
İsveç’te insan hakları
Irkçılığa karşı verdiği tavizsiz mücadele ile tanınan 26 yaşındaki İsmail’in programlarının İsveç Devlet Radyosu’nda yasaklanması tartışmalara yol açmış, İsveç’te basın ve ifade özgürlüğünün tartışılmasına neden olmuştu.
İsveç-Birleşmiş Milletler Federasyonu, İsveç’te diğer ülkelerde yaşanan insan hakları ihlallerinin sıkça tartışıldığını, ancak İsveç’teki insan hakları ihlallerinin gündeme getirilmesinin önemli olduğunu belirtmiş, her yıl İsveç’te insan haklarını savunan bir kişiye ödül vermeyi kararlaştırmıştı. Kuruluşun ilk ödülü “hem özel hem de meslek yaşamında insanların eşitliğini” savunduğu gerekçesiyle İsmail’e verilmişti.
1971-2000 yılları arasında Läkerol Kültür Ödülü, 2009 yılından bu yana da “Yılın Sesi” olarak verilen ödülün Juri Heyeti Başkanı Björn Widegren, Soran İsmail’in yabancı düşmanı politikacılara açık diyalog ve tartışmalarla meydan okuduğu, tartışmaları radyoya taşıyarak başkalarına ilham verdiği için ödüle layık görüldüğünü açıkladı.
Jurinin İsmail’e ödülü verme gerekçesinde “Komedyen Soran İsmail nefret etmek için değil, tartışmak amacıyla için masaya oturuyor. Kanıt gösteriyor, aydınlatıyor ve yıkıcı olmuyor. Soran İsveç toplumunun belki en nükteli, gerekli ve vazgeçilmez sesi” ifadelerine yer veriliyor.
Bir çok aday arasından kendisinin ödüle layık görülmesinden onur duyduğunu söyleyen Soran İsmail, “Bir çok ses duyulmuyor. Bunlardan bazılarının duyulmasına ve daha güçlü çıkmasına yardımcı olabilirsem memnun olacağım” açıklamasını yaptı.
Irkçılık ve yabancı düşmanlığı
Sonbahar aylarında Soran İsmail meslekdaşı Magnus Betner ile birlikte ırkçılık ve yabancı düşmanlığını konu alan “İsveç için bir utanç” adlı oyunu sahneleyecek. 100 bin kron tutarındaki “Yılın Sesi” ödülü 2011 yılında Patrik Sjöberg, 2012 Loreen, geçtiğimiz yıl da Jonas Gardell gibi İsveç’in tanınmış sanatçılarına verilmişti.
Expressen Gazetesi 2012 yılının kasım ayında, 2010 yılının haziran ayının bir gecesinde İsveç Demokratları’nın üst düzeydeki üç yöneticisinin aralarında Soran İsmail’in de bulunduğu 3 kişiye demir çubukla saldırdığını, ırkçı ifadelerin kullandığını gösteren videoyu yayınladı.
‘Demir çubuk skandalı” olarak adlandırılan, aylarca medyanın gündeminden düşmeyen skandal, ırkçı partinin oylarında belirgin bir düşüşe neden oldu. Savcılığın başlattığı soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen, saldırıya karışanlardan Erik Almqvist milletvekilliğinden ve partiden, diğer iki ırkçı da partideki üst düzeydeki görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
İsveç Demokratları’nın İsmail’e saldırmalarının nedeni sahnelerde ve medyada ırkçı ve yabancı düşmanı partiye yönelik eleştirileriydi. İsmail sahnelerde bu olaydan sonra da İsveç Demokratları’nın ırkçı ve yabancı düşmanı politikalarını teşhir etmeyi sürdürmüştü.
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM