YPK Başkanı Nimet Abdulla ile üyeler Tarık Canbaz ve Zana Rostayî, Türkiye’nin hava harekatına son vermesini istedi. YPK Başkanı Abdulla, „Kürt halkı tarihinde birçok zulüm gördü. Kimyasal saldırılara, katliamlara, her türlü soykırıma maruz kaldı. Kürtlere karşı uygulanmamış hiçbir yöntem kalmadı. Tek yol kaldı o da Kürt halkıyla sorunları diyalog ve demokratik yöntemlerle çözmek. Onun dışındaki bütün yöntemler denendi ve sonuç alınmadığı bugünkü Kürt varlığıyla ortaya çıktı“ dedi. PKK ve PJAK bahane edilerek İran ve Türkiye tarafından yapılan saldırılarda sivillerin hedef alındığını belirten Abdulla, Ortadoğu’da halkların baharından söz edilirken, Kürtlerin özgürlük taleplerine saldırıyla cevap verildiğini belirtti. Irak ve Kürt hükümetlerinin Türkiye ve İran saldırılarına karşı tutumlarını eleştiren Abdulla, „Irak hükümeti bu konuda ciddi bir tutum sahibi olmadı. Federal hükümet de Irak hükümeti üzerinde gerekli baskıyı oluşturmadı. Gelişmelere sıcağı sıcağına bir müdahale olmuyor ve geç kalınıyor. İki hükümetin de bir an önce bu saldırıları durdurması ve olası saldırılara engel olacak tedbirler geliştirmesi gerekiyor“ dedi.
BM ve AB baskı kurmalıTürkiye’nin bugüne kadar 26 kez sınır ötesi harekat yaptığını hatırlatan YPK Üyesi Tarıq Canbazi, „Defalarca benzer saldırılar yapıldı. Bu saldırılar ile Kürt sorunu çözüme kavuşmaz. Daha da derinleşir. Sorunu Türkiye kendi içinde demokratik ve barışçıl yollardan çözüme kavuşturmalıdır. Ne sivillerin, ne gerillanın ne de askerin kanı akmamalıdır. Akan kan durmalıdır“ dedi.
Türkiye’nin saldırılarını şiddetle kınayan YPK Üyesi Zana Rostayi ise, „Bu mübarek ayda yapılan katliamı hiçbir şekilde anlamak mümkün değildir. Halk katlediliyor. Köyleri yakılıp yıkılıyor. Sorunun çözümü konusunda demokratik yöntemler esas alınmalıdır. Bu saldırılarla Kürtleri sessizliğe gömmek istiyorlar“ diye konuştu. „Siyasi bir sorun varsa bu sorunun çözümü de siyasidir“ diyen Rostayi şunları söyledi: „Türkiye, AB üyeliğine aday ve BM prensipleri altında imzası bulunan bir ülkedir. Bu ülkenin bu tutumu kabul edilmemeli ve üzerinde baskı oluşturulmalıdır. Irak ve Federal hükümetin bu konudaki sessizlikleri de kabul edilemez. „
DİHA/HEWLÊR