
Edebiyat alanında da öncü olan kadınlar erk zihniyetin politikalarıyla bu alanda neredeyse görünmez hale getirildi. Kimi zaman kadınların edebiyat yapmaları yasaklandı kimi zaman ise kadınların eserleri erkek isimleri ile sunuldu. Dilleri yasaklanan Kürt kadınlarının da edebiyatla ayrı bir hikayesi var. Kadınların yaktığı ağıtlar yıllarca erkekler tarafından dillendirildi, sürdürücüsü erkekler oldu. Kürt Yazarlar Derneği Kadın Komisyonu’ndan Yıldız Çakar, “Kadın kendi yaratıcı kalemini ortaya çıkartırsa erkelerin kadın üzerine yazdığı tüm metinler anlamını yitirecektir” diyor..
Kadının hikayelerini erkekler anlatıyor
Günümüzde kadınların erkeler tarafından yazılmasının feodal bir bakış açısı olduğuna dikkat çeken Çakar, Kürt edebiyatında kadın şair olmanın zor olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Uzun yıllardır edebiyatla iç içe bir yaşamım var. Ben hep Ayşe Şan ve Meyremxan’dan bahsederim, her ne kadar dengbej ve stranbej olsalar da ruhlarına baktığımız zaman aslında her ikisi de şairdir. Kendilerinin yaptığı şarkılar vardır. Buna baktığımız zaman aslında iki büyük kadından bahsedebiliyoruz.”
Kadın motiflerin olduğu Kürt edebiyatının erkekler tarafından yazıldığını dile getiren Yıldız, “Kürt kültür sanatında dengbejlik kültürü var. Bunun bütün imgesel yapısı kadına ait. Bugün dengbejlerin söyledikleri hemen hemen hepsi kadın ruhu, kadınların motiflerin içinde olduğu klamlar erkekler tarafından söylenmeye başlandı. Aslında bunları yapan kadınlar ama kadınlar yok. Kadının bu kadar kendini anlattığı hikâyeler, öyküleri erkekler söylüyor” ifadelerinde bulundu.
Kürt edebiyatında kadınlar eril dil kullanıyor
Kürt kadın edebiyatında kadınların eril bir dile sahip olduğunu söyleyen Yıldız, “Edebiyatta kadınların dilinde de bir sıkıntı da var. Kürt edebiyatında genel olarak kadınlar bir eril dile sahip. Kadınlar bir erkek dilinin şekline giriyor. Çünkü kadın diliyle yazdıkları zaman saldırıya uğradıkları için kendini korumak adı altında da bu bunu yapıyorlar. Bu edebiyat için büyük bir katliamdır” dedi.
Kadın şair olmanın zor olduğunu ifade eden Yıldız şöyle konuştu: “Bu ülkede biri yüksek sesle şiir okursa bu birilerini rahatsız ediyor. Bunu bir kadın yapıyorsa bu daha da tehlikeliydi. Kadınsınız ve şiir yazıyorsunuz bunu aşırı derecede bir zorluğu var. Hem Kürtçe şiir yazmak ve bunun yanı sıra kadın olmak zor. Benim bir devletim olsaydı, yazdığım şiirlerin daha bir kıymeti olacaktı. Bugün sadece yazıp öyle bir mezarlığa atıyorum ve orada biriktiriyorum.”
AMED / JİNHA