Kitap Gezi direnişinde polis kurşunu ile yaşamını yitiren Ethem Sarısülük’e adandı. Yazarlığını, sosyolog Nurten Özkoray ile eşi gazeteci-yazar Erol Özkoray’ın yaptığı kitapta, bireyselleşme ve demokrasi, Gezi ile birlikte yaşanan siyasal dönüşüm, “Yeşil faşizm”e karşı başlatılan ayaklanma ve 90 kuşağının gösterdiği refleks gibi birçok konu ayrıntılı olarak ele alınıyor. Erol Özkoray, “Bu mücadelenin ortaklaşmasında Kürt hareketinin 30 yıllık mücadele birikimi hayati önemde” diyor.


Gezi birleştirdi

Kitabın yazarlarından Erol Özkoray, Gezi ile birlikte “bireyselleşme” ve demokrasinin örtüşerek siyasi bir patlamanın yaşandığına dikkat çekerek, “İnsanın başkaldırabilmesi için ilk önce kendine ve kendi değerlerine güvenmesi gerekmektedir. Bu bireyselleşmeyi egoizmle karıştırmamak lazım. Bireyselleşmenin en fazla olduğu toplumlar en fazla dayanışmanın da olduğu toplumlardır. Bunu Gezi olayları sırasında gördük. Türkler olsun, Kürtler olsun, Aleviler olsun, diğer dışlananlar olsun müthiş bir dayanışma söz konusuydu” değerlendirmesini yaptı.

‘Türkler ilk kez ayaklandı’

Kitabın giriş kısmında yer alan, “Nihayet oldu. Türkiye’de Türkler ilk kez ayaklandı. Türkiyeliler demiyorum, çünkü Kürtler zaten 30 yıldır ayaklanma halinde” ifadelerini değerlendiren Özkoray, “Türklerin ayaklanmasına yönelik çok umutsuzdum. Kürtlerin 30 yıldır ayakta kalmasını ve direnmesini desteklemiş bir gazeteci olarak, Türklerden hakikaten umudu kesmiştim. Bütün özgürlükler elden gidiyor, rejim tamamen yeşil faşizme dönüşüyor. Her şeyi Kürtlerden bekliyordum. Türklere demokrasiyi onlar öğretecek. Başka da bir çözüm yolu bulamıyordum” dedi. Özkoray, Kürt mücadelesinin Türkiye’nin demokratikleşmesindeki yerinin hayati önemde olduğuna da dikkat çekti.


KADRİ ÖZKAN/DİHA/İSTANBUL