Görüşmeler öncesinde 100 yıllık kimlik sorunu ve 30 yıllık çatışma hakkında bir fikri olmadığını belirten Eres, başlangıçta güven sorunu olsa da bu durumun kısa sürede aşıldığını dile getirdi.  


Kadınların mücadelesi saygın

Eres, kendi dilini konuşamadığı bir yere göç etmenin, hem erkek hem de devlet baskısına maruz kalmanın kadında büyük acılar yarattığını kaydetti.  Kürt kadınlarla zaman içerisinde çok güzel ilişkiler kurduğunu anlatan Eres, "Bu durum sadece tezimle alakalı değildi; devamı olabilecek ilişkilerdi. Ellerinden ne varsa bana açtılar" diyerek ifade etti.

Eres, yaptığı görüşmeler sırasında kadınların 'sistemi nasıl değiştirebiliriz' arayışına girmelerinin, kendisinde büyük saygı uyandırdığını söyledi. 


Mücadeleleri kucaklayıcı

Türkiye Kadın Hareketinin Kürt Kadın Hareketiyle birçok ortak noktasının olduğuna işaret eden Eres, Kürt Kadın Hareketi'nin kapsamının daha geniş olduğunu aktardı. Eres, Kürt Özgürlük Hareketi'nin kucaklayıcı oluşunu çalışması esnasında daha çok fark ettiğini belirterek, şöyle dedi: "Barış Annelerii; 'Siz de birer annesiniz; gelin annelik kimliği üzerinden bir olalım, annelik kimliğini politize edelim ve bu gidişata karşı koyalım' diyorlar. Bunca yaşanmışlığa rağmen Kürtler barış istedi. Kürt hareketinin bu kadar kucaklayıcı olduğunu, bu çalışmayı yaparken daha çok fark ettim."


Kadın gerillalarla görüşme isteği

Kürt kadınların dağ yaşamını özgürleştirici bulduğunu, insanların kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir yer olarak değerlendirdiğini belirten Eres, bunun kendisinde de merak uyandırdığını şu sözlerle ifade etti: Bir şeyin içinde olmak ayrı, dışarıdan bakmak farklı. Gerçekten merak ediyorum; nasıl bir yaşamları var? Özgürlük anlayışları ne?" Eres, çalışmaları kapsamında kadın gerillalarla da görüşmek istediğini, yaşayarak öğrenmek istediğini ifade etti. 


ÖYKÜ DİLARA KESKİN/JINHA/İSTANBUL