HDP’nin Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak hazırlanan 2020 bütçesine 35 gün boyunca itiraz edip halkın lehine değiştirilmesi için çaba harcayanlardan Amed Milletvekili Garo Paylan, tam bir savaş, saray ve israf bütçesi hazırlandığını söyledi.

Vergi adaletsizliği, kaynakların harcanmasındaki adaletsizlik ve savaşın ağır yükünün yansımalarına dikkat çeken Paylan, işgalci, yayılmacı ve saldırgan politikanın gerektirdiği kirli çarkı anlattı. Paylan, bütçeye bakıldığına Kürt düşmanlığına dayalı savaşın süreceğinin görüldüğünü vurguladı.

DİREN YURTSEVER / MA/ANKARA

HDP’li Garo Paylan, AKP ve MHP’li birçok vekilin bütçeyle ilgili sakıncalar olduğunu düşünseler de, Erdoğan ve Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda bu adaletsiz bütçeye yol verdiğini ifade etti.

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi, AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. Yapılan oylamada 488 milletvekili oy kullanırken 329 vekil “kabul”, 159 vekil “ret” oyu verdi. Kabul edilen bütçeye göre en büyük payı 468,3 milyar TL Hazine ve Maliye Bakanlığı alırken, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ile ofislerine ise 3 milyar 152 milyon 937 bin TL ödenek tahsis edildi.

Diyanet’e 11,5 milyar

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sonra en çok payı 125,8 milyar lirayla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve 125,4 milyar TL’yle Milli Eğitim Bakanlığı takip etti. Bütçeden Sağlık Bakanlığı’na 58,6 milyar TL, Milli Savunma Bakanlığı’na 53,9 Milyar TL, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ise 40,3 milyar TL aktarıldı. Bakanlıklar dışında Jandarma Genel Komutanlığı’na 23 milyar TL kaynak ayrılırken 11 bakanlıktan daha fazla pay alan Diyanet İşleri Başkanlığı’na 11,5 milyar TL, Meclis’e 1,7 milyar TL, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’na ise 2,2 milyar TL kaynak ayrıldı.

Yatırım bütçesi azaldı

 Cumhurbaşkanlığınca sunulan bütçe teklifinde, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 949 milyar 25 milyon 615 bin TL, özel bütçeli idarelere 73 milyar 771 milyon 848 bin TL, düzenleyici ve denetleyici kurumlara 6 milyar 536 milyon 982 bin TL ödenek verildiği kaydedildi. 2019 yılı bütçesinde 65 milyar 78 milyon TL olan yatırım ödenekleri ise 2020 yılı bütçesinde yüzde 1,5 azalışla 64 milyar 85 milyon TL olarak kabul edildi. Yedek ödenekler için ise 2019 yılı bütçesine göre 2020 yılı bütçe teklifinde yüzde 11,4 artışla 8 milyar 764 milyon TL ödenek ayrıldı.

Vergi gelirlerinde artış

 2020 yılı bütçesine gelirler açısından bakıldığında bütçe gelirlerinin 2019 yılı bütçesine göre yüzde 10,3 artışla 956 milyar 588 milyon TL olarak öngörüldü. Gelirler içerisinde vergi gelirlerinin 2019 yılına göre yüzde 17,5 artışla 784 milyar 602 milyon TL, vergi dışı diğer gelirlerin ise yüzde 11,1 azalışla 152 milyar 33 milyon TL olarak tahmin edildi. Vergi gelirlerinin detayında ise çeşitli vergilerin 2020 yılı bütçesinde öngörülen miktarları ile vergi gelirleri içindeki payları şöyle: Gelir vergisi: 182,1 milyar TL (yüzde 23,2), kurumlar vergisi: 89,4 milyar TL (yüzde 11,4), özel tüketim vergisi: 175,2 milyar TL (yüzde 22,3), dahilde alınan KDV: 57,8 milyar TL (yüzde 7,4), ithalde alınan KDV: 158,1 milyar TL (yüzde 20,2), motorlu taşıtlar vergisi: 17,4 milyar TL (yüzde 2,2), banka ve sigorta muameleleri vergisi: 25,0 milyar TL (yüzde 3,2), 2020 yılı bütçe teklifinde de 10 milyar TL özelleştirme geliri hedeflendi.

Sosyal yardımların payı

 Sosyal güvenlik sistemine yapılacak transferler için 2019 yılında merkezi yönetim bütçesinden 188,2 milyar TL ödenek ayrılırken, 2020 yılı bütçesinde ise 225,6 milyar TL olarak ayrıldı. Öte yandan, 2020 yılı bütçe teklifinde sosyal yardımlar için 69,5 milyar TL,  kamu-özel iş birliği projeleri için ise 18,9 milyar TL ödenek belirlendi.

Eğitimin payı düştü

 Bütçe içindeki payları açısından önemli bazı oransal değişim detaylarına bakıldığında ise 2020 yılı bütçe teklifinde; 2019 yılı bütçesine göre; sağlığın payının yüzde 16,3’ten yüzde 17,2’ye, tarımın payının yüzde 2,8’den yüzde 3,1’e yükseldiği, yatırım ödeneklerinin payının yüzde 6,8’den yüzde 5,9’a, eğitimin payının yüzde 16,8’den yüzde 16,1’e, sosyal yardımların payının ise yüzde 6,5’den yüzde 6,3’e düştüğü görülmektedir.

Saray ve savaş bütçesi

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak hazırlanan bütçeye itiraz eden isimlerin başında gelen Amed Milletvekili Garo Paylan, MA’nın sorularını yanıtladı. Saray’ın ve savaşın bütçesi olduğunu söyleyerek 35 gün boyunca değiştirilmesi için çabaladıklarını ama iktidar vekillerinin bu vicdansız ve adaletsiz bütçeden bir virgül dahi değiştirmediğini söyledi. Bunun da Meclis’in yürütmeye karşı ne kadar güçsüz olduğunu gösterdiğini kaydeden Paylan, ”İnanın AKP ve MHP’li birçok milletvekili de bu bütçeyle ilgili sakıncalar olduğunu düşünüyorlar ama maalesef Erdoğan ve Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda bu adaletsiz bütçeye yol verdiler” dedi.

Havada, karada, denizde saray

Bu bütçenin kaynaklarının saraylara aktığını kaydeden Paylan, şunları paylaştı: ”Milyarlar harcanarak kışlık saray yaptı. İtiraz yeterince gelmeyince yazlık saray yaptı. Geçen yılın bütçesinden yine milyarlarca liralık bir yazlık saray yaptırıyor kendisine Marmaris’te. İtiraz gelmeyince Katar’dan yüz milyonlarca liralık uçan bir saray aldı. O uçan sarayın parasının ödenmediğini söylüyor ama meğerse Kanal İstanbul’un etrafındaki arazilerle aslında o para ödendi. Bu da yetmiyor bir yüzen saray almayı planlıyor. Şu anda alınmış ve içi restore ediliyor, lüks bir yat Marmaris’te demirleyecek. Van Ahlat’ta bir tane daha saray yapıyor.”

İhaleler 5 müteahhide

İtiraz ettikleri diğer bir noktanın, bütün devlet ihalelerinin 5 yandaş müteahhide gitmesi olduğunu söyleyen Paylan, bütün kaynakların da 5 tane müteahhide aktığını belirtti. Verilen garantilere dikkat çeken Paylan, Kütahya Havalimanı örneğini verdi.

Militarizme boca ediliyor

Üçüncü itirazlarının da bir savaş bütçesi vasfına olduğunu ifade eden Paylan, ”2014’te diyalog sürecinde bütün güvenlikçi kalemlerin toplamı yalnızca 40 milyar TL iken, 2020 yılı bütçesinde 160 milyar TL’ye yükseltildi. Bu da devletin güvenlikçi bir bakış açısına hapsolduğunu gösteriyor. Bütün kaynaklar S-400’lere, SİHA’lara, İHA’lara, tanklara aktarılıyor” dedi.

Emekçiden çalıp silaha

2020 bütçesi için EYT, atanamayan öğretmen, işsizlik gibi sorunları çözmekten uzak bir bütçe, diyen Paylan, bir vatandaş 2 bin 20 TL asgari ücretle ben geçinemiyorum diyorsa aslında onun maaşından çalınan bir kaynağın mermi, tank, top yani savaş bütçesine aktarıldığını ortaya koyduğunu söyledi. Paylan,  ”Barış süreci olsaydı güvenlik bütçesinden en az 100 milyar TL tasarruf edilebilirdi. Yandaşlara aktarılan kaynakları da katsak, ben 50 milyar TL bir hesap ediyorum. 150 milyar TL tasarruf edebilirdik. Bu 150 TL kaynak ile EYT sorunu çözülebilirdi 30 TL kaynak ayırarak. 200 bin atama bekleyen öğretmen için 10-15 milyar TL’si ile bu sorun çözülebilirdi. KYK’ye borçlu 5 milyon gencin yalnızca 10 milyar TL’si ile bütün KYK borçlarını çözebilirdik. Kadınlara özerk bir bütçe tanınabilirdi bu bütçede. Çiftçilere artı 20 milyar TL katkı verebilirdik. Düşünün bu kadar para harcıyorum hala parayı bitiremiyorum. Barışla sağlanabilecek tasarrufla bütün toplumsal taleplerini ben çözebiliyorum bu ülkenin, Maliye Bakanı olsam çözebilirdim.”

Kirli savaş çarkı

Örtülü ödenekten gelecek yıl 8-10 milyar TL harcanacağını tahmin ettiğini belirten Paylan, bu paranın da savaşın örtülü kısmına harcandığını belirtti. Savunma Sanayi Fonu’nun işleyişine işaret eden Paylan, ”20 milyon bordrollü vatandaş var. Bunların maaşları daha ellerine geçmeden vergiler kesilir ve oradan gelir vergisi öder. Her kuruş verginin yüzde 5’i Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na gidiyor. Gelecek yıl 200 milyar TL gelir vergisi kesilecek, yüzde 95’ini yoksul vatandaş ödeyecek. Bunun 10 milyar TL’si Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na gidecek” şeklinde konuştu.

 İşgalci ve yayılmacı politikanın saldırganlığına Rojava’dan Libya’ya kadar uzanan pratiğine dikkat çeken Paylan, şarkın şöyle döndüğünü anlattı: ”Tayyip Erdoğan’ın bir damadı Maliye Bakanı. Bizden adaletsiz bir şekilde aldığı vergileri, Tayyip Erdoğan’ın diğer damadına topluyor ve bu damat da silah, İHA, SİHA üretiyor. Her evde bir işsiz var. Herkes o işsiz çocuğuna bakarken, bu yolsuzluk çarkını, israf ve savaş döngüsünü düşünsün. Bu yüzden yoksulsunuz, bu yüzden işsizsiniz. İktidar vergileri alıyor savaşa ve saraya aktarıyor.”

Kürt düşmanlığı sürecek

2020 bütçesinin, iktidarın önümüzdeki dönemde Kürt sorununa dönük politikasında yine savaşı esas alacağını gösterdiğini ifade eden Paylan, zaten 5 yıldır Kürt düşmanlığı üzerine bir politika sürdürüldüğünü söyledi. Rojava’daki Kürtlerin statü elde etmesini büyük bir tehdit olarak ortaya koyduğunu; içeride Kürtlerin belediyeleri kazanıp siyasette etkin olmasını büyük bir tehdit olarak gördüğünü kaydeden Paylan, ”Medyada tek kanal olarak güvenlik algısı yaratıldığı için vatandaş, ‘Tamam ben yoksullaşıyorum ama devletin bir beka sorunu var’ diye düşünüyor. Bu da kısmen başarılı oluyor. Savaşla hiçbir şeyin çözülemeyeceğini toplumumuza anlatmalıyız. Soygun çarkını kırmanın tek bir yolu var, tekrar demokrasi mücadelesini öne koymak” şeklinde konuştu.

Vicdan açığı daha da arttı

Geçmiş bütçelerde bütçe açığı ve dış finansman açığını konuştuklarını hatırlatan Paylan, şöyle devam etti: ”Bu bütçede vicdan açığı daha da arttı. Demokrasi, adalet açığı daha da büyüdü. İnsanlarımız yoksul, işsiz ve intihar ediyor. 1 trilyon üzerindeki bütçede çok büyük israflar var. Saray rejimi bir israf rejimi. Ankara’da ciddi bir yolsuzluk çarkı var Vatandaşların yüzde 70’i borçlu. Bu krizin gelecek yıl da süreceğini düşünüyorum. Bu yolsuzluk ve hırsızlık çarkını yıkmak için bütün vatandaşların itiraz etmesi gerekiyor.

 
 

Zamlar peş peşe geldi!

2020 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi artış oranı yüzde 12 olarak açıklandı. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Pasaport, ehliyet harcı, trafik cezaları 2020’de yüzde 22,58 oranında artacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Motorlu Taşıtlar Vergisi artış oranı yüzde 12 olarak açıklandı. Pasaport, ehliyet harcı, trafik cezaları 2020 yılında yüzde 22,58 oranında artacak. Yurt dışından getirilen cep telefonları için ödenen ücret de 2020 yılında 22,58 oranında artacak.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın (Gelir İdaresi Başkanlığı), Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan tebliğde, Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddesinde, yeniden değerleme oranının, yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun yurt içi üretici fiyat endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olduğu belirtilerek, bu oranın bakanlıkça Resmi Gazete ile ilan edileceği hükmünün yer aldığı ifade edildi.

Tebliğe göre pasaport, ehliyet harcı, trafik cezaları, yurtdışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonları için ödenen ücretler 2020’de yüzde 22,58 oranında artacak.

Bu kapsamda, yeniden değerleme oranının 2019 için yüzde 22,58 olarak tespit edildiği aktarılan tebliğde, söz konusu oranın 2019 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacağı kaydedildi.

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) oranı da yeniden belirlendi. Cumhurbaşkanı kararı ile 2019’da olduğu gibi 2020’de de Motorlu Taşıtlar Vergisi artışını belirleyen yeniden değerleme oranı indirim yetkisi kullanılarak belirlendi. Buna göre, 2019 yılı için tespit edilen değerleme oranı, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak 2020’de MTV tutarlarına uygulanmak üzere yüzde 12 olarak yeniden belirlendi. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Karar, 1 Ocak 2020’da yürürlüğe girecek.

 
 

Toplum daha da yoksullaşacak

   

Ekonomist Özgür Müftüoğlu, daha önceki bütçelerde olduğu gibi yangından mal kaçırırcasına çıkarıldığını belirterek, “Toplumun büyük bir kısmı bu bütçenin kendisine ne getirdiğini ne götürdüğünü bilmiyor. Dolayısıyla son derece antidemokratik bir ortamda gerçekleşmiş, toplumun kaynaklarını siyasi iktidarın kendi istediği gibi kullanmasını sağlayan bir bütçe geçti” dedi.

Bütçenin gelirlerinin büyük ölçüde toplumdan alınacağını ifade eden Müftüoğlu, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde hem vergilerdeki hem diğer kalemlerdeki artış topluma yansıyacak. Satın aldığımız ürünleri ya da cebimize giren gelirleri daha da düşürecek. Bu da iktidar ve bir avuç sermayedarın bütçeden nemalanmasına, toplumun büyük kesiminin de yoksullaşmasına neden olacak.”

Suriye ve Libya’daki çatışma süreçlerinden kaynaklı bütçede önemli bir payı silah sanayine aktarıldığına dikkati çeken Müftüoğlu, “Büyük pay silahlanmaya aktığı için toplumun temel ihtiyaçları olan eğitim, sağlık, yatırım gibi alanlara kaynak kalmıyor. Emeklilikte yaşa takılanlarda gördüğümüz gibi ‘bütçede açık oluyor’ denilerek insanların kazanılmış hakları dahi verilmiyor” diye konuştu.

Türkiye’nin yatırım yapmak yerine Kanal İstanbul gibi hayali projelerle oyalandığını aktaran Müftüoğlu, şunları ekledi: “Türkiye’nin üretime yönelik yatırıma ihtiyacı var. Türkiye küresel süreç içerisinde bundan önceki dönemlere göre daha geri bir yere düştü. Gelecek dönem Türkiye eldeki kamu arazilerinin, kaynaklarının satıldığı, bir yağma alanı haline gelecektir. Bu durum ülkeyi daha da çoraklaştıracak.”