Kürtlerinden Mehmet Yıldız ile iş hayatı hakkında konuştuk.
Kürt kimliğinden dolayı yaşadığı zorlukları ve tecrübelerini gazetemize anlatan Yıldız, Kürt esnaflara tavsiyelerde bulunarak, girişim ruhunun önemli olduğunu ve her girişimcinin bir duruşu olması gerektiğini vurguladı. Kürt esnafların, özellikle kendi kültür ve renklerine sahip çıkması gerektiğini söyleyen Yıldız, bunların gözardı edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
‘Haberleri türcüme ediyorum‘
Konya’nın Cihanbeyli (Esbîkeşan) ilçesine bağlı Yapalı (Xelika-Qemera) beldesinde dünyaya gelen ilk, orta ve liseyi Cihanbeyli’de okuyan, 1974 yılında henüz 19 yaşında iken Türk devletine askerlik yapmamak için Almanya’ya gelen Yıldız, burada tüm zorluklarla mücadele ederek, 1984 yılında Hayat/Jiyan adlı bir restaurant açıyor. Restaurantı açarken Kürt olmasından kaynaklı, Türk ırkçıları tarafından sürekli rahatsız edilen Yıldız, baskılara karşı hiçbir zaman boyun eğmediğini ve sürekli mücadele ettiğini söyledi. Kürt kimliğinden dolayı birçok zorlukla karşılaştığını ve Türk ırkçılarının iş yerine gelen müşterilerine, „Bu iş yerine gitmeyin, burası PKK’lilerin yeridir“ dediklerini de ifade eden Yıldız, „onlar böyle yaptıkça ben daha da hırslandım, kendi kültürüm ve rengimle iş yerime sahip çıktım ve uzun yıllardır aynı yerde müşterilerimin de isteği üzerine hiç değişiklik yapmadan işime devam ediyorum” dedi. Bir Kürt kurumu gibi işletilen Hayat/Jiyan restaurantın girişinde, PKK yasağı kaldırılsın afişi ve büyük bir Kürdistan haritası yer alıyor, hemen ardından raflardaki Yeni Özgür Politika ve Serxwebun gazeteleri dikkatimizi çekiyor.
„Müşterilerin genelde Almanlar, gazeteleri rafa koymuşsunuz ilgilerini çekiyor mu?“ sorumuza Mehmet Yıldız gülümseyerek, „Siz Kürtçe ve Türkçe’nin yanı sıra Almanca da yayın yapsaydınız, ben soranlara tercümanlık yapmazdım” esprisi ile cevapladı. Gazetelerin müşterileri tarafından ilgi gördüğünü, müşterilerinin genellikle Alman sol kesiminden oluştuğunu söyleyen Yıldız, „İlgilerini çeken resimler gördüklerinde o haberlerin içeriğini soruyorlar. Ben de haberi onlara tercüme ediyorum. Tercüme ederken aynı zaman da Kürtler üzerindeki baskıları ve Kürtlerin neden mücadele ettiklerini de anlatıyorum“ dedi.
Defalarca polise şikayet edildi
Geçtiğimiz yıla kadar işyerinin dış camlarına da önemli bulduğu haberleri ve PKK yasağı kaldırılsın afişini astığını söyleyen Yıldız, „Türk ırkçılarının şikayeti üzerine Alman polisleri işyerime geldi ve PKK bayrağı yasaktır bu bayrağı asamazsınız dedi. Dış camlardaki bayrak ve fotoğrafları kaldırdı. Mahkemelik oldum, mahkemeden birşey çıkmadı. Çünkü astığım afişte PKK yasağı kaldırılsın yazılıydı. Bu bir propaganda değildi. Sadece talepti. Halkı için mücadele eden bir örgütün „terör listesi“nde olması anlaşılır değil. Ben de sivil bir Kürt vatandaşı olarak yasağın kaldırılmasıyla ilgili böyle bir eyleme başvurdum“ dedi.
‘Kürt esnaflar renklerine sahip çıkmalı’
Almanya’daki bazı Kürt esnafların, sırf ırkçı Türklerin işyerlerine gelmeyeceğinden çekindiklerinden dolayı, işyerlerine Türkçe isimler verdiklerine dikkat çeken Yıldız, „Hangi Türk kendi işyerine Kürtçe isim vermiş, hangi Türk, Kürtler işyerine gitsin diye kendi renklerinden vazgeçmiş ki biz de vazgeçelim. Burası Türkiye de değil, devlet Kürtçe isimden dolayı baskı uygulasın, burada her halktan insanlar kendi kültür ve kimlikleri ile özgürce yaşayabiliyor, lakin bazı esnaflarımız hala bu korku ve çekincelerle kendi renklerine sahip çıkmıyorlar. Müsadeniz olursa gazeteniz aracılığıyla Kürt esnaflara seslenmek istiyorum. Bizi biz eden dilimiz, renklerimiz, kültürümüz ve tarihimizdir. Biz bunlara sahip çıkmazsak, işyerlerimize Kürt olduğumuz için gelmeyen ırkçılar mı sahip çıkacak? Bizi biz olduğumuz için kabul etmeyenlerin bizim müşterimiz olmasının sizce bir anlamı var mı?“ vurgusu yaptı.
Yıldız ailesinin de bir kardeş ailesi var
Kuzey Kürdistan ile bağını Cizre’deki ‘Kardeş Aile Kampanyası’ ile daha da güçlendirdiğini söyleyen Yıldız, „İmkanı olan her Kürt’ün kardeş aile projesine katılması gerekiyor. Oradaki halkımız işgale karşı büyük bir direniş sergiledi. Devlet güçleri direnişi kıramayınca halkın evlerini tank ve toplarla yıktı. Ordaki halkımız, Kürt halkının onuru için teslim olmadan mücadeleye devam etti. Bu nedenle ‘Kardeş Aile Kampanyası’na katılmak ve bir kardeş aile edinmek hepimizin mecburi görevidir“ dedi.
HALİL İBRAHİM CENGİZ / WUPPERTAL