Kürtler Ortadoğu toplumları içerisinde 1984’ten itibaren illegal bir yapılanmayla adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Bu yeniden doğuş Kürt halkı için çok zahmetli ve zor koşullarda gerçekleşmiş olsada, tüm zorluklara rağmen Gerilla’nın kararlı direnişi ve Kürt Ulusal Özgürlük Liderinin, dünyada ve bölgedeki gelişen olaylara karşı geliştirmiş olduğu, Demokratik Konfederalizm İlke ve Teoremleriyle, her yeni sürece cevap olmasıdır. Bu da başta Kürt Özgürlük Mücadelesini yenilmekten kurtarmıştır. Mevcut örgütlenme ve direniş, Kürt halkında ve bölge halklarında dirilişi ve kendini sorgulamayı tamamlamasına rağmen, yeni sürece ve Demokratik Toplumu İnşaa etmeyle ilgili, Başkan Öcalan ve KCK’nin tüm uyarı ve açıklamaları adeta sonraya bırakılmaktadır.

Bu tutum ve anlayış, Kürt halkının farklı düşündüğünden kaynaklanmasa da, Kürt toplumu sosyal ve legal yapıda siyasetin nasıl yürütüleceği noktasında ciddi bir tartışma plan ve programına geçememişlerdir. Bunun birden çok nedeni olsada, en önemli ve birinci derecede üzerinde durulması gereken konu, Kürtlerin çağa göre sosyalleşmeyi gerçekleştirememleridir. Özellikle legal veya yarı legal siyasi yapılanmalarda, Kürt halkı ya da siyaset adına görev ve sorumluluk alan kişilerin büyük çoğunluğu, Kürt halkının bugüne kadar yaşattığ feodal kültürle aşiretsel, feodal, dinsel ve köylülük kültürünü tam anlamıyla değiştirip dönüştüremediğinden, çalışmalarının büyük çoğunluğunu eski yöntem ve tarzla sürdürülmektedir. Bu anlayış ve tarzda göze çarpan noktlar ise şöyledir.
Bazen askeri bir militan ve devrimci gibi davranırken, bazen de tam bir köylü kültürüyle, akraba, hemşehri, bölgeci ve duygusal yapıyla siyaset yapılmaktadır. Bu anlayışlara bir de ekonomik ve kariyerist yapılarda eklenince, halktan insanlar zaman zaman sıkıntılar yaşamaktadır. Örneğin; siyaset adına sorumluluk alan kişi, sıradan halka giderken, karşısındaki her insanı ideolojik ve örgütcü bir kişilik olarak görerek, kazanılması gereken yerde adeta korkutulmaktadır.
Tüm bu eleştiriler konularda yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve ya asgari seviyeye inmesi için, başta Kürt Legal siyaseti adına sorumluluk alacak kişilerin, normal düzende yaşayan diğer halkların sahip oldukları sosyal ve ekonomik yapının, Kürt halkı için de geçerli olduğunu bilmek. Bunun da Ahlaki Politika ilkesiyle, Demokratik Ekonomi ve ticaret hukukunu tam anlamıyla tartışıp halka anlatmak. Ve böylece eski ekonomik, sosyal ve ticaret mantığını değiştirip dönüştürerek gerçekleştirmenin mümkün olacağı tek seçenek yol olarak önümüzde durmaktadır.