
1970'li yıllarda politik tutukluların hakları hareketininin sembolü olan ABD'li insan hakları savunucusu Angela Davis, İtalya’da Roma Tre Üniversitesi'nin 14 Mart günü organize ettiği ‘Beyaz üstüncülüğünün bugünkü yüzü’’ temalı konferansta konuşma yaptı.
Konferansta kapitalizm ile birlikte değişen ırkçılık sistemini değerlendiren Davis, mücadele yürüten farklı hareketler arasındaki bağlantılara değindi. Enternasyonalist olmayan mücadelelerin başarılı olamayacağını söyleyen Davis, "Feminizm de ancak antikapitalist ve ırkçılığa karşı olursa doğru bir duruş sergileyebilir’ vurgusunu yaparak, kapitalist sistemin bugünkü yeni boyutlarına karşı enternasyonalist bir örgütlülüğe ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Kürt kadınların mücadelesi aktarıldı
Konferansa katılan Kürt kadınlar da, Davis'in anlam dolu yaşam hikayesinde Kürt kadınların militanca mücadelesini gördüklerini dile getirerek, Paris'te katledilen Kürt Kadın Hareketi'nin öncülerinden Sakine Cansız'ın ve cezaevlerinde bulunan devrimci kadın tutsakların mücadelesini anlattı. Kürt kadınlar, ulus devlet zihniyetli erkek egemen sistemin özellikle de militan olan kadınları hedef aldığına dikkat çekerek, kadınları katletmekle yetinmeyip, cenazeye işkence ederek çıplak fotoğraflarını teşhir ettiğini, buna karşı ise yeni bir öz savunmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Yeni bir feminist paradigma olabilir
Kürt halkıyla dayanışmasını ifade eden Angela Davis, kendisinin ve onun gibi zindan sistemine karşı mücadele eden grupların geliştirdiği ‘cezaevi endüstri kompleksi’ kavramını, 1980'lerde cezaevlerinde direnen Kürt kadınlardan esinlenerek, aldıkları fikir ve güç ile oluşturduklarını ifade etti.
Tüm Kürt siyasi tutsakların özgürlüğünü istediğini belirten Davis, Kürt kadınlarının şu an inşa ettiği çok yönlü kadın özgürlükçü çizgisinin, yeni bir feminist paradigma olabileceğini söyledi.
Angela Davis'in mücadele yaşamı
Özellikle 1970'lerden beri militan kimliğiyle meşruiyet kazanan Davis, dünyadaki feminist ve siyahi hareketlerin bir sembolü haline geldi.
Halen California Üniversitesi'nde profesörlük yapan Davis, 1970'lerde siyasi aktivitelerinden dolayi ABD devleti tarafından terörist olarak ilan edilip tutuklanmıştı. Cezaevinde bulunduğu süreç boyunca Davis’in özgürlüğü için yüzbinlerce insan harekete geçmişti.
Komünist partisi üyesi olan Davis, siyahi insanların militan örgütü Black Panther Party’ye yakınlığı ile olarak tanınıyor.
On yıllardır cezaevlerinin kaldırılması için mücadele eden Angela Davis, ortaya attığı ‘cezaevi endüstri kompleksi’ kavramı ile tüm cezaevilerinin ırkçı ve sınıfsal zihniyetli kapitalist sistemin bilinçli bir makinası olduğu dile getiriyor.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/ROMA