Tecride karşı 84 gündür açlık grevinde olan tutsaklardan Cüneyt Aslan, direnişten başka bir yollarının olmadığını vurgulayarak, “Eylemimiz, Kürt halkı için bir çağrıdır. Bu eylem sizin, bu direnişçiler çocuklarınızdır. Direndik, direniyoruz ve daha güçlü direneceğiz” dedi.

 Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Cüneyt Aslan 84 gündür açlık grevinde. Aslan, ailesi ile yaptığı görüşmesinde moral ve motivasyonlarının yüksek olduğunu belirterek şunları söyledi: “Önemli bir süreçte büyük bir direniş sergileniyor. Leyla Güven, Nasır Yağız’ın şahsında, dünyanın dört yanında ve zindanlardaki tüm eylemcileri selamlıyoruz. Eylemimiz 14 Temmuz ruhu ile sürüyor. Zafer gelmeyene kadar Mazlum, Kemal, Hayri ve Sara arkadaşın izinden gideceğiz. Onlara layık olmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bedeli ne olursa olsun bu arkadaşlarımızın ruhu ile direnip başaracağız. Eylemimiz güçlü bir irade ile devam ediyor."

Eylemimiz şimdiden başardı

Mart ayının kendileri için direniş ayı olduğuna dikkat çeken Aslan, şöyle devam etti: "Mart bizim için Newroz’dur. Mart bizim için direniştir. Bundan dolayı binlerce tutuklu arkadaşımız açlık grevi eylemine başladı. Direnişe katıldılar. Direnişi büyüttüler. Eylemimizin kaçıncı günde olması bizim için bir önem taşımıyor. Leyla arkadaşın eylemi 4 ayını geride bıraktı. Çok iyi bilinmelidir ki eylemimizin ardından tüm dünya bu tecritten haberdar oldu. 20 yıldır önderliğimiz üzerinde süregelen ağır bir tecrit var. Bugün herkes bu mutlak tecridi biliyor. Bu tecrit aynı zamanda Kürt halkını da kuşatmış. Tecrit politikalarının kirli yüzü ortaya. çıkmış durumda. Eylemimiz tarihe mührünü vurdu. Eylemimiz şimdiden başarıya ulaşmıştır. Büyük başarılara da gebedir. Tecridi kırdığımızı söylemiyoruz. Ancak binlerce kişi olarak şunu söylüyoruz. Tecridi kıracağız. Tecridi parçalayıp faşizmi yıkacağız."

Bu direnişçiler çocuklarınızdır

"Eylemimiz, Kürt halkı için bir çağrıdır" diyen Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu eylem sizin, bu direnişçiler çocuklarınızdır. Kimse bizden sessiz kalıp seyretmemizi beklemesin. Sessiz kalmayacağız, izlemeyeceğiz, şerefimizi bırakmayacağız. Bundan dolayı daha güçlü direneceğiz. Direndik, direniyoruz ve daha güçlü direneceğiz. Kürt halkı bu eylemi çok güçlü bir şekilde sahiplenmesi gerekir. Bugün sahada öncüler sizsiziniz. Herkes kendine güvensin. Bu dönemde yapacağı en küçük bir şeyde bu halkın geleceği için büyük bir önem atfediyor. Gençler her zamandan daha fazla direnmeli. Genç olarak başladık ve genç olarak başaracağız. Her zaman söylediğimiz gibi pasif kalmak yenilmeyi, teslimiyet ihaneti; direniş de zaferi getirir. Kimsenin şüphesi olmasın, sonuna kadar direneceğiz. Kimse bu direnişi izlemesin, yapılması gereken sahiplenmektir.”

 

Patnos’taki 161 tutsaktan mesaj

 

Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 161 tutsak, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde. Eylemlerine ilişkin mesaj gönderen tutsaklar, direnişin büyütülmesini istedi.

Ağrı/Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 161 tutsak, açlık grevi eylemlerine ilişkin ortak mesaj gönderdi. Tutsakların mesajı şöyle: “Umut, inanç, coşku, heyecan, moral ve motivasyonumuz her zamankinden daha büyük bir noktada. ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim’ hamlesi tarih sayfalarına yeniden yazılıyor. Tarihin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz. Halkımız, dostumuz ve düşmanımız iyi bilmelidir ki; teslim olmayacağız, bütün saldırılara direnişimizle cevap vereceğiz. Bizler gücümüzü Reber Apo’dan alıyoruz. Tecrit faydasızdır ve parça parça olacaktır.

Direniş geleneği büyük mirastır

Faşizmin ne kadar büyük olduğunun farkındayız ama yüz yıllık faşizm tarihin çöplüğünde yerini almıştır. Faşizm, Çadaş Kawa Mazlum Doğan’ın balyozunu çoktan yemiştir. Dörtler’in eylemi ve 14 Temmuz direnişi bu direnişi derinleştirmiştir. Bu direniş geleneği bizim için en büyük mirastır. Unutmayacağız. Halkımız da unutmamalıdır. Dünyanın dört bir yanında sokaklarda, meydanlarda toplantı yürüyüş, mitinglerle bu direnişi yürütüyorlar. Çağrımız; bu direnişin büyütülmesidir. Her sokak, her meydan, her zindan Sur, Cizre, Nusaybin, Kobanê ve Efrîn olacaktır. Burada direnişten darbesi alan faşizm, bu kez ölüm darbesini alacaktır. Bu inanç ve irade ile direniyoruz. Mutlaka kazanacağız.”