Arjen Arî, akciğer kanseri teşhisi iki aydır tedavi görüyordu. Adana'da başlayan tedavisi, Amed'de devam ediyordu. Durumunun ciddileşmesi üzerine üç dört gün önce yoğun bakıma alınmıştı. Dün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Arî, hasta yatağında dahi şiir yazmayı sürdürdü.

 Şiirlerin ölümsüz artık

İnsanların ancak ardında bıraktıklarıyla ölümsüzlüğe ulaşabileceğini her dizesinde dile getiren Arî, yoğun bakıma alınmadan önce Kürtçe yazdığı kısa anlatıda şunları belirtiyordu: "Her yazar, Gılgamış Destanı’ndaki gibi ölümsüzlük iksirinin peşine düşmez. Bir şair veya yazar için ölümsüzlük iksirini elde etmek hem zordur, hem çok kolaydır. Bir eser ki artık zamanın paslı makası ise o eserin yokedilmesine güç yetmez; o eser unutulmuş zamanların vadisine atılmış olsa bile, artık o ölümsüzlüğün kazanılmasının adıdır. Bu nedenledir ki her yazar edebiyat alanında verdiği emekten öte, ölümsüz eserleriyle ölümsüzdür! Bundandır, Xanî’nin Mem û Zîn’den; Uryan’ın Rubailer’inden; Mela’nın Dîwan’ından gelen ölümsüzlüğü...
Allah, tümünü iyileri layık gördüğü yer ile ödüllendirsin, onları cennetiyle mutlu etsin...”

Ardında önemli eserler bıraktı

Arjen Arî, 1956 yılında Nisêbîn'e bağlıÇalê köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu ilçede tamamlayan Arî, 1979 yılında Amed'deki Eğitim Enstitüsü'nün Türkçe Bölümü'nden mezun oldu. 1976 yılından beri şiirle hemhal olan Arî'nin ilk şiiri 1979 yılında Tîrêj dergisinde yayınlandı. 12 Eylül'den sonra ise İsveç'te yayınlanan Berbang, Kurdistan Pres, Nûdem, Çira; Türkiye'de yayınlanan Rewşen, Nubihar, Gulistan, Kevan, Tîroj, W; Kürdistan Bölgesi'nde yayınlanan Peyv, Nûbûn, Karwan adlı dergilerde yayınlandı. Yazarın ilk kitabı, 1999"de "Ramûsan Min Veşartin Li Geliyekî", Avesta Yayınları tarafından yayınlandı. Evli ve dört çocuk babası olan Arî, ardında bu eserleri bıraktı: Ev Çiya Rûspî ne, Ramûsanên Min Veşartin li Geliyekî, Destana Kawa, Şêrgele, Çil Çarîn, Gorî û Bindest, Kulîlkên Be'îvan, Payiza Peyvê, Eroûtîka, Bîhoka Li Pişt Sinor, Bakurê Helbestê.

Her hayatın bir öyküsü var

Avesta'dan çıkan 'Bîhoka Li Pişt Sinor' adlı kitapta, yaşam öyküsünü anlattığı öykü-anı türündeki yazılar yer alıyor. Kitapta yer alan anıların birinde şöyle yazıyor Arî: "(...) Kısa veya uzun, her hayatın bir öyküsü vardır. Benim de her sabah gün doğuşuyla bahçemde qûqû... qûûû diye öten bir horozum ve her akşam bize kasvetli yaşamından bir öykü anlatan bir ninem vardı. Ben ninemim öyküsünü dinlediğimde kendisinin değil de bana Diko'nun (horozun ismi) hikayesini anlatmasını isterdim... Ama o sanki beni de kendi öykülerinin bir parçası yapmak istiyorcasına, her gün acılarının bohçasını aralar ve söze başlardı: Allah ahımızı bırakmasın, oğul... Acaba hak ve haksızlıktan dolayı mı ben Diko ve ninemin öyküsünü severdim?..."

AMED