Lonra Middlesex Üniversitesi’nde düzenlenen Kürt Çalışma Konferası’nda “Kürdistan Sorunu uluslararası bir sorun olarak büyüyor, bu da bölgeye barışçıl çözüm bulunabilmesi için global bir cevap gerektiriyor” vurgusu yapıldı.

ALADDİN SİNAYİC / LONDRA

İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Middlesex Üniversitesi tarafından, 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Kürt Çalışmaları Konferansında yüze yakın akademisyen ve araştırmacı farklı konularda sunum yaptı. Kürt akademisyenlerin ve çok sayıda  farklı halklardan akademisyenin buluştuğu konferansta dört parça Kürdistan’daki siyasi gelişmeler, kültür ve dil çerçevesinde çok yoğun tartışmalar yürütüldü.

Middlesex Üniversitesi tarafından 25-26 Haziran tarihlerinde iki gün süren konferansın konusu “Değişen Ortadoğu’da Kürdistan Meselesinin Değişen Dinamikleri” oldu. Konferans Middlesex Üniversitesi hukuk ve siyaset bölümü, Kürt Araştırma Ağı, Uluslararası Azınlık Hakları Grubu ve Kürt Gelişme Merkezi tarafından ortaklaşa organize edildi.

Kürdistan, Avrupa Ülkeleri, Asya ve Ortadoğu’dan olmak üzere 82 akademisyenin sunum yaptığı konferansa dünyanın birçok ülkesinden çok sayıda akademisyen ve siyasetçi de takip etti. Konferansın sonunda Britanya Parlamentosunda da aynı çerçevede bir panel düzenlendi.

Geniş kapsamlı bir konferans oldu

Konferansın ana organizatörlerinden birisi olan Middlesex Üniversitesi öğretim üyesi Dr Janroj Yılmaz Keleş konuyla ilgili gazetemize verdiği demeçte, çok geniş çerçevede tartışmaların yürütüldüğü başarılı bir konferans gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Dünyanın birçok ülkesinden Kürtler üzerine araştırma yapan yüzden fazla akademisyeni bir araya getirdik. Çok yoğun tartışmalar yürütüldü. Konferans farklı ülkelerden akademisyenlerin katıldığı bir komite tarafından organize ettik, bu anlamda da bir ilkti. Kürt Kadın Hareketi üzerine 15 sunum yapıldı, yine Rojava’daki sistem üzerine 10’dan fazla sunum yaptı. Güney Kürdistan’da referandum sonrası ortaya çıkan durum konusunda çeşitli sunumlar yapıldı. Kürt diasporası, dil, eğitim, kültür üzerine de yoğun tartışmalar yürütüldü.’’

Kürt akademi dünyasında yeni bir kuşak 

Keleş bu seneki konferansın bir önemli özelliklerinden birisinin de yeni genç kuşak akademisyenlerinin sayısının çokluğu olduğunu dile getirdi: “Konferanstaki tartışmalar ile birlikte Kürtler ve Kürdistan üzerine çalışma yürüten akademisyenlerin sayısı çok ciddi düzeyde arttı, biz bunları nasıl bir araya getirebiliriz, nasıl bir ağ kurabiliriz, nasıl kurumsallaştırabiliriz üzerine de konferans sonrası tartışmalar yürüttük. Bir de en önemlisi Kürt akademi dünyasında yeni bir kuşak var, genç, dinamik ve yeni fikir sahibi bir kuşak. Biz bu konferansta onları da çok daha görünür kıldık ve çok başarılı oldu.”

Kürtleri bölen sınırlar anlamını yitiriyor

Konferansın hazırlık komitesi de yaptığı açıklamada tartışamalara ilişkin şunları dile getirdi: “20’inci yüzyıl Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkına karşı yoğun baskı ve sindirme politikalarının hüküm sürdüğü bir yüzyıl oldu. 21’inci yüzyıldaki gelişmeler ve politik mücadele Kürt halkına yeni kapılar araladı. Irak’ta 2003’teki rejim değişikliği, Suriye’de yaşanan savaş ve DAİŞ’in ortaya çıkışı Ortadoğu’da sadece güç dengelerinin değişimini değil, aynı zamanda dünyanın siyasi sisteminde Kürtler için yeni bir pozisyon oluşturdu.

Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu, Kürdistan Bölgesel Hükümeti ve Türkiye’de Kürt siyasi hareketinin yükselişi Kürt halkını politik olarak uluslararası politikada çok görünür hale getirdi.  Kürt halkını bölen ve çevreleyen sınırlar gittikçe etkisini yitiriyor.

Bu hayati gelişmeler  baskıcı bölgesel devletlerin egemenlik krizini derinleştirmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde ‘Kürt Sorunu’ ve ‘Kürdistan Sorunu’ konusundaki çalışmalar da akademi dünyasında çok ciddi artış yaşanmıştır.  Kürdistan Sorunu uluslararası bir sorun olarak büyüyor, bu da bölgeye barışçıl çözüm bulunabilmesi için global bir cevap gerektiriyor.’’

Konferans çerçevesinde Middlesex üniversitesi sinema bölümü tarafından hazırlanan ‘Rakka’nın Kalbi’ adlı belgeselin gösterimi de yapıldı. Belgesel İngiltere’den Rojava’ya gidip YPG basın biriminde çalışırken Rakka’da yaşamını yitiren genç gazeteci-aktivist ve sinamacı Mehmet Aksoy’un yaşamını konu alıyor.