
Katliamın birinci yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Kadın Birlikleri (YJA) Koordinasyon Üyesi Leyla Agirî, Avrupa ve Kürdistan’ın dört parçasında 3 kadın devrimciyi sahiplenen Kürt kadını başta olmak üzere Kürtleri ve dostlarını selamladı.
“Eylemliliklerin yapıldığı bütün meydanlarda açığa çıkan bu sahiplenme, örgütlülük ve zafer duruşu karşısında bir kez daha görüldü ki katliamcılar hedeflerine ulaşamamışlardır” diyen Agirî, “Bu meydanlar bir kez daha göstermiştir ki, bu hareketin özgürlük çizgisi ve özgür yaşam ideali kolay kolay tasfiye edilemeyecektir” diye konuştu.
Değerlerin toplamı Paris meydanında idi
İstanbul’da ve Amed’in bazı ilçelerinde polis güçlerinin eylemlere saldırmasına tepki gösteren Agirî, “Onbinler, insanlık dışı hunharca bir saldırı ve vahşeti protesto etmek için oradaydılar. Bu eylemler, aynı zamanda insanlık değerlerine sahip çıkma eylemleridir. Türk devletinin eylemlere saldırması katliam ortaklığının delili sayılmalıdır. Buna rağmen halkımız görkemli eylemlerle katliamı lanetlemişlerdir. Bunun en anlamlı örneği 11 Ocak’ta onbinlerin katıldığı Paris mitingi olmuştur” şeklinde konuştu.
Paris meydanında birçok kesimden insanın yürüyüşe katılım göstermesinin Sara, Rojbîn ve Ronahîlerin mücadele kişiliklerinin yanı sıra Kürt özgürlük mücadelesinin geldiği düzeyin de göstergesi olduğunu belirten Leyla Agirî sözlerini şöyle sürdürdü: “Sara arkadaş kadın değerlerinin bileşkesiydi. Bu bileşke ve değerlerin toplamını Paris meydanında gördük. Bu sebeple 9 Ocak tarihini ‘kadınlarla ortak dayanışma günü’ ilan ettik. Sosyalist, feminist, demokrat çevreden kadınlar da bugünü ‘kadın katliamına karşı mücadele günü’ olarak ilan ederek, ortak mücadele perspektifi oluşturulmuştur.”
Dün Rosa, bugün Sara
Paris Katliamı’nın yıldönümünde açığa çıkan eylem ve ortaklaşma zemininin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Leyla Agirî, devamla şöyle konuştu: “Sloganımız, ‘dün Rosa bugün Sara; dün Berlin bugün Paris’tir. Rosalardan Saralara akıp gelen bir özgürlük mücadelesi söz konusudur. Bunun karşısında da her zaman tüketen, katleden erkek egemenlikli bir sistem gerçekliği var. Ne kadar büyük acı ve kayıplarımız olsa da bunun karşısında tıpkı Saralar gibi dik ve onurlu durmanın mücadelesi ve bu mücadeledeki ortaklık, kadınlar açısından en temel güçtür. Bu güç meydanlarda bir kez daha açığa çıktı. Bize umut veren ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümemizi sağlayan da bu duruştur. Kürdistan özgürlük mücadelemizin kırk yıllık birikimi ve değerleri bizi bu noktaya getirmiştir. Bu aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesindeki ısrar ve kararlılıktır.”
Acılarımızı hep özgürlük bilinciyle karşıladık
“Bugün meydanlarda özgürlük yolunda ilerleyen kadınlar, hiçbir engel tanımadığımızın, mücadeleyi başarıya taşıyacağımızın kararlılığını ortaya koymuşlardır” diyen YJA Koordinasyonu Üyesi Agirî, katliamın yıldönümünde sergilenen tutumla kadınların ortak demokratik cephesinin oluşturulmasına önemli bir zemin sunulduğunu kaydetti. “Biz her zaman acılarımızı büyük özgürlük bilincimizle karşıladık” diyen Agirî sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Analarımızın yaktığı bütün ağıtlarda tarihin acıları, kadının acıları gizlidir. Acıları doğru sahiplenme ve özgürlük mücadelesiyle ortaya koyma yaklaşımı önemlidir. Acılarımızı ve bize bu acıları yaşatanları asla unutmayacağız.”
Onları özgürlük değerlerine dönüştüreceğiz
Mersin’de Leyla Şaylemez için yapılan anıtın çok anlamlı olduğunu söyleyen Leyla Agirî, “Egemen sisteme ve katliamcılara en anlamlı cevap budur” dedi. Agirî, “Biz onları yaşamın her alanında yaşamsal kılacağız, özgürlük değerlerimize dönüştürerek süreklileşmesini sağlayacağız.” diye ekledi. Güney Kürdistanlı kadınların Paris Katliamı’na ilişkin konferans ve mitingler yapmasını da çok anlamlı bulduklarını ifade eden Agirî, Rojava’da 3 kadın devrimcinin sahiplenildiği eylemleri de değerlendirdi: “Rojava Devrimi’ni Şehit Sara çizgisinde derinleştirme ve güçlendirme kararlılığı, kadınlar öncülüğünde meydanlarda bir kez daha şiarlaştırıldı.”
Katliamcılar cevaplarını aldı
“Katliamda yer alan bütün güçler cevaplarını aldılar” diyen Leyla Agirî; “Fransız konsoloslukları önünde büyük protesto eylemleri oldu, Fransa’nın katliamdaki rolüne vurgu yapıldı. Protestoların anlamlı bir yönü de tutum alma ve tavır belirlemedir. Fransa’da Fethullah Gülen okullarını deşifre eden 9 Ocak protestolarıdır. Bu sahiplenişin sonuçları daha da açığa çıkacaktır“ diye konuştu.
YJA olarak demokratik ulus perspektifi temelinde toplumsal inşayı gerçekleştirerek ve ahlaki-politik toplumu örerek katliamı boşa çıkaracaklarını söyleyen YJA Koordinasyon üyesi Leyla Agirî, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bizler bütün şehitlerimizin hayallerine ve ideallerine cevap olmalıyız. Failler açığa çıkarılıncaya kadar mücadeleyi bırakmayacağız, mutlaka ama mutlaka kadınlar olarak, Özgür Kadın Birlikleri olarak bu katliamın hesabını soracağız. Saraların büyük direniş ruhuyla, Rojbînlerin büyük özgürlük aşkıyla, Leylaların büyük özgürlük hayalleriyle gerçekleştireceğiz bunu. Yaşayan, saraların çizgisi olacaktır.”
AVAŞİN ADAR / ANF/BEHDÎNAN