Kürdistan ulusal mücadelesinde yer alan ve Kürtçeye yönelik çalışmalara öncülük eden isimlerden Kamiran Alî Bedîrxan’ın vefatının 41. yılındayız.
Kürtçe’nin latin alfabesine dönüştürülmesinden, Kürtçe çıkarılan dergilere kadar Kürtçeye yönelik çalışmalara büyük katkı sunan Kamiran Alî Bedîrxan 6 Aralık 1978’de Paris’te yaşama veda etti. Yükseköğrenimini İstanbul Hukuk Fakültesinde yapan ve hukuk doktorasını Almanya’da tamamlayan Kamûran Alî, edebiyat ve dil çalışmalarına da ara vermeden devam etti.
15 Mayıs 1932 yılında Celadet Alî’nin öncülüğünde yayın hayatına başlayan Hawar dergisinde de yazılar yazan Kamiran Alî, ayrıca Ronahî dergisinde de Kürtçe ve Fransızca makaleler ve şiirler yazar. Şam’dan Beyrut’a geçtiği dönemde edebi çalışmalarına devam etmek amacıyla Roja Nû adlı bir dergi çıkaran Kamiran Alî, yoksul Kürt gençlerini etrafında toplayarak Kürtçe dersler de verdi.
Ulusal mücadeleye katıldı
Beyrut’ta Kürt gençlerin yetişmesinden sonra Kamiran Alî, 1948 yılında Paris’e yerleşerek ulusal çalışmalarını Avrupa coğrafyasında sürdürür. 1950 yılında da Kamiran Alî, Sorbonne Üniversitesi’nde Doğu Dilleri Bölümü’nde öğretim görevlisi olur ve burada Kürtçe dersler vermeye başlar. 1954 yılında evlenir. 1961 yılında General Abdülkadir Kasım rejimine karşı mücadele başlatan Kürt lider Mela Mustafa Barzani’yi desteklemek amacıyla Avrupa temsilciliğini üstlenir. Nazım Hikmet’le de süt kardeşi olan Kamiran Alî’nin Nazım’la mektuplaşmaları devam eder ki, Nazım Hikmet’in Kürt meselesine yaklaşımı da bu mektuplaşmalar sayesinde gün yüzüne çıkmıştı.
Nazım Hikmet: Azınlık hakları bile Kürtlere tanınmıyor
Nazım Hikmet, Kamiran Alî’ye yazdığı mektubunda, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra ortaya çıkan Kürt inkarını şu sözlerle dile getirecekti:
“Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra ise her iki millet emperyalizme karşı tek bir cephe kurup çarpışmışlardır. Anadolu milli kurtuluş hareketi yalnız Türkler için değil, Kürtler için de tarihlerinin en şerefli sayfalarından biridir. O dövüş yıllarının sonradan Türk idarecilerince yasak edilen en unutulmaz türkülerinden biri, ‘Vurun Kürt uşağı namus günüdür’ diye başlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra, Türk idarecileri ve egemen çevreleri, Kürt hareketinin tamamıyla vaat ettikleri millet ve insan haklarını tanımadı. Hatta işi Kürt milletinin millet olarak varlığını bile inkâra kadar götürdü. Bu dönem, Türk idarecilerinin ve egemen sınıflarının emperyalizmle uzlaşmaya başlaması dönemidir. Bu inkârla, bu uzlaşmamanın aynı dönemde baş göstermesi sadece bir rastlaşma değildir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni Orta ve Yakın Doğu’da emperyalizmin kalelerinden biri haline getiren Türk politikacıları Kürt milletinin milli varlığını inkârda ısrar ediyor ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde öteki azınlıklarına tanıdığı hakları bile Kürt milletine tanımıyor.”
Nazım Hikmet aynı mektupta Bedîrxan’ların içinde yer aldığı ulusal mücadeleye ithafen de şu ifadeleri kullanıyor:
“Gerçek Türk yurtseverleri Kürt kardeşlerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde milli haklarına kavuşmak için yaptığı kavgayı can ve gönülden nasıl destekliyorsa, gerçek Kürt yurtseverleri de Türk halkının demokrasi ve milli bağımsızlık için yaptığı kavgayı öylece destekliyor.”
Sözlük 2017’de tamamlandı
Şiirleri Yunus Dişkaya tarafından bir albümde seslendirilen Kamiran Alî 6 Aralık 1978 yılında Paris’te vefat ettiğinde geride birçok eser bıraktı:
Langue kurde, Paris, 1953 / Rêzimana Zimanê Kurdî, Paris, 1971 / Türkçe İzahlı Kürtçe Gramer, 1977/1986 / Zimanê Kurd, Kürt Dili, Stembol (bi Şivan, S.) / Proverbes Kurdes, Paris, 1936 (bi Lucie Paul-Marguerite) / Kolay Kürtçe - Kitêba rêzimanê, Weşanên Doz / Xwendina Kurdî Pirtûkxana Hawarê Hejmar 10 çapxana Tereqî Şam 1938 / Dersên Şerîetê Pirtûkxana Hawarê Hejmar 12 çapxana Tereqî Şam 1938
Kamiran Alî Bedîrxan’ın başlatmış olduğu Kürtçe-Fransızca, Fransızca-Kürtçe sözlük çalışması Paris Kürt Enstitüsü tarafından 2017 yılında tamamlandı.
KÜLTÜR SERVİSİ