Bu tutum ve anlayış, Kürt halkının farklı düşündüğünden kaynaklanmasa da, Kürt toplumu sosyal ve legal yapıda siyasetin nasıl yürütüleceği noktasında ciddi bir tartışma plan ve programına geçememişlerdir. Bunun birden çok nedeni olsada, en önemli ve birinci derecede üzerinde durulması gereken konu, Kürtlerin çağa göre sosyalleşmeyi gerçekleştirememleridir. Özellikle legal veya yarı legal siyasi yapılanmalarda, Kürt halkı ya da siyaset adına görev ve sorumluluk alan kişilerin büyük çoğunluğu, Kürt halkının bugüne kadar yaşattığ feodal kültürle aşiretsel, feodal, dinsel ve köylülük kültürünü tam anlamıyla değiştirip dönüştüremediğinden, çalışmalarının büyük çoğunluğunu eski yöntem ve tarzla sürdürülmektedir. Bu anlayış ve tarzda göze çarpan noktlar ise şöyledir.
Bazen askeri bir militan ve devrimci gibi davranırken, bazen de tam bir köylü kültürüyle, akraba, hemşehri, bölgeci ve duygusal yapıyla siyaset yapılmaktadır. Bu anlayışlara bir de ekonomik ve kariyerist yapılarda eklenince, halktan insanlar zaman zaman sıkıntılar yaşamaktadır. Örneğin; siyaset adına sorumluluk alan kişi, sıradan halka giderken, karşısındaki her insanı ideolojik ve örgütcü bir kişilik olarak görerek, kazanılması gereken yerde adeta korkutulmaktadır.
Tüm bu eleştiriler konularda yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve ya asgari seviyeye inmesi için, başta Kürt Legal siyaseti adına sorumluluk alacak kişilerin, normal düzende yaşayan diğer halkların sahip oldukları sosyal ve ekonomik yapının, Kürt halkı için de geçerli olduğunu bilmek. Bunun da Ahlaki Politika ilkesiyle, Demokratik Ekonomi ve ticaret hukukunu tam anlamıyla tartışıp halka anlatmak. Ve böylece eski ekonomik, sosyal ve ticaret mantığını değiştirip dönüştürerek gerçekleştirmenin mümkün olacağı tek seçenek yol olarak önümüzde durmaktadır.
Kürt legal siyaseti ve yeni yapılanma