Yargılananlar, kimlik tespiti sırasında soruların tümüne Kürtçe yanıt verdi. Bu tutunaklara "Türkçe dışında bir dil ile cevap verildiği görüldü" şeklinde geçirildi. Tüm yargılananlar adına konuşan BDP’li Pişkin, anadilleriye savunma talep etti ancak mahkeme kabul etmedi.
Savunma avukatları da Kürtçe önündeki engelin kaldırılması gerektiğini, kişinin Türkçe bilse dahi anadilinde savunma yapmasına engel olamayacağına dikkat çekti.
Avukat Meral Danış Beştaş , "Aslında bu bir KCK davası değil BDP davasıdır" diyerek sanık sandalyesinde oturanların isimlerini sayarak her birinin BDP'de görevli olduğuna işaret etti ve tüm müvekkillerinin tahliyesini talep etti
Duruşmada savcı, kimlik tespiti dahi yapılmayan siyasetçi ile gazetecilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini; tutuksuz yargılanlar için ise yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti de savcının talebi doğrultusunda karar alarak, davayı 30 Nisan'a erteledi.
Duruşmanın ardından Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Gültan Kışanak,  "Özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı, bu operasyonlara artık derhal son verilmeli ve tüm tutuklu arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır" dedi.

AMED