
Şirnex’te (Şırnak) Türk devletinin soykırım saldırılarına karşı öz yönetim direnişi 60. gününe girdi.
Gece bombardıman altında olan mahallelerde sabahla birlikte çatışma sesleri yükseldi. Devlet güçleri ağır silahlarla Yeni, Bahçelievler, İsmetpaşa ve Cumhuriyet mahallelerine yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattı.
Mahalleler zırhlı araçların üzerine yerleştirilen ağır silahlarla aralıksız taranırken, kentte birçok noktada şiddetli çatışmalar yaşandı. Özellikle Yenimahalle ve Bahçelievler’de yoğunlaşan çatışmalarda mahallelere girmeye çalışan JÖH/PÖH elemanları, YPS/YPS-Jin üyelerinin direnişine çarpıyor.
Yoğun silah seslerinin yükseldiği kentte, devam eden çatışmaların sonuçlarına ilişkin net bilgi alınamazken, çatışmaların yaşandığı bölgelere sevk edilen çok sayıda ambulansın daha sonra Şirnex Devlet Hastanesi ile 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı yönüne gitti.
Kentte yüksek binalara yerleştirilen JÖH/PÖH elemanları ise Yenimahalle, Bahçeli ve Cumhuriyet mahallesine yönelik saldırı gerçekleştirdi.
Gece boyunca İnsansız Hava Aracı (İHA) hareketliliğinin yaşandığı kente yönelik askeri sevkiyatta hız kesmeden devam ediyor. Çok sayıda zırhlı araç ve cephane taşıyan kamyonların kente getirildiği görüldü.
Türk medyası şiddetli çatışmalarda bir özel harekatçının öldüğünü duyurdu.
Her yokuşun inişi var
Kenti terk etmek zorunda kalan 10 binlerce aile çevre köylere yerleşti. İl dışına göç etmeyerek devletin “çöktürme politikası” boşa çıkartan halk, topraklarını terk etmemekte kararlı. Kasrik Boğazı’ndan Sanayi Bölgesi’ne kadar yol boyunca 10-15’er çadır kuran halk, kendi sorunlarını el birliğiyle aşıyor. Dêrgûl, Gundikê Melê ve köylerine yerleşenler ise dayanışmayla sorunlarını çözüyor.
İkizce’de çadırlarda kalan Nezahat Caner, her çadırda 3-4 aile kaldıklarını kaydederek, “Bu şartlarda bir ömür dahi geçirsek, topraklarımızı terk etmeyeceğiz” diye konuştu.
Zorlu şartlar ama ayaktayız
Kentin direniş tarihine dikkat çeken Caner, “Topraklarımızı neden başkalarına bırakıp gidelim. Bizim topraklarımızla yaşıyoruz. Ölene kadar da böyle olacağız. Her yokuşun bir inişi de vardır. Biz bir ömür bu zorlu şartlardan geçtik, ama ayaktayız. Bu günlere mücadele ederek geldik. 2 aydır burada bu şartlarda yaşıyoruz” dedi.
Devlet savaştan vazgeçzsin
Evlerinin bombalanmasına yaşadığı tanıklığın ağırlığını dile getiren Caner, şöyle devam etti: “Gecemiz günümüz top sesleri ile geçiyor. Çocuklarımız uyuyamıyor. Evlerimiz yakılıyor, yerle bir ediliyor. Bir geçim kaynağımız bile kalmadı. Böyle de olsa artık bu topraklara barış gelsin. Devlet bu savaştan vazgeçmelidir. Yeter artık. Ne Türk’ün çocuğu ne Kürt’ün çocuğu ölmesin.”
Bu yasak nereye kadar?
Yaşam zorluklarına işaret eden Belkız Caner da “Topraklarımızı terk etmedik. Bir çadırda üç aile kalıyor. Geçim kaynağımız yok. Şırnak’tan getirdiğimiz erzaklarla geçiniyoruz. Ama onlar da bitmek üzere. Bu yasak nereye kadar devam edecek? Bizi yasaklar ile yıldırmaya çalışıyorlar” dedi.
Bir top mermesiyle
Ömrünün göç ve savaşla geçtiğini anlatan Hezar Caner (60) ise şunlarısöyledi: “Biz bu yaşlı halimizle bu zor şartlarda yaşamı sürdürmeye çalışıyoruz. Su yok, çocukların sağlık sorunları oluyor. Yıllar boyu çalıştık çabaladık, zor şartlarda bir ev yaptık. Bir top mermisiyle evimizi yerle bir ettiler. Ne hakları var? Biz barış kardeşlik haykırıyoruz ama onlar bizi öldürüyor, çocuklarımızı öldürüyor. Biz Kürt’üz, kim nasıl değiştirebilir bu gerçeği?”
Her şeyimiz yakılıp yıkıldı
Kentte yıllardır esnaflık yapan Abdulhakim Batmaz ise mecburen yine kendi topraklarında çadır kurduklarını belirterek, şunları ifade etti: “Üç aile bu çadır içerisinde yaşıyoruz. Yarın öbür gün erzaklarımız bitecek. Evlerimiz bombalanarak yıkıldı. Belki şimdi işyerimde yıkılmış eser bırakılmamıştır. Şirnex’ten geriye bir şey bırakmadılar. Biz üç evin serveti çadırda bulunan bir iki parça. Geride kalan hiçbir şeyimiz kalmadı. Her şeyimiz ya yakıldı ya da yıkıldı. Miras olarak bir çadırımız kaldı.”
‘Her bomba içimizi parçalıyor’
Her gün bomba sesleri ile uyandıklarını vurgulayan Batmaz, “57 gündür buradayız, bombardıman bir an olsun durmadı. Her sabah bombardımanla uyanıyoruz. Her bombada içimiz parçalanıyor. Biz buradayız. Gözümüzün önünde evlerimizi bombalıyorlar. Elimiz kolumuz bağlı” dedi.
NUSAYBİN
Mêrdıîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde yoğun çatışmalar 61. gününde devam ediyor. Kent her tarafından bombardıman altında; ulaşılan evler de yakılıp yıkılıyor.
Abdulkadirpaşa Mahallesi’nde şiddetlenen çatışmalarda, mahalleyi kuşatma altına alan zırhlı araçlara dönük YPS ve YPS-Jin tarafından saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu bir tank ağır hasar gördü. Darbelenen tank bir diğer tan tarafından çekilirken, ölü ve yaralılar hakkında bilgi edinilmedi.
YPS Genel Koordinasyonu, dünkü açıklamasında Nusaybin’deki çatışmalarla ilgili şunları paylaştı:
* Türk işgal güçleri 10 Mayıs günü iki eve girdikleri esnada birimlerimiz sabotaj eylemi düzenledi; 4’ü öldürüldü.
* 9 Mayıs günü öğle saatlerinde Çaxçax yolu üzerinde birimlerimizin yaptıkları atışlar sonucunda 1 JÖH elemanı öldürüldü.
* Aynı gün öğleden sonra Weysika tarafından çocuk parkı yakınlarında bir eve giren 7 kişilik time sabotaj yapıldı. Bu gruptaki ölü ve yaralıların sayısı netleştirilemedi.
* Weysika tarafında ev yakmak isteyen 1 JÖH elemanı ferdi silahla vuruldu ve ağır yaralandı.
HABER MERKEZİ
Şehit Ciger içindi
YPS Genel Koordinasyonu, Van’daki eylemin, YPS’li Ciger Malazgirt’in anısına yapıldığını bildirdi.
Açıklamada, “10 Mayıs günü saat 9.30’da Van merkez Xaçort Mahallesi’nde, Şehit Ciger Malazgirt arkadaş anısına bir eylem yapılmıştır. Birimlerimizin zırhlı aracın geçişi esnasında yaptığı sabotaj eylemi sonucu Saray çetelerinin bir çok elemanı öldürülmüştür. Düşman medyası 3 Özel Harekat Polisinin öldüğünü duyursa da ölü sayısı daha fazladır” denildi.