
Cezaevlerindeki açlık grevlerine de dikkat çeken Şeyhmus Diken, “Bizler burada şu anda sohbet ederken zindanlarda bir çok insan onurlarını korumak için bedenlerini ölüme yatırmışlar” diyerek duyarlılık çağrısı yaptı.
3100 sene önce bir Asur kralının kılıcının üzerine yazılan “Amid kentinde hala yaralar kanıyor” sözünü hatırlatan Diken, buna rağmen Amed’in bölgenin çok renkli, çok kültürlü ve serencamlı bir kenti olduğunu sözlerine ekledi. Kürt diline karşı kültürel bir katliamın yaşandığını da belirten Şeyhmus Diken, “Bizi belki dilimize kültürümüze yabancılaştırdılar ama asla ruhumuzu ve benliğimizi teslim almadılar. Kültürel soykırıma karsı ancak kendi kültürümüzü ve dilimizi yasatarak cevap olabiliriz” diye konuştu. Diken sözlerine Kürtçe konuşma ve düşünmenin sisteme karşı bir başkaldırı ve isyan olduğunu söyleyerek devam etti.
Diken konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Kürtçe yazan arkadaşlarımı sevecenlikle kıskanıyorum. Herkesin duygu ve düşüncelerini kendi anadiliyle yazması taraftarıyım.
MEHMET ZAHIT EKINCI/HAMBURG