
Olay, önceki gün akşama doğru Gaziosmanpaşa Küçükköy Cengiz Topel Caddesi üzerindeki Edirnekapı Topkapı Minibüs Durağı'nda meydana geldi. Minibüs durağında görevli Siirt nüfusuna kayıtlı Vezir Uluğ (40), aracını durağın yakınına park eden Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Şenol Yiğit ile tartıştı. Aracın polisin eşine ait su dağıtım firmasının olduğu öğrenilirken, Uluğ'un aracı çekmesini istemesine karşı çıkan polis, silahını çıkararak Vezir Uluğ, kardeşi Veysi Uluğ (30) ve arkadaşı Erzurumlu İsmail Güneş'e ateş etti. Saldırının ardından saldırgan polis aracına binerek olay yerinden kaçtı.
Yaralanan 3 kişi ambulansla hastaneye kaldırılırken, göğsüne kurşun isabet eden Vezir Uluğ hastanede hayatını kaybetti. Özel bir hastaneye kaldırılan Veysi Uluğ ve İsmail Güneş tedavi altına alınırken Veysi Uluğ da tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Güneş'in durumunun da ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Polisler gelmedi
Görgü tanıkları yaşananları DİHA'ya anlattı. Olayın, 50. Yıl olarak bilinen yerde durağa ait bir minibüs ile polisin kullandığı su aracının küçük çaplı bir kazaya karışması üzerine başlayan tartışmadan kaynaklandığı öğrenildi. Tartışmanın ardından polisin Küçükköy merkez minibüs durağına kadar minibüsü takip ettiği ve buraya gelerek sağa sola ateş ettiği belirtildi. Araya girmeye çalışanlara ateş eden polis, önce Vezir Uluğ'a ardından kardeşi Veysi Uluğ ve durak çalışanlarından İsmail Güneş'e ateş etti. Olayın yaşandığı yere yaklaşık 20 metre uzakta bulunan Küçükköy Merkez Karakolu'nda bulunan polislerin ise olay yerine gelmediği aktarıldı.
Durakta çalışan şoför Şemsettin Sayan, "Herhangi bir şeyden haberimiz yoktu. Sadece silah sesi duyduk. Vezir saldırganı arabaya götürdü. İkna etmeye çalıştı. İsmail Güneş, 'ben polise haber verdim. bana silah çekti' dedikten sonra camdan direk Vezir'e ateş etti. Vezir yere düştü. Adam arabadan indi. Yerde olan Vezir'e bir kez daha ateş etti. Ben de Vezir'e müdahale etmeye çalıştım. O esnada direk Veysi ve İsmail'e ateş etti. Hiçbir şekilde saldırgana fiziki müdahale edilmedi" diye konuştu.
Kendi aracının camlarını kırdı
Öte yandan görgü tanıklarının anlatımlarına göre saldırgan polis, ateş ettikten sonra kendi aracının camlarını kırdı. Saldırının ardından karakola giderek teslim olan polis Yiğit'in verdiği ilk ifadede şoförlerin kendisine saldırdığını, camlarını kırdığını kendisinin de korunmak amacıyla onlara ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ancak olay yerindeki iş yerlerine ait kamera görüntülerinden, kimsenin araca müdahalede bulunmadığı, araçtan çıkan polisin direk Vezir Uluğ'a ateş ettiği, ardından kendisine müdahale etmeye çalışan kardeşi Veysi Uluğ'a silahını doğrultarak vurduğu sonra da sağa sola bir kaç el ateş ettiği görülüyor.
Cenazeleri Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından Küçükköy'deki Paşa Camisi'ne getirilen Uluğ kardeşlerin cenazesi burada kılınan cenaze namazanın ardından toprağa verilmek üzere, Yayla Mezarlığı'na götürüldü. Cenaze namazına binlerce yurttaş katıldı.
DİHA/İSTANBUL