YNK Merkez Komitesi, önceki gün YNK siyasi merkezindeki Şazad Said Salonu’nda 74’üncü olağan toplantısını gerçekleştirdi. 


Petrol gelirinin miktarı belirsiz

Toplantıda konuşan YNK Merkez Komitesi Sekreteri Adil Murad, Güney Kürdistan’da yaşanan krize dikkati çekerek, “Yaşanan ekonomik ve siyasi kriz nedeniyle yurttaşların yaşam koşulları her geçen gün daha da kötüleşmektedir. Maaşların gecikmesi ve ödenmemesi başta eğitim ve sağlık olmak üzere yurttaşların yaşamlarının her alanında olumsuz bir etkiye neden olmaktadır. Ayrıca petrol gelirlerinin net olmaması yaşanan krizin ve Bağdat ile Kürdistan bölgesi arasındaki ilişkilerin bozulmasının da temel nedenidir” dedi. 


6 aydır el konulmuş

Murad, konuşmasında Güney Kürdistan’ın petrolden alacağı paranın gelmemesine de değinerek şunları söyledi: “Kürdistan bölgesinin petrol satışından kazandığı paraya Türkiye tarafından 6 aydır el konulması, ekonomik krizi derinleştirmiştir. 


YNK ve Goran’a baskı

Türkiye bu parayı tek bir şartla Kürdistan’a verecektir. Bu şart da YNK ve Goran Hareketi’nin Rojava ve Kuzey Kürdistan’a destek konusundaki tavırlarını değiştirmesidir.”
Krizin çözümü için formüller bulunmasını da isteyen Murad, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürdistan Hükümeti ekonomik krizin çözümü ve aşılması konusunda şu ana kadar başarılı olamamıştır. Hükümetin kısa bir süre içerisinde bu krizden kurtulamaması durumunda, tüm taraflar ortak bir karar temelinde uzman ve tecrübeli kişilerle bir araya gelerek çözüm yollarını tartışmaladır.”

Murad, Güney Kürdistan halkının artık siyasi taraflar arasındaki karşıtlığın kurbanı olmasının kabul edilemeyeceğini de ifade ederken, YNK’nin kısa bir sürede hükümet ve kurumları içerisindeki rolünü halk için netleştirmesi gerektiğini belirtti.
YNK Merkez Komitesi Sekreteri Adil Murad, şunları kaydetti: “Tek bir partinin yaptığı tüm stratejik yanlışlar karşısında sessiz kalınması kabul edilemez. Kaç yıldır yaşanan durumun bu düzeye ulaşmaması için birçok kez uyarılarda bulunduk. Bütün bu konular halk için netleştirilmeli, şeffaflaştırılmalı ve bu krizi yaratan taraflarla ortak olunmamalı. Bağdat ile yaşanan sorunlar da diyalog yöntemiyle çözüme kavuşturulmalı.”


Üzerinden 3 yıl geçti

Türkiye ve Barzaniler arasında 29 Kasım 2013’te enerji anlaşması imzalandı. 50 yıl geçerli olan anlaşma Kürt petrolü ve gazının uluslararası pazara çıkışını düzenliyordu. Ankara Mart 2014’te sözleşme formatlı anlaşmaya yenilerini ekledi. Türkiye, bu anlaşma ile bir yandan devasa enerji açığını Kürdistan’dan gelen petrol ve doğalgaz ile kapatmak, bir yandan da Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı Kürt işbirlikçiliğini palazlandırmak istiyordu.

Irak, 2014 bütçesinin onaylanmamasını gerekçe göstererek Irak Anayasası’na göre Hewlêr’e akan para musluklarını kapattı, Kürtlerin yüzde 17’lik bütçe payını kesti. Bu adım Erbil için tehlike çanlarının çalması demekti. Ancak Barzani, Bağdat’tan bağımsız petrol satışına başlayacaklarını açıkladı.

DAİŞ ile savaş halindeki Pêşmerge güçleri dahil, yaklaşık 1,4 milyon memurun 700 milyon doları bulan maaşlarını bile ödemekte zorlanan Federe Kürdistan Hükümeti, kendi bölgesinde çıkarılan petrolün vanalarını açtı. Yıllardır tankerlerle karayolundan Türkiye ve İran’a satılan ham petrol artık boru hattından çok daha büyük miktarlarda sevk edilecekti. Güney yönetimi, Bağdat’la varılan anlaşma gereği Kerkük-Yumurtalık boru hattına akan petrolün yüzde 17’sini karşılamakla kalmadı, yeni boru hattı ile kapasitesini artırdı ve Ceyhan’a petrol basmaya başladı. 

Bu petrol ‘şeffaf ve denetlenebilir bir satış mekanizmasıyla’ yol almadı. Türk Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın anlaşma ile kurulacağını söylediği uluslararası denetimlere açık şeffaf bir mekanizma bir türlü kurulamadı. 


Hiçbir şey bilinmiyor

Bugün Kürdistan petrolünü kimlerin, kime, kaça sattığı, Türkiye’nin bu satıştan ne kazanç sağladığı, Kürdistan’a transfer edilen gelir meçhul. Kamuoyu, Kürt petrolünü uluslararası pazara çıkaran yerli ve yabancı şirketlerin ismini ancak Bağdat’ın Uluslararası Tahkim’e yaptığı şikâyet sayesinde öğrenebildi.


Halkbank da anlaşma şartı

Petrol paralarının nereye yattığı/yatacağı konusunda da şeffaflık yok. Tarafların Halkbank üzerinde anlaştığı açıklanmıştı. Hatta Enerji Bakanı Yıldız, Ağustos 2014’te Kürdistan’ın Haziran 2014’te yaptığı ilk bağımsız petrol satışından elde edilen 97 milyon doların 93 milyonunun Halkbank’taki hesaba yatırıldığını, Ekim 2014’te ise miktarın 700 milyon doları bulduğunu açıklamıştı. Ancak Mart 2015 itibarıyla Kürdistan petrolünden elde edilen miktarın ne olduğu tam anlamıyla sır.

Bakan Yıldız, sadece 2015’in ilk 3 ayında Kürdistan’dan 47 milyon varil petrol aktığını açıkladı. 


Kürdistan’da mekanizma yok

Güney Kürdistan’da petrol satışını izleyip denetleyecek bir mekanizma yok. İşleyen en sağlıklı denetleme mekanizması olan Kürdistan Meclisi de KDP tarafından devre deşe bırakıldı. Görev süresi bittiği halde koltuğunu bırakmayan Mesud Barzani, yerine vekalet edecek olan Meclis Başkanı’nı görevden aldı. Kabinedeki Goran üyeleri tasfiye edildi. Hatta Hewlêr’e girmeleri bile yasaklandı. Meclis Doğal Kaynaklar Komisyonu, belirli aralıklarla petrol satışındaki tek yetkili isim Doğal Kaynaklar Bakanı KDP’li Aşti Hawrami’den bilgi alıyor/alamıyor. 


Bir yıl önceki miktar

Ocak 2015 sonu itibarıyla Kürt bölgesinin petrol çıkarma kapasitesi günde 400 bin varile ulaştı. Bu petrolün 150 bin varili iç tüketime gidiyor. 250 bin varili ise Bağdat’la varılan anlaşma gereği Ceyhan boru hattına akıyor. Bu petrolün bir kısmı, Kürdistan’ın ülkede petrol çıkaran bazı şirketlerden aldığı borca karşılık olarak verilmiş. Bu şirketler hangileri? 19 ülkeden 30’dan fazla -üstelik çoğunun KDP’liler ortaklığı olan- şirketin petrol çıkardığı dikkate alınırsa satışın kısa sürede şeffaflaşması ve denetim altına alınması zor.


Paraların akıbeti meçhul

Halkbank’ta biriken paraların akıbeti, KDP dışındaki Güney Kürdistanlılar için meçhul. Halkbank’ta biriken paranın ne kadarı çekildi, paranın faizi ne kadardır, kimse bilmiyor. 

Irak hükümetinin Ceyhan’da 18 deposu var. KDP-Ankara ile anlaştı ve bu depoların 9’u kiralandı. Petrol burada depolanıyor. Türkiye hem nakil ve depo kirası geliri elde ediyor hem de petrole müşteri buluyor. Halkbank’ta biriken paradan para da kazandığı gibi son 6 aydır görüldüğü gibi Kürtlere karşı şantaj olarak da kullanıyor. KDP de bu şantaja boyun eğerek, “PKK Cizre’den çıkarıldı” kutlaması yapıyor. 


Rezervi 45  milyar varil

Irak, 143 milyar varil ile dünya petrol rezervlerinin yüzde 8,7’sine, bölge rezervlerinin yüzde 20’sine sahip. Bu petrolün 45 milyar varili Güney Kürdistan’da. Kerkük-Yumurtalık hattından günlük 550 bin varil petrol akıyor. Bunun 300 bin varili Kerkük’ten, kalan miktar ise Güney’in diğer bölgesinden.


HABER MERKEZİ