
‘Enerji faslı’ gündeme gelecek
AB Bakanı Çavuşoğlu, ziyaretin gündemlerine ilişkin, “Sayın Başbakanımız Merkel’le ve Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Enerji Bakanı, yani iktidar ortağından bakanlarla ve Başbakan Yardımcısıyla da ikili görüşmeler yapacak. Biliyorsunuz Almanya bizim en büyük ticaret ortağımız ve en önemli müttefiklerimizden bir tanesi. Böylesi bir ziyarette birçok ikili konular gündeme gelecektir” dedi. Çavuşoğlu ayrıca, ziyarette özellikle AB müzakerelerinin “enerji faslı”nın gündeme geleceğini vurguladı.
Merkel’in davetine icabet
Almanya’ya hareketi öncesi İstanbul Atatürk Havaalanı’nda açıklamalarda bulunan Erdoğan da “Merkel’in davetine icabet edeceğini” söyledi. Erdoğan, ziyaret kapsamında Merkel’in yanı sıra SDP Genel Başkanı Sigmar Gabriel ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’le de görüşeceğini açıkladı. Almanya’da yaşayan Türklerle de salon toplantısı düzenleyeceklerini söyleyen Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Tabii Almanya’yla köklü bir dostluğumuz, tarihimiz var. Birçok alanda yakın işbirliği içindeyiz. Bu ziyaretim ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin, çok yönlü, kapsamlı ilişkilerin her alanda ileriye götürülmesine yönelik büyük bir önem arz ediyor.
Ticaret hacmi artıyor
Son yıllardaki kriz ortamına rağmen Türkiye ile Almanya arasındaki iktisadi istikrar bozulmamıştır. Ticaret hacmimiz artıyor. İş adamlarımız arasında gün geçtikçe yeni ticari ortaklıklar kuruluyor. Vize muafiyeti meselesini de en kısa zamanda aşmayı arzuluyoruz. Bölgesel ve uluslararası konularda görüş alışverişinde bulunacağım.”
Dışişleri bakanları görüştü
Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise ziyaret kapsamında Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’le bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası basına açıklama yapan Steinmeier, Almanya’nın tıkanan Türkiye-AB görüşmelerine insan hakları ve adalet başlıklarının da eklenmesi konusunda girişimde bulunacağını ifade etti. Steinmeier, Türkiye’de “yolsuzluk skandalı“ gündemdeyken bu konunun da müzakerelere dahil edilmesinin gerekli olacağını vurguladı.
Protestolarla karşılanacak
Almanya’daki demokratik çevreler ise Berlin Alevi Toplumu-Cemevi’nin öncülük edeceği büyük bir mitingle Erdoğan’ı protesto ediyor. Bugün saat 13:00’da Berlin Brandenburger Tor’da başlayacak mitinge Almanya Demokratik Güç Birliği ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu da destek veriyor. Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) bünyesindeki Kürt kurumları da mitinge tüm bileşenleriyle katılıyor. Berlin’deki Komel Derneği, Halk Meclisi, Destdan Kadın Meclisi, Ana Fatma Dergahı, Xelîl İbrahim Camisi, Mezopotamya Camisi, Kürt Êzîdî Birliği, Demokratik Alevi Birliği ve Rojava Derneği de mitinge katılanlar arasında.
Ziyaretin amacı yandaş bulmak
Görüşüne başvurduğumuz YEK-KOM Eşbaşkanı Hamide Akbayır, Erdoğan’ın ziyaretinin amacını şöyle özetledi: “Erdoğan, 17 Aralık süreci sonrasında Almanya’dan yardım beklemekte. Almanya’nın rüşvet skandalında kendi çıkarları doğrultusunda davranmasını istiyor, yanına çekmeye çalışıyor. Ayrıca seçim öncesi de destek bekliyor. Biz Başbakan tarafından bu ziyaretin kendi siyasetini Alman devletine kabul ettirmek için yapıldığını düşünüyoruz.”
Cenevre 2 fiyaskosunda ortaklar
Ziyaretin ezilen halklar açısından olumlu sonuçlar doğurmayacağını kaydeden Akbayır, “Kürtleri ve taleplerini arka plana atmak, Rojava’daki olumlu gelişmeleri olumsuz kılmak için Erdoğan elinden geleni yapacaktır” dedi. Rojava konusunda Türkiye ile ortak hareket eden Alman Hükümeti’ni de eleştiren Akbayır, “Almanya da kendi ülkesinde ciddi bir nüfusa sahip olan Kürtlerin Cenevre 2 Konferansı’na bağımsız bir taraf olarak katılımına engel olmuştur. Cenevre 2’nin bugün fiyaskoyla sonuçlanmasında Türkiye’yle birlikte onu destekleyen Avrupa devletlerinin de sorumluluğu vardır” ifadelerini kullandı.
Ziyaretin bir gündemi de seçim
Ziyaretin bir sebebinin de yaklaşan yerel seçimler olduğunu vurgulayan YEK-KOM Eşbaşkanı, Yurtdışındaki Türklerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler’in Köln Radyosu’nda yaptığı açıklamalara dikkat çekerek, şunları söyledi: “Başbakan Yardımcısı, Milli Görüş’le görüştüğünü anlatıyor. Seçimlerde halkı mobilize edip seçim sandıklarına götürmeyi hedeflediklerini söylüyor. Aslında her yıl seçimler için belli bir çalışma yapıyorlardı; ama bu yıl daha da organize biçimde yapıyorlar. Çünkü fiyasko yaşamaktan korkuyorlar; sonuç almak istiyorlar. Başbakan Yardımcısı da Alman devletiyle bu bağlamda ilişki kurduklarını ve seçim sandıklarına gidilmesi konusunda kolaylıklar sağlanacağını söylüyor ve çağrı yapıyordu. Bu da ziyaret hakkında önemli bir noktadır.”
Almanya çatışmada taraf mı?
Ziyaretin siyasi yönünün ağır basacağını düşündüğünü ekleyen Akbayır, AKP-Cemaat çatışmasında Almanya’nın AKP’nin yanında saf tutmuş olabileceğini belirterek, tespitlerini aktardı: “Almanya şimdi Gülen hareketinin üzerine gidiyor. Şimdilerde, Gülen’in Almanya’da tehdit oluşturduğunu söylemeye başladılar. Alman istihbaratı da Gülen okullarına temkinli yaklaşıyor. Fakat önceden Gülen hareketi destekleniyordu. Alman makamları hareketi hiç eleştirmiyordu. Hatta milletvekilliğim döneminde de bunu gündeme getirmiştim ve bu nedenle Zaman gazetesinin karalamalarıyla karşı karşıya kalmıştık. Gülen Cemaati’nin Almanya’daki çocuklara yönelik yaptıklarını anlatıyorduk. Alman devleti ise o dönemde Gülen Cemaati’ne bağlı eğitim kurumlarını İslami demokratik birer eğitim kurumu olarak tanımlıyordu. Uyum konusunda önemli olduğunu iddia ediyordu. AKP-Cemaat çatışmasından sonra ise Alman devletinin tavrı değişti.”
Merkel Hükümeti’ne çağrı
Akbayır, Almanya Hükümeti’ne ise şu sözlerle seslendi: “Kürtlerin Rojava’yla ve Almanya’daki yaşamlarıyla ilgili taleplerini Alman Hükümeti biliyor. Bizim talebimiz, Almanya’nın ziyaret sırasında bu olumsuzlukları Erdoğan’a ifade etmesidir. Başbakan Merkel’e özellikle çağrı yapıyoruz. Rojava konusunda, Cenevre 2 konusunda Kürtleri gözardı etmemeliler. Diasporada yaşayan Kürtlerin haklarının da bu çerçevede değerlendirilmesini istiyoruz.
‘PKK yasağı kalkmalı’
PKK yasağının kalkması konusunda da Merkel hükümetinin artık adım atması gerektiğini düşünüyoruz. Almanya Hükümeti, Türk Hükümeti’nin PKK yasağı konusundaki faaliyetlerine prim vermemeli; Kürt sorununun demokratik çözümüne hizmet edecek bir kararla, Kürtlerin kendilerini ifade etmesinin önünde engel olan bu yasağı kaldırmalıdır. Türk devletiyle Kürt karşıtlığı konusunda ortaklaşmamalıdır. Aksi durumunda maalesef bu ziyaretten halkların yararına hiçbir olumlu karar çıkmaz.”
Eyleme davet etti
Akbayır, son olarak Berlin’de bugün yapacakları yürüyüş ve mitinge yoğun bir katılım beklediklerini ifade ederek bütün Kürtleri ve demokrat çevreleri eyleme destek vermeye çağırdı.
‘Çözüm için adım atılsın’
ANF’ye açıklamalarda bulunan Berlin Komel Derneği Eşbaşkanı Vahap Göğebakan da Erdoğan’ın çözüm sürecinde adım atmadığını vurgulayarak protesto çağrısında bulundu. Göğebakan, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Projesi’nin üzerinden bir buçuk yıl geçmesine rağmen hala muhatapsız durumdadır. AKP süreci zamana yaymaya çalışarak, oyalıyor. Bizim ana talebimiz barış sürecinin kalıcılaşması için koşulların hazırlanmasıdır” dedi.
‘Farklılıklara baskı sürüyor’
AKP döneminde farklı kimliklere yönelik ayrımcılığın ve kadına yönelik şiddetin artarak devam ettiğine dikkat çeken Göğebakan, “Cinsel tercihlerinden dolayı insanlar baskı altına alınıyor. Yine Aleviler, Êzîdîler, Asuri-Süryani ve Ermenilere yönelik baskı kültür haline gelmiştir. Bunlara son verilmeli. Halkların eşit ve özgürce yaşayabileceği bir ortamın yaratılması lazım” diye konuştu.
OSMAN OÐUZ