Yıllardır Kürt dili üzerindeki baskı ve yasaklar hakkında hükümet yetkilileri her ne kadar “yasaklar kalktı” dese de ortaya çıkan gerçekler, bunun aksini gösteriyor. Mahkemelerde Kürtçe için “Bilinmeyen dil”, “Anlaşılmayan dil” denilmesinin yanı sıra cezaevlerine Kürtçe kitapların alınmaması, mektuplara el konulması, Kürtçe konuştukları için tutukluların disiplin cezası alması söz konusu gerçekliği gözler önüne seren birkaç örnek. Kürtçenin yasaklı harfleri "W, X, Q" hala devlet kurumlarınca kabul edilmezken, devletin Kürt diline yaklaşımının bir örneği de tutuklu bulunan DİHA Diyarbakır Bölge Bürosu Temsilcisi Kadri Kaya ve Batman Muhabiri Erdoğan Altan hakkında hazırlanan iddianamede ortaya çıktı.


Dava 6 Şubat'ta başlıyor

Hazırlanan iddianamede savcı Kürt dili için “Sözde anadil” diyerek, resmi ideolojinin Kürt diline bakışını bir kez daha ortaya koydu. Savcı iddianamede yapılan haberlerle ilgili, "Sözde anadilde eğitimle ilgili terör örgütünün talimatları ile ilgili eylemlerin haberini yapmak" sözlerine yer verdi.  Kaya ve Altan hakkında "Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek", "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla 20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor. Dava Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 Şubat'ta görülecek.

DİHA/AMED